Türkiye Devrimci Hareketi’nin önderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan, katledilişlerinin 54’üncü yılında Ankara Karşıyaka Mezarlığı’ndaki mezarları başında anıldı. Mezarlığın 2. Giriş Kapısı’nda bir araya gelen kitle, burada açıklama yaptı. Kortejler halinde katılım sağlanan anmada, sık sık “Devrim şehitleri ölümsüzdür”, “Denizlere sözümüz devrim olacak”, “Denizlerin izinde bağımsız Türkiye” ve “Bijî şoreş, bijî sosyalizm” sloganları atıldı. Gündoğdu Marşı’nın hep bir ağızdan söylendiği anma, saygı duruşuyla başladı.
Anmada ilk olarak, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Ankara 68’liler Derneği, 78’liler Federasyonu, Emek Partisi (EMEP), Emekçi Hareket Partisi (EHP), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Halkevleri, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Kızılırmak, Yeşil Sol Parti, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Öğrenci Kolektifleri’nin ortak açıklaması okundu. Açıklamayı okuyan KESK Ankara Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Yaşar Polat, işçi sınıfının ve ezilen halkların bağımsızlık mücadelesinin tüm dünyada yükseldiği bir dönemde, bu mücadeleyi bastırmak için Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın katledildiğini söyledi.
‘YOLUMUZU AYDINLATIYORLAR’
Dünyada sınıf mücadelesinin ve emperyalizme karşı halk hareketlerinin yükseldiğine belirten Polat, Türkiye’de 68 sürecinin işçi, köylü ve gençliğin ortak mücadelesiyle şekillendiğini söyledi. ABD’nin Vietnam Savaşı ve bölgesel müdahalelerinin 68 kuşağının antiemperyalist çizgisini güçlendirdiğini kaydeden Polat, “Bu koşullar altında bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm mücadelesi birleşti. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan bu hattın en ileri temsilcilerindendi. Onların emperyalizme, savaşa ve sömürüye karşı yaktığı mücadele ateşi bugün de yolumuzu aydınlatıyor” dedi.
Türkiye’de bağımsızlık mücadelesinin aynı zamanda savaş politikalarına karşı mücadele olduğunun altını çizen Polat, “Denizlerin mücadelesi bu yüzden bugün de günceldir. 7-8 Temmuz’da Ankara’da emperyalistler bir araya geliyor, NATO zirvesinde buluşuyor. Bu zirvede savaş politikaları yeniden masaya yatırılacak; silahların halklara doğrultulmasının planları yapılacak. Tıpkı Denizler’in 6. Filo’yu denize döktüğü gibi, emperyalistlerin Ankara’da kurduğu bu savaş sofrasına izin vermeyeceğiz. NATO zirvesinin iptal edilmesi, Türkiye’nin NATO’dan çıkması, tüm askeri üslerin kapatılması ve NATO’nun dağıtılması için mücadeleyi büyüteceğiz” diye belirtti.
‘MÜCADELEYİ BÜYÜTME GÜNÜ’
Polat, şöyle devam etti: “6 Mayıs, idam sehpasında söylenen son sözlerin kılavuzluğunda, mücadelemizi büyütmenin günüdür. Emperyalistlerin çıkarları uğruna yürütülen savaşın karşısında barışın sesini haykırabilmek için, halkların kardeşliğini inşa edebilmek için anti-emperyalist bir mücadelenin saflarında birleşmenin günüdür. Eşit yurttaşlık ve özgürlük talebiyle Kürt sorununun demokratik-halkçı çözümü için mücadele edenlerin günüdür. Demokratik, bilimsel ve parasız bir eğitim için alanları dolduran gençlerin mücadelesinin günüdür. Bugün, onların izinden yürüyen yüzlerce, binlerce gencin; işçilerin, emekçilerin birlikte mücadelesini büyütme günüdür. Bu yalnızca bir anma değil, geçmişten aldıklarımızı büyüterek geleceğe taşıyacağımızın ilanıdır. Sömürüye, savaşa ve baskıya karşı bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm mücadelesini her alanda büyütecek, mücadeleyi sürdüreceğiz.”
Açıklamanın ardından kitle, pankart ve bayraklarıyla kortejler halinde Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın mezarına doğru yürüdü. “Faşizme ölüm, halka hürriyet”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Bitmedi, sürüyor mücadelemiz” sloganları eşliğinde yürüyüş gerçekleştirildi.
Deniz Gezmiş’in mezarı başında konuşan Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüsü Meral Danış Beştaş, “Onlar, bedenlerini ülkenin bağımsızlığına, halkların kardeşliğine, emekçilerin eşitliği ve özgürlüğü için feda ettiler. Bize düşen onların kurmak istediği bir dünya için mücadele etmek. Halkların eşit ve özgürlüğü için halkların iradesine sahip çıkmak için söz veriyoruz. Kendileri, 68 kuşağının en önemli temsilcileri olarak sosyalizmdeki ısrarları ve özgürlük mücadeleleriyle bugün hala güçlü bir ilham kaynağıdır. Halkların birlikte yürüyüşünü büyütmek gibi tarihsel bir sorumluluğumuz var. Demokrasiyi ve barışı tesis etmek hepimizin boynunun borcudur” diye belirtti.
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli de, “Onların mücadelesi bugün çok daha güçlü ve kararlı bir şekilde sürüyor, sürmek zorunda. Sömürü düzenine ve emperyalist yayılmacılığa karşı yegâne gücümüz, işte bu mirastır. Başta Kürt ve Türk halkları olmak üzere, tüm Ortadoğu halkları sömürü düzenine karşı birleşmelidir. Onlara sözümüz olsun; mutlaka kazanacağız” ifadelerini kullandı.
Yapılan konuşmaların ardından anma sona erdi.
MA