WELLS FARGO’DAN YENİ ALTIN TAHMİNLERİ
ABD’nin önde gelen bankacılık kuruluşlarından birisi olan Wells Fargo, 2026 yıl sonu altın fiyatları üzerindeki tahminini yukarı yönde güncelledi. Bankanın yatırım bölümü, daha önce 4.500–4.700 dolar aralığında olan tahminini 6.100–6.300 dolar olarak belirledi. Bu revizyon, önceki değerlere göre yaklaşık 1.600 dolarlık bir artış sunuyor ve oransal olarak aşağı yukarı yüzde 35’lik bir yükselişi işaret ediyor.
YÜZDE 23-27 ARASI EK GETİRİ BEKLENTİSİ
Altının mevcut ons fiyatının yaklaşık 4.961 dolar seviyesinde olduğu göz önüne alındığında, Wells Fargo’nun öngörüsü, altın için yüzde 23 ile 27 arasında ek bir yükseliş potansiyelini gösteriyor. Bu durum, altındaki fiyat dalgalanmalarının analizi açısından önemli bir perspektif sunuyor.
TEKNOLOJİ HİSSELERİNDE SERT DÜŞÜŞLER
Ayrıca, altın fiyatlarındaki hareketler, son dönemlerde teknoloji hisselerinde görülen keskin satışlarla daha belirgin hale geliyor. Yazılım ve hizmet sektöründeki gerilemeler, 1 trilyon doları aşkın piyasa değerinin kaybına yolaçtı ve bazı endekslerdeki düşüşler, kısa süre içinde yüzde 15’i geçti.
YAPAY ZEKÂ YATIRIMLARINDA SORGULAMALAR
Yapay zekâ ile ilgili yatırımlara yönelik beklentiler de tekrar gündeme geliyor. Örneğin, Amazon’un 2026 yılına kadar gerçekleştireceği 200 milyar dolarlık sermaye harcaması planını açıklamasının ardından, hisseleri yaklaşık yüzde 9 değer kaybetti. Bu baskının, diğer büyük teknoloji firmalarında da hissedildiği bildiriliyor.
BÜYÜK BANKALARIN 2026 ALTIN HEDEFLERİ
Mevcut ons fiyatları üzerinden değerlendirdiğimizde, bazı büyük bankaların 2026 yılı için altın hedefleri şu şekildedir: JPMorgan Chase: 6.300 dolar (yaklaşık yüzde 27 artış), UBS: 6.200 dolar (yaklaşık yüzde 25 artış), Deutsche Bank: 6.000 dolar (yaklaşık yüzde 20,9 artış), Goldman Sachs: 5.400 dolar (yaklaşık yüzde 8,8 artış) ve Macquarie: 4.323 dolar (yaklaşık yüzde 12,9 düşüş).
ALTINDAKİ HAREKETLİLİĞİN NEDENLERİ
Altındaki dalgalanmalar ilk bakışta düzensiz görünse de, merkez bankaları altın alımlarında sürekli bir talep oluşturduğu gözlemleniyor. Jeopolitik riskler, belirsizlikler ve faiz beklentileri ile birlikte, altının “güvenli liman” imajı daha da güçleniyor.