Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarının ve topraklarının neredeyse yüzde 20’sinin işgalinin üzerinden tam dört yıl geçti. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’nın gördüğü en büyük çatışma, ABD Başkanı’nın taleplerine rağmen henüz sona yaklaşmış değil. Savaşın beşinci yılına girerken, işgal altındaki alanların geleceği ve savaş sonrası güvenlik konularındaki görüş ayrılıkları ilerlemeleri engelliyor. Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nin raporuna göre, askeri kayıplar 1,8 milyona ulaştı. Rusya’nın Şubat 2022 ile Aralık 2025 arasında 325 bini ölüm olmak üzere 1,2 milyon kayıp verdiği tahmin ediliyor. Ukraynalı siviller, yıllardır süren elektrik ve su kesintilerine yol açan hava saldırılarıyla zor zamanlar geçiriyor. Öte yandan, Rus ekonomisi ABD ve AB yaptırımları altında adeta çöküş yaşıyor.
YÜZBİNLERCE İNSAN ÖLDÜ
Moskova, Ocak 2023’ten bu yana resmi kayıp verilerini paylaşmıyor. O dönemde açıklanan sadece 6 bin ölüm olmuştur. Ukrayna tarafında ise 140 bin askerin hayatını kaybettiği iddia ediliyor. Ancak Ukrayna hükümeti daha düşük bir rakam veriyor. Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, bu ayın başlarında yapmış olduğu açıklamada “Savaşta 55 bin Ukrayna askeri hayatını kaybetti ve bu askerlerin birçoğu halen kayıp durumdadır,” dedi. Birleşmiş Milletler ise Ukrayna’da 14 bin 999 sivilin hayatını kaybettiğini bildirdi; gerçek sayının çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor. Aynı dönemde 40 bin 600’den fazla sivil yaralanmış durumda. En az 763 çocuk da yaşamını yitirdi. 2025 yılı sivil ölümleri açısından, 2022’den bu yana en kanlı yıl oldu. Geçen yıl sivil kayıplar, 2024 yılındaki kayıplara göre yüzde 31 arttı. Dünya Sağlık Örgütü, sağlık hizmetlerini hedef alan 2 bin 881 Rus saldırısını belgeledi. Sağlık tesislerine yönelik saldırılardaki artış ise geçen yıl yüzde 20 oldu.
4 YILLIK SAVAŞTA, NETİCE YOK
Rusya, şu anda Ukrayna topraklarının yüzde 19,4’ünü kontrol ediyor. Son bir yıl içindeki sürekli çatışmalarda büyük kayıplar vermesine rağmen, Rus kuvvetleri yalnızca yüzde 0,79 oranında toprak kazanabildi. Savaş öncesinde, Rusya destekli ayrılıkçıların kontrolündeki bölgeler, toplam yüzölçümünün yüzde 7’sini oluşturuyordu. Ukrayna’ya yönelik uluslararası askeri destek ise geçen yıl yüzde 13 azalmış durumda. Başkan, ABD kaynaklı silah sevkiyatını durdurmuşken, Avrupa ülkeleri bu boşluğu doldurmak amacıyla yardımlarını yüzde 67 oranında artırdı. İnsani ve mali dış yardımlarda ise yüzde 5’lik bir düşüş gözlemleniyor.
SONUÇ BELİRSİZLİĞİN KAYNAĞI
Savaş öncesi nüfusu 40 milyondan fazla olan Ukrayna’da, bazı vatandaşlar ülkeden kaçarken, bazıları ise savaşta hayatını kaybetti. İşgal sonrasında 5,9 milyon sivil ülkeyi terk etti; mültecilerin 5,3 milyonu Avrupa’ya sığındı. En az 300 bin kişi Kanada’ya ulaştı. Ülke içindeki daha güvenli alanlara taşınan yaklaşık 3,7 milyon kişi bulunuyor. Savaşın beşinci yılına girerken, yerinden edilen bu kitlenin durumu belirsizliğini koruyor. Uluslararası finansal desteğin azalması, ülkedeki insani krizinin derinleşmesine katkı sağlıyor. Çatışmaların şiddetinin her geçen gün arttığı bu ortamda, milyonlarca mültecinin geri dönme umudu giderek zayıflıyor.