Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersîm Milletvekili Ayten Kordu, “Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin sürecin tüm yönleriyle incelenmesi, cinayet ve delil karartma iddialarının araştırılması, soruşturmaya dahil edilmeyen tüm kamu görevlilerinin belirlenmesi için Meclis Araştırma Komisyonu’nun kurulması” talebiyle Meclis Başkanlığı’na önerge verdi. Meclis Genel Kurulu’nda görüşülen önerge sırasında DEM Parti ve AKP’li milletvekilleri arasında tartışma çıktı.
Tartışma esnasında söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, AKP grubunun yaptığı konuşmaları itafen hükümetin sorumluluğunu gören herhangi bir cümle kurmadığını belirtti. Gülistan Kılıç Koçyiğit, konuya dair onlarca soru önergesi verdiklerine dikkat çekerek, “Bizzat benim verdiğim soru önergesinde ve araştırma önergesinde bu Meclis Zeynel Abarakov’un adını sansürlemiş, ZB yazmış. Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya soru önergesi vermişiz, yanıtsız bırakmış. Neden acaba? Niye yanıt vermemiş? Fuat Oktay’a soru sormuşuz dönemin Cumhurbaşkanı yardımcısına; ‘ilgili kurullar bilmem ne yapar’ demiş. Siz sizin hükümetiniz, sizin emrinizdeki atadığınız vali, sizin İçişleri Bakanınız, sizin İl Emniyet Müdürünüz ve sizin atadığınız İl Sağlık Müdürü, Güristan Doku cinayetini üstünü örttü” diye konuştu.
‘BOĞAZINIZA KADAR SUÇA BULAŞMIŞSINIZ’
İktidarın Gülistan Doku’nun katledilmesinde kolektif olarak sorumlu olduğunu söyleyen Gülistan Kılıç Koçyiğit, “27’inci dönemde de bu Meclis’te onlarca defa önerge verdik. Onlarca defa adalet dedik, ‘Gülüşten doku nerede?’ dedik. Niye sizin vicdanınız sızlamadı? Siz de niye demediniz ki; ‘evet bir gencecik bir üniversite öğrencisi kayıp araştıralım beraber, bakalım meclis olarak’ niye demediniz? İşin ucu Mehmet Ağar’lara kadar varıyor. Boğazınıza kadar suça bulaşmışsınız, kirliliğe bulaşmışsınız. Gencecik kadınlar bu ülkede kaybediliyor ve siz sessiz kalıyorsunuz. Neden: Çünkü suç ortağısınız, çünkü siz yapıyorsunuz. O vali sizden cesaret alıyor. Sizin İçişleri Bakanınızdan cesaret alıyor” diye belirtti.
‘ÇIKIN SORUMLULUĞUNUZU KABUL EDİN’
AKP sıralarına dönerek “Hepiniz sorumlusunuz” diyen Gülistan Kılıç Koçyiğit devamla şunları kaydetti: “Çıkın, kamuoyuna özelleştiri verin. Çıkın, sorumluluğunuzu kabul edin. Bir kere de özür dileyin Sayın Başkan. tam 6 yıldır gencecik bir kadın kayıp. 6 yıldır Dem Parti mi yönetiyor bu ülkeyi? Adalet Bakanı Dem Parti’ye mi bağlı? İçişleri Bakanı Dem Parti’ye mi bağlı? AKP buraya önerge getirdi araştırılsın dedi de DEM Parti mi reddetti? Dönün bir aynaya bakın, Ne yaptığınız ortada, siz 6 yıl boyunca bütün Türkiye’nin gözünün içine baka baka gencecik bir kadının kaybolmasına göz yumdunuz.
YARGI GEREĞİNİ YAPIYOR DİYEREK SIYRILAMAZSINIZ
Sizin bakanlarınız, dönemin adalet bakanları, dönemin içişleri bakanları ve bütün bakanlarınız sorumludur. Hükümetiniz sorumludur. Öyle 6 yıl sonra şimdi yargı gereğini yapıyor diyerek işin içinden sıyrılamazsınız. O vali size güvenmese aynı gün oğlunu götürür, teslim ederdi. Ancak biliyor ki bu ülkede mazluma vurmanın suçu yok. Kadını öldürmenin bir suçu yok. Ülke kadın cinayetlerinin haline gelmiş. Her gün bu ülkede 3-4 kadın katlediliyor, kaybediliyor ve siz kılınızı kıpırdatmıyorsunuz. Onlarca önerge veriyoruz, reddediyorsunuz. Ucu nereye gidiyorsa gidiyor. Buyurun hep beraber araştıralım. Kaldırın ellerinizi, verin önergemize destek, ozaman beraber araştıralım. Bakalım ucu nereye gidiyormuş, kime ulaşıyormuş ucu? O ucun önünde kim var? Hep beraber görelim.
KAÇ DEFA ÖNERGE VERDİK BURADA ENGELLENDİ
Günlerdir Türkiye kamuoyu Gülistan Doku dosyasını konuşuyor. Bugün bizim de bir önergemiz var. Biz de bunu Meclis’in gündemine getirmek istedik. İlk defa mı getirdik? Kaç defa grup önergesi olarak verdik. Her seferinde şurada oturan eller havaya kalktı ve Gülüstan Doku dosyasının araştırılmasını engellediler. Niye engellemişler? Öğrendik ki atadıkları vali zaten işin başındaymış. Öğrendik ki dönemin İl Emniyet Müdürü işin başındaymış. Öğrendik ki Tunceli İl Sağlık Müdürü yani o dönemin başhekimi, bir bütün halkın malından canından sorumlu olan bir mülki idare amiri, bir cinayet suçlusu olarak korumuş ve kollamış. Yetmemiş, devletin bütün kurumlarını ve bütün birimlerini de bu suçun parçası yapmış.
SOYLU BAŞTA OLMAK ÜZERE ARAŞTIRILSIN
Biz sokakta ‘Gülüstan Doku nerede’ dediğimizde itiraz edenler burada sözlerimizi kesenlerdir. Sokakta karşımıza polis dikenler bizzat bu sürecin parçasıdır ve sorumlusudur. Sayın Adalet Bakanı diyor ya ‘Ucu nereye giderse gitsin.’ Bu sözü önemsiyoruz ve diyoruz: Evet ucu kime giderse gitsin. Başta dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu olmak üzere herkesin araştırılması, herkesin bu konuda ifade vermesi gerektiğinin de altını çizmek istiyorum.”
MA