Wan’da faaliyet yürüten Hukuk Araştırma ve Eğitim Derneği (DADSAZ), Kürtçenin hukuk alanında gelişimini hedefleyen kapsamlı ve sürdürülebilir bir çalışmayı hayata geçiriyor. Yaklaşık 7 aydır kesintisiz şekilde devam eden “Kürtçe Hukuk Tartışma Masası” kapsamında, avukat ve hukukçulardan oluşan bir ekip tarafından düzenli atölye çalışmaları gerçekleştiriliyor. Haftanın bir günü düzenlenen atölyelerde yalnızca hukuki meseleler tartışılmakla kalmıyor, aynı zamanda Kürtçe hukuk dilinin nasıl inşa edilebileceği, hukuki terimlerin tarihsel kökenleri ve yeni kavram üretim yöntemleri üzerine de ayrıntılı değerlendirmeler yapılıyor. Çalışmalar, dilin hukuk alanında daha sistematik ve işlevsel bir yapıya kavuşmasını hedefleyen akademik bir çerçevede yürütülüyor.
İstanbul, Amed ve Mêrdîn başta olmak üzere farklı kentlerden hukuk fakültesi öğrencileri de sürece çevrim içi olarak katılım sağlıyor. Böylece hem kuşaklar arası hem de coğrafi olarak geniş bir katılım ağı oluşturuluyor ve çalışmaların etki alanı daha da genişletiliyor. Yürütülen bu kolektif çabanın sonucunda, Kürtçe hukuk terminolojisinin zenginleştirilmesi ve yeni hukuki kavramların geliştirilmesi amaçlanıyor. Elde edilecek birikimle birlikte, ilerleyen süreçte Kürtçeye kapsamlı bir hukuki rehber ve referans kaynağı kazandırılması hedefleniyor.
DADSAZ bünyesinde 7 aydır sürdürülen, “Kürtçe Hukuk Masası”nın atölye çalışması, Kürtçe hukukun önemine dair DADSAZ sekreteri avukat Veysi Atay değerlendirmelerde bulundu.
KÜRTÇE HUKUK MASASI
Kürtçe hukuki literatürün geliştirilmesi amacıyla başlatılan “Kürtçe Hukuk Tartışma Masaları” temel amacının, hukuki meseleleri Kürtçe literatür çerçevesinde tartışmak ve bu alandaki terminolojiyi geliştirmek olduğu belirten Atay, “Kürtçe Hukuk Tartışma Masaları yaklaşık 6-7 aydır başlatılmış durumda. Hukuki konular üzerine Kürtçe literatürle, Kürtçe dilinde ve avukatlarla birlikte çalışmalar yürütüyoruz. Bu 6-7 ay içinde kurum üyeleri, hukukçular ve avukatlarla hukuk tartışmaları yapıyoruz. Hukuk tartışma masalarının amacı; bu hukuki konuları Kürtçe literatüre göre, Kürtçe dilinde tartışmak ve Kürtçe hukuki literatürü geliştirmektir” dedi.
Yaptıkları tartışma masalarına değinen Atay, “Başlangıçta insan hakları konusuyla başladık. Şu anda da farklı konularla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Güncel gündeme göre konularımızı genişletiyoruz. Her hafta konuyu sunacak kişiyi belirliyoruz. Bu kişi o konu üzerine araştırma yapıyor, çalışıyor. Katılımcıları organize ediyor ve moderatörlük yapıyor. Bir hafta öncesinden konuyu belirleyip sosyal medya hesaplarımızda ve gruplarımızda paylaşıyoruz. Katılmak isteyen herkes katılabiliyor. Bu çalışmalar sırasında, o konuya dair şimdiye kadar yapılmış çalışmaların kavramlarını ele alıyoruz” ifadelerini kullandı.
ÇALIŞMAYA HUKUK ÖĞRENCİLERİ DE DAHİL EDİLİYOR
Çalışmanın yalnızca üyelerle sınırlı olmadığını vurgulayan Atay, Kürtçe hukuk literatürü üzerine çalışmak isteyen herkesin etkinliklere katılabileceğini ifade etti. Özellikle insan hakları gibi konuların ele alındığı oturumlara, ilgili kurumların çalışanları, üyeleri ve konuya ilgi duyan bireylerin dahil olabildiğini söyledi. Hukuk öğrencilerin de çalışmalarda rol aldığının bilgisini paylaşan Atay,” DADSAZ üyeleri genel olarak avukat ve hukukçulardan oluşur. Tüzüğümüze göre DADSAZ üyesi olacak kişinin avukat ya da hukukçu olması gerekir. Ancak çalışmalarımız bununla sınırlı değil. Kürtçe literatür üzerine çalışmak isteyen herkes çalışmalarımıza katılabilir. Örneğin insan hakları üzerine konuştuğumuzda, bu alanda çalışan kurumların üyeleri, çalışanları ya da bu konuda bilgi edinmek isteyen kişiler o haftaki çalışmaya katılabilir. Hukuk literatüründe Kürtçe dilinde kavramların neler olduğu ve nasıl kullanıldığı üzerine çalışmalara katılabilir ve toplantılarda yer alabilirler. Aynı zamanda hukuk öğrencileri de üyemiz olabilir. Onlar da sonuçta hukukçu ya da geleceğin avukatlarıdır ve çalışmalarımıza katılabilirler. Onlara yönelik online eğitimler de düzenliyoruz.Tek bir eksikliğimiz var; o da Van’da hukuk fakültesinin olmamasıdır. Bu nedenle DADSAZ üyesi öğrenciler genellikle dışarıdandır” şeklinde ifade etti.
KÜRTÇE DE BİR İLK: HUKUK LİTERATÜRÜ
Onlarca yıl önce Celadet Bedirxan’ın Kürt dili ve Latin alfabesi üzerine önemli bir çalışma yürüttüğünü hatırlatan Atay, bu çalışmanın dil açısından büyük bir değer taşıdığını ancak hukuk alanında benzer kapsamda bir üretimin bugüne kadar gerçekleşmediğini dile getirdi. Atay, Kürtçe hukuk alanında şimdiye dek daha çok sözlük çalışmalarının yapıldığını ve bu yaptıkları çalışmanın ilk olduğunu kaydederek,” Kürtçe hukuk literatürü Kürtçe dilinde yeni bir alandır. Celadet Bedirxan Kürt dili ve Latin alfabesi üzerine önemli bir çalışma yapmıştı. Bu çok değerli bir çalışmaydı. Ancak Kürt hukuku üzerine bugüne kadar böyle kapsamlı bir çalışma yapılmamıştır. Sadece sözlük çalışmaları yapılmıştır ve bunlar da başka dillerle birlikte hazırlanmıştır. Mezopotamya Vakfı bünyesinde bu kavramlar üzerine kolektif çalışmalar yapılmaktadır ve DADSAZ da bu çalışmaları sürdürmektedir” dedi.
FARKLI KONULAR DA ELE ALINIYOR
Kürtlerin de diğer toplumlar gibi temel haklara sahip olduğunu ifade eden Atay, buna rağmen çeşitli nedenlerle bu hakların kullanımında engeller yaşandığını dile getirdi. Özellikle bireylerin kendi dillerinde savunma yapma ve eğitim alma konularında sınırlılıklar bulunduğunu söyleyen Atay, gerçekleştirdikleri çalışmada vatandaşlık, çocuk hakları ve kadın hakları gibi farklı başlıkların ele alındığı belirterek,”Hukuk tartışma masalarında ele aldığımız konulardan biri de insan haklarıdır. Kürtler de diğer milletler gibi bu haklara sahiptir. Ancak ne yazık ki Kürtler dört parçada engellenmiş ve kendi dillerinde kendilerini savunamamaktadır. Örneğin kendi dilinde savunma yapamaz, eğitim alamaz. Biz tartışmalarımızda farklı konuları ele alıyoruz. Vatandaşlık nedir, hakları nelerdir? Çocuk hakları nelerdir? Kadın hakları nelerdir? Bu konuları tartışırken aynı zamanda bu konuların tarihi, gelişimi ve eski hukuktan modern hukuka nasıl evrildiğini de inceliyoruz. Bu hakların hukuki belgelerde nasıl yer aldığına bakıyoruz. Amacımız şu: Kürtlerin hemen mahkemelerde doğrudan Kürtçe savunma yapması değil, en azından Kürtçede bir boşluk kalmamasıdır” şeklinde konuştu.
‘KÜRTÇE ARTIK O SEVİYEYE ULAŞTI’
Toplumların belirli bir sistemle yönetildiğini ve bu sistemin hukuk temelinde inşa edildiğini ifade eden Atay, bu nedenle Kürtlerin ve Kürt hukukçuların bu alanda sürekli kendilerini geliştirmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Atay şöyle dedi: “Yakın zamanda bir Türk siyasetçi şöyle dedi:‘Eğer Kürtlere özerklik verilirse, Kürtler bir yasa yapabilir mi, bir tüzük oluşturabilir mi? Zaten böyle bir dilleri yok.’Belki bu kişi buna inanıyor, ancak DADSAZ’ın yaptığı çalışmalar bu eleştiriye cevap niteliğindedir ve Kürtçeyle yasa yapılabileceğini açıkça göstermektedir.Uluslararası belgeler ve yasalar da çok rahat bir şekilde Kürtçeye çevrilebilir. Bu sadece DADSAZ’ın çalışması değil, çok büyük bir emeğin sonucudur.”
MA / Zeynep Durgut
MA