Politico, ABD Yönetiminin petrol şirketlerinin üst düzey yöneticilerine ulaşarak, Venezuela’da kamulaştırılan sondaj kuleleri, boru hatları ve diğer varlıklar için tazminat talep eden firmaların ülkeye geri dönerek çökmüş petrol sektörünü yeniden canlandırmaları gerektiğinin iletildiğini öne sürdü. Sürece aşina iki kaynağın cumartesi günü yaptığı açıklamaya göre, ABD’nin askeri operasyonla Nicolás Maduro’yu yakalamasının ardından, Venezuela’nın harap durumdaki petrol altyapısının geleceği, en önemli belirsizliklerden biri haline geldi. Fakat sektör temsilcileri, ülkenin yakın gelecekte kim tarafından ve nasıl yönetileceğinin bile net olmadığı bir ortamda, yıllardır ihmal edilen petrol sahalarının yeniden inşasında temkinli yaklaşıyor. “Mesaj çok açık. Masada yer almak ve parasını almak istiyorsanız, ülkeye girmeniz gerekiyor,” diyen bir sektör yetkilisi, teklifin yaklaşık 10 gündür geçerli olduğunu ifade etti. Söz konusu yetkili, mevcut altyapının son derece kötü durumda olduğunu ve şirketlerin sahaları yeniden işler hale getirmek için ihtiyaç duydukları değerlendirmeyi sağlıklı bir biçimde yapamadıklarını vurguladı.
ABD’NİN YATIRIM BEKLENTİSİ
Cumartesi sabahı televizyon konuşması yapan ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan petrol şirketlerinin Venezuela’ya milyarlarca dolarlık yatırım yapmasını beklediğini açıkça aktardı. Trump, “Dünyanın en büyük Amerikan petrol şirketleri oraya gidecek, milyarlarca dolar harcayacak, çökmüş petrol altyapısını onaracak ve ülke için yeniden gelir üretmeye başlayacak,” şeklinde konuştu.
50 YILDAKİ KRİZİN SONUÇLARI
Venezuela, petrol sektörünü ilk olarak yaklaşık 50 yıl önce millîleştirdi. Eski Devlet Başkanı Hugo Chávez, yaklaşık 20 yıl önce bu süreci daha da derinleştirdi. Dünyanın en büyük petrol rezervlerinden bazılarına sahip olan Venezuela’nın altyapısı, yıllar süregelen kötü yönetim ve yetersiz yatırım nedeniyle ciddi anlamda yıprandı. Maduro sonrası döneme ilişkin değerlendirmelerde bulunan ABD’li sektör temsilcileri ile piyasa analistleri, şu an için net bir yol haritası yerine çok sayıda belirsizlik olduğunu belirtiyor. Eski ABD Başkanı George W. Bush’un ulusal güvenlik ve enerji danışmanlarından Bob McNally’ye göre, yönetimin uzun vadeli planı henüz netleşmiş değil. McNally, “Maduro sonrası, Trump’la uyumlu bir yönetimde ABD’li şirketlerin ülkeye dönüşte öncelikli olacağı yönünde bir irade var. Ancak nasıl bir rejim kurulacağı ve bu noktaya nasıl gelineceği hâlâ belirsiz,” şeklinde değerlendirmede bulundu.
YATIRIMCI KAYGILARI
ABD’li şirketlerin en büyük kaygıları arasında, Venezuela’ya gönderilecek personelin ve ekipmanın güvenliği, yatırımların nasıl finanse edileceği, petrol fiyatlarının Venezuelalı ham petrolü kârlı kılacak seviyelere çıkıp çıkmayacağı ve ülkenin OPEC’teki konumu yer alıyor. ABD’de petrol fiyatları, geçtiğimiz cuma günü itibarıyla varil başına 57 dolara gerileyerek, pandemi sonrası en düşük seviyelerden birine ulaştı.
ALTYAPININ YENİDEN İNŞASI GEREKİYOR
Beyaz Saray, petrol sektörüne ilişkin planlar hakkında henüz kesin bir yanıt vermedi. Ancak Trump, Florida’da gerçekleştirdiği açıklamada ilk yatırımların doğrudan şirketler tarafından karşılanacağını ifade etti. “Altyapının yeniden inşası milyarlarca dolar gerektiriyor ve bu maliyeti petrol şirketleri üstlenecek. Karşılığını alacaklar ama öncelikle yatırımı yapmaları gerekiyor,” dedi. Yine de, yönetimle şirketler arasındaki temasların hâlâ çok erken aşamada olduğu belirtiliyor. İsminin açıklanmaması koşuluyla bir sektör yöneticisi, görüşmeleri düzensiz ve sektörde sınırlı ilgi gördüğünü aktararak süreci “önce ateş et, sonra nişan al” yaklaşımına benzetti. Venezuela’nın petrol üretimi, 1970’lerdeki günlük 3.5 milyon varil seviyesinin altına düşmüş durumda. Yaklaşık 300 milyar varil olarak tahmin edilen dev rezervi çıkarmaya yaraması gereken altyapı, son 20 yılda büyük oranda aşındı.
ÇİFTE STANDART GÜNDEMDE
ABD’li petrol sahası hizmet şirketlerinin Venezuela’ya dönüşü yalnızca bu firmaların doğrudan ABD hükümetiyle sözleşme yapabilmesi halinde mümkün olabiliyor. Görüşmelerde, Venezuela devlet petrol şirketi PdVSA’nın geleceği de gündeme geliyor. Yetkililere göre, PdVSA’nın tamamen özelleştirilmesi ya da parçalanması düşünülmüyor; ancak üst yönetimde köklü bir değişimin beklendiği belirtiliyor.
AMERİKAN ŞİRKETLERİNE YENİ KAPILAR AÇILIYOR
ABD hükümetinden özel lisansla Venezuela’da faaliyet göstermeyi sürdüren tek büyük petrol şirketi olan Chevron, geçtiğimiz cumartesi günü yaptığı açıklamada çalışanlarının güvenliğini ve varlıklarının korunmasını öncelik olarak gördüğünü vurguladı. Houston merkezli petrol danışmanı Evanan Romero, son gelişmelerin Amerikan petrol şirketlerinin Venezuela’ya “çok yakında” dönüşü için uygun bir zemin oluşturduğunu dile getirdi. Romero, çoğunluğu PdVSA’nın eski çalışanlarından oluşan yaklaşık 400 kişilik bir grubun, muhtemel bir yeni yönetim altında petrol sektörünün nasıl canlandırılabileceği üzerinde çalıştığını aktardı. Ancak uzmanlar, geçiş sürecinin ne kadar düzenli olacağına dair endişelerini belirtiyorlar.
DÜZENLİ GEÇİŞ ÖNEMLİ
Trump’ın ilk döneminde ABD Dışişleri Bakanlığı’nda yer alan Carrie Filipetti, “Düzensiz bir geçiş, Amerikan şirketlerinin Venezuela’ya girişini son derece zorlaştırır. Mesele sadece Maduro’nun gitmesi değil, meşru bir yönetimin iş başına gelmesi,” şeklinde uyardı.
VENEZUELA UZUN VADEDE DEĞERLİ
Atlantic Council’dan enerji analisti Landon Derentz, mevcut düşük petrol fiyatları ve yüksek yatırım ihtiyacı nedeniyle Venezuela’nın şu anda uzun vadeli bir seçenek olarak değerlendirildiğini belirtiyor. Derentz’e göre, ABD’deki kaya petrolü üretiminin zamanla gerilemesi halinde, Venezuela’nın ağır ham petrolü yeniden stratejik bir değer kazanabilir. “Riskler ortadan kalkarsa, Venezuela gerçek bir mücevher olur,” diyen Derentz, “Ancak şu an için bunun olgun bir fırsat olduğuna dair güçlü bir işaret yok,” şeklinde değerlendirmede bulundu.