Mêrdîn’in Kerboran (Dargeçit) ilçesinde 6-8 Ekim Kobanê protestolarının devam ettiği 7 Ekim 2014 tarihinde DAİŞ yanlıları tarafından gerçekleştirilen saldırılarda Bilal Gezer ile Sinan Toprak’ın katledilmesi, Veysi Demir’in de yaralanmasına ilişkin 12 yıl sonra açılan davanın ikinci duruşması görüldü. Sabah erken saatlerde Midyat Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlanan duruşmaya “Kasten öldürme” ve “Kasten yaralama” suçlarından yargılanan sanıklar; olay tarihinde Dargeçit Müftülüğü bünyesinde kadrolu olarak imamlık yapan aynı zamanda Ravza-Der’in Başkanı olan Kadri Şengül, müftülük çalışanı olan oğlu Musab Şengül, dönemin HÜDAPAR Belediye Başkan adayı ve İlçe Başkanı Abdurrahman Sayhan, HÜDAPAR üyesi Reşit Vural ve Ziya Sayhan hazır bulundu.
Duruşmada Gezer ve Toprak ailelerinden müştekiler hazır bulundu. Duruşma öncesi adliye çevresinde yoğun polis ablukası oluşturuldu, HÜDAPAR il ve ilçe yönetimleri duruşmayı izledi. Tarafların avukatları da duruşmada hazır bulunurken, yapılan kimlik tespitinin ardından yargılamaya geçildi.
Tanık olarak dinlenen Abdurrahman Sayhan’ın akrabası olan ve üzerinde ruhsatsız silah yakalanan Süleyman Karanfil, silahı Abdurrahman Sayhan’a ait dükkandan aldığını belirtti. Süleyman Karanfil, olaydan sonra sanıklar ile yaptığı yoğun telefon görüşmesine dair hal-hatır sormak için gerçekleştirdiğini iddia etti. Karanfil, sanık Ziya Sayhan ile yaptığı telefon görüşmelerini hatırladığını ileri sürdü.
TUTANAKTA İMZASI OLAN POLİSLER İLE GÖRÜŞTÜ
Sanık Abdurrahman Seyhan Ravza-Der üyesi olduğunu, gözaltına alındıktan sonra ifade işlemi sonrası polislerin telefonlarının imajını almadan kendilerine teslim ettiğini belirtti. Seyhan, soruşturma tutanaklarında imzası bulunan polisler arasında telefon görüşmesi yaptıklarını, içeriğini hatırlamadığını söyledi. Seyhan, tanık Veysi Demir’in ağabeyi Mehmet Şirin Demir ile kardeşlerinin tanık beyanını değiştirmesi yönünde görüşmediğini belirti, ancak Sinan Toprak’ın babası Tefik Toprak görüşmenin olduğunu belirti.
SANIK İKİ AY SONRA İFADEYE ÇAĞRILDI
Sanık Kadri Şengül’de olaya dair ifadeleri alındığında telefonlarını incelenmediğini kaydetti. Kadir Şengül, Gezer ailesinin basına verdiği demeç ile kendilerini hedef gösterdiğini iddia etti. Sanık Reşit Vural Afganistan’a niye gittiğine dair soruya dair susma hakkını kullandı. Mahkeme başkanı özel hayatı ilgilendirdiği gerekçesi ile sanığın susma hakkımı kabul etti. Sanık Ziya Sayhan, olaydan sonra Konya’da ifadeye çağrıldığını, ne zaman çağrıldığını hatırlamadığını, 1-2 ay gibi bir süre geçtiğini kaydetti. Ziya Sayhan, her hangi bir kan, tükürük, parmak izi kaydının alınmadığını belirtti.
‘SANIKLARI POLİS KORUYOR’
Sanıklar, yönetilen birçok soruyu hatırlamıyorum diyerek cevapladı. Bilal Gezer’in kardeşi Asya Gezer, sanıkların beyanlarının çelişkili olduğunu, 12 yıldır mağdur olduklarını kaydetti. Gezer, 2 kişinin öldürülmesine rağmen 12 yıldır kimsenin tutuklanmadığını belirtti. Bilal Gezer’in babası Yusuf Gezer, yaşananları anlatarak, sanıkların HÜDAPAR üyesi olduğunu, olaya karışan sanıkların Êlih’te HÜDAPAR tarafından bir ay boyunca koruduğunu söyledi.
‘DELİLLERE RAĞMEN KİMSE TUTUKLANMADI’
Bilal Gezer’in kardeşi Mehmet Emin Gezer, 12 yıldır adalet olmadığı için taziye kuramadıklarını belirterek “12 yıl sonra dava açıldı biraz da olsa bizim adalete dair umudumuz oldu. Kobanê olayları zamanında herkes kimin sokağa çıktığını, hangi hizbul şeytan (Hizbullah) üyelerinin sokakta olduğunu biliyor. Bunları çok kişi gördü ama Hizbullah’tan korktukları için gelip ifade veremiyor. Görüntülerde yer alan kişinin Reşit Vural olduğunu herkes biliyor. Olay günü Reşit uzun namlulu silah ile gören çok sayıda kişi var. Delil olmasına rağmen bir tutuklama yok. Adalete inancımız olması adına hakkında somut delil bulunan kişiler tutuklanmalı” diye konuştu.
‘SANIKLAR TANIĞA BASKI YAPIYOR’
Sinan Toprak’ın babası Tefik Toprak, oğlunun alçakça katledildiğini belirterek, “Benim psikolojim bozuldu. 12 yıl sonra iddianame hazırlandı. Bu olay çözülmeli. Bütün tanık ifadeleri ortada. Veysi Demir tanık. Mehmet Şirin Demir kardeşi, kardeşi olayı görmüş ve anlattı. Bir önceki duruşmadan iki gün önce sanıklar Mehmet Şirin Demir’in yanına giderek kardeşinin ifadesini değiştirsin diye baskı kuruyor. Benim oğlumu Reşit Vural vurdu. Oğlum elini kaldırdı, ben silahsızım demiş ama Reşit Vural onu vuruyor. Oğlum 12 yıldır mezarda katiller elini kolunu sallayarak dışarıda. Bu adalet mi?” diye sordu.
ANNE TOPRAK BAYILDI
Sinan Toprak’ın annesi Kadriye Toprak, 12 yıldır yaşadıklarını gözyaşları içinde anlatarak, “Yeter artık adalet yerini bulsun” dedikten sonra tanık kürsüsünde bayıldı. Mahkeme heyeti duruşmaya ara verdi. Salona gelen sağlık çalışanları Kadriye Toprak’ı muayene ederken, tansiyonun düştüğünü belirtir.
‘ABDURRAHMAN SAYHAN BANA ATEŞ AÇTI’
Tanık olarak dinlenen Selim Korkmaz, olay günü yaşananları anlatarak “Abdurrahman Seyhan’ın olay günü kendisine evinin önünde ateş açtığını ve küfür ettiğini belirtti. Olay sonrası Korkmaz, olay yerinden kaçarak saklanma süreyi ile kurtulduğunu belirtti.
‘SANIKLARIN TELEFONUNA EL KONULSA OLAY AYDINLANIR’
Gezer ve Toprak ailesinin avukatı Ahmet Arıkan, soruşturmanın 12 yıl “gizli” yürütüldüğünü hatırlatarak “Maddi gerçeğim ortaya çıkması için sanıkların ayrı ayrı tutuklanmasını talep ediyoruz. Görüntüde yer alan kişinin Reşit Vural olduğu yönünde Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu henüz dosyaya sunulması bu büyük bir eksiklik. Bu rapor gelmeden dosya savcısının mütalaa sunması doğru olmaz” dedi. Ailelerin bir diğer avukatı Kenan Maçaoğlu, sanıkların olaya dair tutanak tutan polisler ile görüştüğünü hatırlatarak, çelişkili bilgilere dikkati çekti. Sanıkların evlerinde gizlenen silahların bulunduğunu belirten Maçaoğlu, hiç bir sanığın telefona el konulmadığına vurgu yaptı. Maçaoğlu, “Belki sanıklardan birinin telefonuna el konulsa olay aydınlanır. Sanıklar defalarca polis ile konuşmuş. Bu polisler dinlenmeli. Savcılık bu aşamada mütalaa verse bu doğru olmaz. Dargeçit’te herkes korktuğu için ifade vermiyor. Gençler var, olaya katıldığı gerekçesi ile tutuklanacaklarını sanıyorlar. Sanıklar tutuklansa ifade verirler. Sanıkların koruduğunu belirtiyorlar. Afganistan’a giden sanıklar var. Afganistan’a iş için giden görmedim ama cihad için eğitim almaya giden çok. Reşit Vural Afganistan’a gitmiş ama bu konu ile ilgili susma hakkı kullanıyor. Sanıklar Ravza-Der’e saldırı olacağı iddiası ile kendi arasında görevlendirme yapmış. İki cinayet var ortada. Sanıklar dini yönelimleri gerekçesi ile hedef alındığını belirtti. İki maktul de belki tesadüf ama cami önünde katledildi. Dosyada önemli deliller var ama sanıklar tutuksuz. Sanık Veysi Demir’in kardeşinin dükkanına giderek, ifade değiştirmesini istiyor. Mobese kayıtları dosyaya sunulmalı” diye konuştu.
‘SİLİNEN GÖRÜNTÜLER DOSYAYA KAZANDIRILMALI’
Tanık olarak dinlenen Şerif Toprak’ın verdiği çelişkili ifadelere değinen Maçaoğlu, verilen ifadelerde Şerif Toprak’ın görmediği olayları görmüş gibi anlattığını, daha önce Şerif Toprak ile sanıkların görüşerek ifade hazırladıkları kaydetti. Olaya dair iş yeri güvenlik kameralarına ait görüntülerin iyileştirilmesi talebinde bulunan Maçaoğlu, sanıkların tutuklanmasını talep etti. Toprak ailesinin avukatı Sipan Cizreli, olay günü Ravza-Der ve çevrede bulunan iş yerlerinin silinen güvenlik kamera görüntülerinin dosyaya kazandırılması ve keşif yapılmasını talep etti. Avukatlar, sanıkların tutuklanmasını talep etti.
İSTİHBARİ RAPOR TALEBİ
Gezer ailesinin avukatı Erdal Kuzu, “MİT birçok olaya dair istihbarat raporlaması yapıyor. Bu olay ile ilgili rapor tutulması mümkün gözükmüyor. MİT’e yazı yazılarak rapor yazılıp-yazılmadığı, rapor varsa dosyaya sunulmasını talep ediyoruz. Sanıkların araçları yakıldığı belirtiliyor, buna dair bir soruşturma yapılıp yapılmadığını bilmiyoruz. Bir soruşturma yapıldıysa dosyaya sunulmasını talep ediyoruz. Sandıklardan sadece birinden svap alınmış, diğer 4 sanığa dair bir bilgimiz yok. Eğer onlardan alındıysa dosyaya sunulması gerek. Failler uzun yıllar cezasızlık politikası ile korundu. Acı travmalar yaşandı. 12 yıl sonra dava açılması sevindirici ama bu dava sanıkları aklama aşaması olmamalı. İki kişi katledildi, ciddi deliller varken tutuklama tekbirine başvurulması gerekir. Bu yapılmıyorsa yargılama objektif toplanmasına engel. Bu ailelerin adalete olan inancını zedeler. Sanıklar tutuklanmalı bu ret edilse bile sanıkların duruşmalardan vareste tutulmaması gerek” ifadelerini kullandı.
‘OYUN OYNAMIYORLARDI’
Sanık avukatları, sanıkların duruşmalardan vareste tutulmasını talep etti. Sanık avukatı Kobanê eylemlerine katılanları “Oyun oynamıyorlardı. Göstericiler polise gül mü atıyordu?” diyerek, hedef gösterdi.
TUTUKLAMA TALEBİNE RET
Duruşmaya verilen aranın ardından, dosya savcısı sanıkların tutuklanması yönünde mütalaa verdi.
Mahkeme heyeti ise tutuklama talepleri ile sanıkların vareste tutulma taleplerin reddine karar verdi. Reddetmeye dair ise bir gerekçe sunmayan Mahkeme heyeti ATK tarafından hazırlanacak raporun beklenmesi, görüntü iyileşmesinin beklenmesi yönünde karar vererek bir sonraki duruşmanın tarihini 8 Haziran 2026 olarak belirledi. Duruşma sonrası Sinan Toprak’ın annesi Kadriye Toprak, mahkemenin kararına tepki gösterdi.
NE OLMUŞTU?
Kerboran’da 6-8 Ekim Kobanê protestolarının devam ettiği 7 Ekim 2014 tarihinde DAİŞ yanlıları tarafından gerçekleştirilen saldırılarda Bilal Gezer ile Sinan Toprak’ın katledilmesine, Veysi Demir’in de yaralanmasına ilişkin soruşturma 12 yıl boyunca “gizli” yürütüldü. İddianame Aralık 2025 tarihinde tamamlandı. Midyat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame Midyat Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, Gezer ve Toprak’ın aile fertlerinden toplamda 8 kişi müşteki olarak yer aldı. Katledilen Bilal Gezer’in kardeşi, sistematik işkence gördüğü ve tecavüze uğradığı Kandıra 1 Nolu F Tipi Cezaevi’nde şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren Garibe Gezer’in hayatını kaybetmiş olması nedeniyle müştekilik durumu dosyadan çıkarıldı. Dosyada sanık olarak ise 5 isim yer aldı.
İddianameye göre; dosyada sanık olarak Müftülükte kadrolu olarak imamlık yapan aynı zamanda Ravza-Der’in Başkanı olan Kadri Şengül, müftülük memuru olan oğlu Musab Şengül, dönemin HÜDAPAR Belediye Başkan adayı Abdurrahman Sayhan, HÜDAPAR üyesi Reşit Vural ve Ziya Sayhan isimli şahıslar yer aldı. Dosya kapsamında tutuksuz olan 5 kişi hakkında “Kasten öldürme” ve “Kasten yaralama” suçlamaları ile ceza istendi.
MA