Kürdistan’da kilim dokuma kültürü antik dönemlerden beri var olan, göçebe gelenekleriyle şekillenmiş oldukça eski bir sanat. Dokunan halı ve kilimler, nesilden nesille aktarılan motiflerle kültürel hikayeler ve yaşam tarzlarını yansıtan bir hafıza niteliği taşır. Günümüzde de bu kültürü yaşatan kadınlar ve bu sanatı herkesin yapabilmesi için atölyeler açan belediyeler bulunuyor.
Wan’ın Serav (Saray) Belediyesi yıllardır kadınlar için açtığı dokuma atölyesinde çok sayıda kadına bu mesleği öğretti. Atölyede usta öğretici olarak eğitmenlik yapan Nesibe Ertaş, “Halı dokumayı ailemden öğrendim. Bu motifleri ve bu geleneği yaşatmak için elimden geleni yapıyorum” dedi.
‘HALI MOTİFLERİ ANLAM YÜKLÜDÜR’
Son 30 senedir kilim dokuduğunu söyleyen Nesibe Ertaş, kendisi çok küçükken ailesinin ona kilim dokumayı öğrettiğini ifade etti. Nesibe Ertaş, “Bizler küçükken annemler bu dokudukları halıları ya da kilimleri ya kullanırlardı ya da evin maddi gelirine katkı sunmak için satıyorlardı. Zaten o zamanlar kilimler endüstriyel makineler ile yapılmıyordu. Yapılıyorsa da pek tercih edilmiyordu. Bu yüzden insanlar el ile yapılmış kilimleri tercih ederdi. Halı ya da kilim dokumak, üzerine işlenecek motifleri kurgulamak bizim için bir kültürdür. Dokuduğumuz motifler aslında anlam doludurlar. Eskiden bir halı motifinde, bir genç kadının ailesine vermek istediği mesajı bile barındırıyordu. O geçmişten kalan motifler şimdi de ün salmış motifler olarak bilinip halen dokunuluyor. Ama elbette şimdi de kendi ruh halinize göre bir motif tasarlayabilir ve onu kiliminize yansıtabilirsiniz” diye belirtti.
‘GELENEĞİ SÜRDÜRMEK İÇİN ELİMDEN GELENİ YAPIYORUM’
Kilim dokuma sanatını eskisi gibi tekrar toplum içine yaymayı ve unutulmak üzere olan bir geleneği tekrar yaşatmak istediğini aktaran Nesibe Ertaş, 2010 yılında öğretici olmaya karar verdiğini söyledi. O dönemde belgelerini alıp bu sanatın kadınlara hem bir gelir kapısı hem de hobi olacağını düşündüğü atölyelerde görev yapmaya başladığını aktaran Nesibe Ertaş, “El emeği bizim için çok değerlidir bazen bunu pahı biçilmez olarak görüyorum. Ve satınca da çok üzülüyorum çünkü hiçbir şeyi elimizin emeğine karşılık bulamıyoruz. Ama ekonomik yönden bakacak olursak, kadınlar burada bunu tıpkı eskisi gibi gelir kapısı olarak yapabilirler. Örneğin bazen kendi hayal gücüme göre bir motif tasarlayıp bunu satabiliyorum bu da bana maddi gelir kapısı oluyor” diye kaydetti.
‘DAHA FAZLA KADININ KATILMASINI İSTİYORUZ’
Daha önce hiç halı dokuma atölyesi olmayan Serav’da belediyenin 3 yıldır açtığı atölyede çalıştığını söyleyen Nesibe Ertaş, “Bu sanat ile uzun yıllardır yoksun kalan Serav halkına bunu öğretmekte çok keyif alıyorum. Zaten atölyenin en çok Serav’da açılması gerekirdi. Çünkü burada iyi bir katılım var. Bu proje kadınlar açısında çok güzel düşünülmüş. Kadınlar burada sosyalleşebiliyor, hem birazcık o ev hayatı yoğunluğundan çıkıp kendilerine hobi edinebiliyorlar. Burada her şey kadınların günlük yaşamına göre tasarlanmış. Kadınlar istediği saatler de gelebilir ve istediği saatlerde çıkabilirler. Yani tamamen kendi günlük yaşamlarına göre plan yapabiliyorlar. Şu an da bu atölyede 20 kadın çalışıyoruz ama elbette daha fazla kadını görmeyi ben de çok isterim” diye konuştu.
MA