Palantir CEO’su Alex Karp, Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nda yapay zeka çağının kariyerleri köklü bir şekilde değiştireceğini dile getirdi. Karp, gelecekte popüler olarak görülen “rahat ofis işleri”nin azalırken, mesleki ve üretime dayalı işlerin tekrar değer kazanacağını belirtti. Forumdaki konuşmasında Karp, yalnızca sanayi ve teknik alanlarda çalışanlar için değil, “insanlığın büyük çoğunluğu” için mesleki eğitimin belirleyici önem taşıyacağını vurguladı. Yapay zekanın zihinsel iş yükünü önemli ölçüde devralacağını ifade eden Karp, geleceğin “ellerle yapılan işler” üzerinde şekilleneceğini savundu ve, “Yapay zeka çağında insanlar yeniden ırgat gibi elleriyle çalışacak,” dedi.
BEŞERİ BİLİMLERE SERT TEPKİ
Karp, yapay zeka karşısında beşeri bilimlerde alınan geleneksel akademik eğitimlerin artık güvenli bir alan oluşturmadığını savunuyor. “Bir elit okulda felsefe okuduysan umarım başka bir becerin vardır,” diyen Karp, yapay zekanın beşeri fakültelerdeki iş alanlarını “yok edeceğini” ileri sürdü. Kendisi de Haverford College ve Stanford Law gibi prestijli okullarda beşeri eğitim almış durumda. Yaklaşık 15,5 milyar dolarlık serveti ile dünyanın en zengin yüzde 0,1’lik kesiminde yer alanCEO’nun, gelecekteki risklere karşı “fazlasıyla güvende” olduğu ifade ediliyor.
TEKNİSYENLERİN ÖNEMİ
Konuşmasında teknik becerilerin önemine dikkat çeken Karp, özellikle üretim ve sanayi alanındaki çalışanların kritik bir rol oynayacağına vurgu yaptı: “Mesleki teknisyenseniz, ya da bir batarya şirketi için batarya üretiyorsanız çok değerlisiniz, hatta vazgeçilmezsiniz.” Karp, ülkelerin yeterli mesleki eğitimi sağladığı takdirde, işsizliğin dramatik boyutlara ulaşmayacağı kanaatinde. Bu bağlamda üretim ve teknik iş gücünün yapay zeka çağında baskın hale geleceğini iddia etti.
İŞÇİLERİN DÜNYASI DEĞİŞMEYECEK
Analistlere göre, Karp’ın yaklaşımı, yapay zekanın en büyük faydasını teknoloji şirketleri ve milyarderlerin elde edeceği gerçeğini göz ardı etmiyor. Üretim bantlarında çalışan kitlenin artışı, zengin teknoloji elitlerinin konumunu daha da pekiştirebilir. Zihinsel emek gerektiren mesleklerin otomasyon sonucunda daralması halinde, Karp’ın tasvir ettiği dünyada insanların büyük kısmının üretim hattında teknoloji için çalıştığı ve şirket sahiplerinin en fazla kazanan tarafta kalacağı öne sürülüyor. Sonuç olarak, yapay zeka devriminde asıl riskin beşeri bilimlerde çalışanlar değil, bu dönüşümden en az payı alma ihtimali olan “geri kalan yüzde 99,9” olduğu vurgulanıyor.