HABER-SEN Yönetim Kurulu, 1 Mayıs öncesi yaptığı yazılı açıklamada, kamu emekçilerinin ağırlaşan ekonomik koşullar altında giderek daha fazla yoksullaştığını ve emeğin sistematik biçimde değersizleştirildiğini vurguladı. Açıklamada, özellikle PTT ve TRT çalışanlarının karşı karşıya kaldığı güvencesizlik, düşük ücretler ve artan iş yükü ele alınırken, mevcut sendikal yapının emekçilerin haklarını savunmakta yetersiz kaldığı ifade edildi.
Açıklamanın tamamı şu şekilde:
BASINA VE KAMUOYUNA
1 MAYIS’A GİDERKEN SEFALETE VE SÖMÜRÜYE KARŞI YAŞASIN HAKLI MÜCADELEMİZ!
Değerli Basın Emekçileri,
2026 yılının 1 Mayıs’ına, emeğin her geçen gün daha fazla değersizleştiği, alım gücünün dibe vurduğu ve yoksulluğun kitleselleştiği ağır ekonomik koşullar altında gidiyoruz. Sistemin, emeğimizi sömürmeyi kolaylaştırmak adına kullandığı en büyük silah; iktidarın gölgesinde büyüyen, emekçinin değil patronun çıkarlarını savunan “Sarı Sendikacılık” anlayışıdır.
Yıllardır “kazanım” adı altında enflasyon farkını müjde gibi pazarlayanlar, sahte toplu sözleşmelerle memuru ve işçiyi sefalete mahkûm etmişlerdir. Ancak bizler biliyoruz ki; bu karanlık tabloyu ancak emekçinin uyanan bilinci ve örgütlü mücadelesi dağıtacaktır!
BASIN YAYIN İLETİŞİM VE POSTA EMEKÇİLERİ OLARAK TALEPLERİMİZ NETTİR!
PTT bünyesinde çalışan emekçiler olarak; ağır iş yükü, performans baskısı ve güvencesizlik altında ezilmekten yorulduk. Derhal şu adımlar atılmalıdır:
PTT Varlık Fonu’ndan çıkarılmalı, nitelikli kamu hizmeti veren bir iktisadi teşekkül haline getirilmelidir.
Resmi ve dini bayramlarda zorunlu mesaiye son verilmeli, çalışanların dinlenme hakkı gasp edilmemelidir.
Personel eksikliği giderilmeli, “eşit işe eşit ücret” ilkesi gereği skala ayarlamaları tüm personeli kapsayacak şekilde güncellenmelidir.
Performansa dayalı ücretlendirme sistemine son verilmeli, İHS’li ve 399 KHK’lı tüm personelin özlük hakları iyileştirilmelidir.
İş sağlığı ve güvenliği sağlanmalı; tüm şubelerde güvenlik görevlisi bulundurulmalı, sağlık sorunları yaşayan dağıtıcılar uygun kadrolara geçirilmelidir.
TRT HALKINDIR, HALKIN KALMALIDIR!
Halkın vergileriyle finanse edilen TRT, bir grubun propaganda aracı değil; özerk ve demokratik bir kamu yayıncısı olmalıdır:
Editoryal bağımsızlık yasal güvenceye alınmalı, yöneticilerin içeriğe müdahalesi engellenmelidir.
Liyakatsiz atamalara son verilmeli; Sayıştay raporları şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
TRT Kanunu’nun 51. maddesi uygulanmalı; gerileyen ücretler karşısında çalışanlara yılda dört maaş tutarında ikramiye ödenmelidir.
Yayın hizmetinde çalışanlara fiili hizmet süresi zammı (yıpranma payı) geri verilmelidir.
TÜM KAMU EMEKÇİLERİ İÇİN ADALET!
Hangi kurumda olursak olalım, ortak sorunlarımız bizi birleştirmektedir:
Vergide Adalet: Memurun daha yılın ilk aylarında üst vergi dilimine girerek maaşının budanması kabul edilemez!
3600 Ek Gösterge: Söz verildiği gibi, ayrım yapılmaksızın tüm kamu çalışanlarına uygulanmalıdır.
Güvenceli İstihdam: Taşeronlaşma ve parçalı personel yapısı iş barışını bozmaktadır; tüm çalışanlara güvenceli iş ve gelecek sağlanmalıdır.
Değerli Emekçiler;
Sarı sendikaların ve patronaj sisteminin bize vereceği hiçbir şey yoktur. Gerçek kazanım, ancak emekçilerin kendi haklarının öznesi olduğu bir mücadele ile mümkündür. 1 Mayıs’a giderken taleplerimizi haykırmak, sömürü düzenine karşı omuz omuza durmak için tüm mesai arkadaşlarımızı haklı mücadelemize davet ediyoruz.
Enflasyon farkı zam değil, haktır!
Sarı sendika gidecek, emekçiler gelecek!
Yaşasın 1 Mayıs, Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz!
Yaşasın KESK
Yaşasın HABER-SEN
HABER-SEN YÖNETİM KURULU
HABER MERKEZİ