Pandemi öncesinde 21,4 milyar dolarlık bir büyüklüğe sahip olan yatırım yoluyla oturum ve vatandaşlık pazarı, artan jeopolitik belirsizlikler, sıkılaşan vergi politikaları ve servetin kuşaklar arası transferi gibi etkenler ile hızla genişliyor. Mevcut trendler, pazar hacminin 2019 yılında 21,4 milyar dolara ulaşmasının ardından, 2026 yılı itibarıyla 100 milyar doları geçeceğine işaret ediyor. Elite emlak verilerine göre, küresel emlak piyasasının 2026 yılı itibarıyla 1 trilyon doları aşması beklenirken, bu büyüklüğün en az yüzde 10’unun Golden Visa ve yatırım yoluyla vatandaşlık programlarına yapılacak yatırımlardan oluşacağı tahmin ediliyor. Sektör, artık yatırımcılar açısından sadece seyahat ve ikamet kolaylığı sunmakla kalmıyor, aynı zamanda uzun vadeli bir risk yönetimi aracı olarak da değerlendiriliyor.
TÜRKİYE’DEN YÖNELEN TALEP HIZLA ARTMAKTADIR
Kaynaklara göre Türkiye merkezli talep, küresel eğilimlerden belirgin şekilde ayrışmış durumda. Vesta Global Kurucu Ortağı Teuta Narazan’ın görüşüne göre 2020 yılında Türkiye’den bu programlara yapılan yatırım hacmi 213 milyon dolar civarındayken, bu yılın ilk 11 ayında 2,4 milyar doları aşmış ve yıllık bazda 3 milyar dolara yaklaşmış durumda. Bu durum, dört yıl içinde belirgin bir büyümeyi göstermekte. Narazan, Türk yatırımcıların Avrupa’da özellikle Portekiz ve Yunanistan’a, Avrupa dışındaki bölgelerde ise Dubai’ye büyük ilgi gösterdiğini ifade ediyor. Artan talebin daha seçici bir dönemi getirdiğini belirten Narazan, ülke seçiminde yalnızca yatırım tutarının değil, programların hukuki yapısı, uygulamaların istikrarı ve uzun vadeli sürdürülebilirliğinin de önem taşımakta olduğunu vurguluyor.