Federe Kürdistan Bölgesi’nin Hewlêr kentinde bulunan Meryem Ana Hastanesi’nde dün akşam saatlerinde yaşamını yitiren Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eşbaşkanlık Konseyi üyesi Salih Müslim, 75 yıllık yaşamına bir halkın mücadelesini sığdırdı. Doğup büyüdüğü tarih sayfalarına “direnişin kenti” olarak geçen Kobanê’de bugün son yolculuğuna uğurlanacak olan Müslim’in hayatının her anında Kürt Özgürlük Hareketi’nin izlerine rastlamak mümkün.
3 Mart 1951 tarihinde Kobanê’de dünyaya gelen Salih Müslim, Halep’te lise eğitimini tamamladıktan sonra 1970-1977 yılları arasında İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümünde okudu. Üniversitede Kürt Özgürlük Hareketi ile tanışan Müslim, 1978 yılında çalışmak için gittiği Suudi Arabistan’da, hareketini yakından tanıma fırsatı buldu. Parti kadroları ile Suudi Arabistan’da tanışan Müslim, bu yılları 12 Şubat 2024 tarihinde Ajansımıza (MA) verdiği bir demeçte şu sözlerle anlattı: “Gençtik ve bir arayışımız vardı. Sorularımıza cevap olacak, Kürtlerin yaşadıklarını analiz eden bir hareket arayışındaydık. Gençken aradığımız hareketin oluştuğunu kadrolardan öğrendim. O zaman ilişkilenmemiz başladı ve 1980’de ilişkilerimiz arttı.”
ABDULLAH ÖCALAN İLE TANIŞMA
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile tanışmak için çalıştığı yerde yılda bir kez kullanma hakları olan Müslim, 1983 yılında izin kullanarak Şam’da ilk defa Abdullah Öcalan’ı görmeye gitti.
Müslim, daha önce parti çalışmaları için telefon ile konuştuğu Abdullah Öcalan’ın isteği ile Suudi Arabistan’da hareketi büyütmek için gece-gündüz çalışmalar yapmaya başladı. 1990’lı yıllarda Rojava’ya dönen Müslim, artık daha fazla Abdullah Öcalan’ı görme ve onunla konuşma fırsat buldu.
PYD’NİN KURULUŞU
Abdullah Öcalan’ın uyarıları üzerine 1998’de örgütlenme çalışmalarına hız veren Müslim ve yol arkadaşlarının arayışı, uluslararası komplo nedeniyle uzasa da 2003’te Demokratik Birlik Partisi’nin (Partiya Yekitiya Demokratîk – PYD) kurulması ile yeni evreye taşınır. PYD’nin kurucularından olan Müslim, Abdullah Öcalan’ın “PKK olarak biz büyüdük ve güçlendik. Bu anlamda bir korkunuz olmasın” dediğini, Abdullah Öcalan’ın hem halka hem de kendilerine o güveni verdiğini ifade etti. Müslim, bu güvenle de Rojava halkı arasında “Kuzey başta olmak üzere Kürdistan’ı özgürleştirecek olan bu harekettir” anlayışının yerleştiğini kaydetti. Konuya dair Müslim, 8 Ekim 2020 tarihinde katledilen gazeteci Nazım Daştan’a verdiği bir demeçte şunları söyledi: “Diğer Kürt hareketleri arasında da bu durum gelişti. Ve bu temelde o Suriye’den ayrılmadan önce biz bir bütünen toplanarak kendi durumumuzu tartıştık. Zaten PYD’nin oluşturulması da bunun bir sonucudur. Öcalan, Suriye rejimi ile Rojava’daki Kürtler arasında stratejik bir ilişki geliştirmeye çalışıyordu. Ancak Suriye rejimi o algıda ve yeterlilikte değildi. Eğer onu anlasalardı Suriye’nin durumu bugün farklı olabilirdi. Eğer onun önerilerini ve fikirlerini dinleselerdi farklı bir Suriye görebilirdik.”
Bu dönemde siyasi faaliyetleri nedeniyle tutuklanan Müslim, kısa bir süre sonra serbest bırakıldı. 2010 yılında baskılar nedeniyle Başûr’a gitmek zorunda kalan Müslim, bir yıl sonra Rojava Devrimi’nin başlaması ile Rojava’ya geri döndü. PYD’nin 2012’de yapılan 2’nci Kongresi’nde eşbaşkan seçilen Müslim, Asya Abdullah ile birlikte 2017’ye kadar bu görevi sürdürdü. Bu yıllar Rojava Devrimi için en kritik sayılabilecek yıllardı. Müslim’in oğlu Şervan Müslim, o yıllar içerisinde yani 2013’te Girê Spî’nin batısında DAİŞ ile mücadelede yaşamını yitirdi.
KOBANÊ İÇİN YAPILAN ÇAĞRILAR
Rojava Devrimi bu yıllar için birçok eşikten geçti. Bunlardan biri de DAİŞ’in 2014 yılında 3 koldan Kobanê’ye dönük giriştiği saldırılardı. Müslim’in saldırıların yoğunlaştığı 19 Eylül 2014 tarihinde “Kobanê’siz bir Suruç düşünülemez” diyerek seferberlik çağrısında bulunması, çatışmaların gidişatını değiştiren çağrılardan biri oldu. Bu çağrının ardından farklı ülkelerden gelen enternasyonal devrimcilerin de aralarında bulunduğu binlerce kişi sınıra akın etti. DAİŞ’in ileri düzey teknolojik silahlarla giriştiği saldırıya karşı sınıra gelenlerden bazıları engellemelere rağmen Kobanê’ye geçerek, direnişe katıldı. Saldırıların artmasıyla Müslim’ün 5 Ekim 2014 tarihinde “Kim ne yapacaksa şu anda yapsın. Halkımız her tarafta ayağa kalksın” yönündeki çağrısı ile Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın “Kürtlerin yaşadığı bölgede nerede bir IŞİD varsa sonuna kadar direnilecek” demesi, bütün dünyada protestoları artırarak uluslararası koalisyon güçlerini Kobanê’ye dönük saldırılar yapan DAİŞ’e karşı harekete geçirdi.
ABDULLAH ÖCALAN İLE KURULAN BAĞ
Müslim’in Abdullah Öcalan ile gençlik yıllarında kurduğu bağ, zamanla güçlendi. 1 Nisan 2021 tarihinde Müslim verdiği bir demeçte Abdullah Öcalan’ın Kürt halkı açısından önemine dikkati çekerek, “Öcalan ölmüş bir halkı yeniden diriltti. Halk ölmüş, bitecekti ama Sayın Öcalan buna izin vermedi, Kürdü kurdun ağzından çıkardı” tespitini yaptı. Müslim bir başka demeçte ise Rojava Devrimi’nin Abdullah Öcalan’ın fikir ve perspektiflerinden beslendiğini belirterek, “İmralı’da tecrit altında tutulan Kürt halkının kendisidir” dedi. Müslim 28 Eylül 2023’te verdiği bir başka demeçte ise Abdullah Öcalan’a dönük uluslararası komplonun 25 yıldır sürdüğünü belirterek, “Komplo esaret ile başladı, Önder Apo’nun özgürlüğü ile son bulur” diye belirtti. 15 Şubat 2026 tarihinde Müslim, Abdullah Öcalan’a dönük komplo ile Rojava’ya yönelik saldırıların aynı olduğunu kaydederek, her iki komplonun da başarılı olmadığını ancak sürdüğünü söyledi. Müslim, “Önderlik İmralı’da olduğu sürece komplo sürüyor demektir” dedi.
SON GELİŞMELERE DAİR DEĞERLENDİRMELER
HTŞ ve DAİŞ ile Türkiye’nin eğitip donattığı ve desteklediği paramiliter güçlerin Rojava’ya yönelik 25 Ocak 2026 tarihinde artan saldırılara dair Müslim, uluslararası bir komplo kurulduğunu, direnecek güçleri olduğunu, kimsenin aparatı olmayacaklarını kaydetti. Müslim, direniş ile konjonktürün kendi lehlerine çevrilebileceğini belirterek, “Avrupa’daki halkımız bunu iyi götürüyor. Politik bir baskı da yaptı. Halkımızın gerekeni bunlardır. Herkesin bilmesi gereken şey şudur; demokrasiyi savunan Kürtlerdir” ifadelerini kullandı.
Müslim, QSD ve Şam arasında yapılan anlaşmanın uygulanabilirliğinin Şam’a bağlı olduğuna işaret ederek, “Anlaşma bir başlangıç. Halk tetikte olmalı” uyarısında bulunmuştu.
MA / Emrullah Acar