Kuzey ve Doğu Suriye’deki kadın örgütleri, kadın kazanımlarının yeni Suriye anayasasında açık biçimde yer alması için Qamişlo kentinde açıklama yaptı. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Her şeyden önce, öncü kadınların ve şehitlerin kanıyla yazılmış büyük fedakarlıkların önünde saygıyla eğiliyoruz. Rojava’daki kadın örgütleri olarak bugün koruduğumuz her kazanımın, onların mirasına sadakatle bağlılık olduğunu ve bu mirası boşa harcamamaya ya da pazarlık konusu yapmamaya kararlı olduğumuzu vurguluyoruz.
‘HAKLARIMIZI DİLENMİYORUZ’
Geçici hükümete bağlı çeteler tarafından işlenen vahşetlere tanık oluyoruz; Deniz’in üçüncü kattan atılmasından, bir savaşçının örgüsünün soğuk kanlılıkla kesilmesine kadar insanlık değerlerini aşan zalimce uygulamalar bunlar. Bu ihlaller, öfkeyle dolu selefi bir erkek egemen zihniyetin açık bir ifadesidir; özünde terörü yenmiş kadının iradesini kırmayı ve toplumu, onun simgesel ve estetik değerlerini hedef alarak korkutmayı amaçlamaktadır. 8 Mart yaklaşırken, direnç ruhuyla, pes etmeden, tüm alanlarda mücadeleyi artıracak büyük ulusal ve uluslararası bir kampanyanın başlatıldığını ilan ediyoruz. Haklarımızı dilenmiyoruz; uluslararası toplumu ve demokratik güçleri tarihi sorumluluklarının önüne koyuyoruz ve taleplerimizi pazarlık veya erteleme kabul etmeyen haklar olarak sunuyoruz.
30 Ocak’ta üzerinde anlaşmaya varılan maddelerin eksiksiz uygulanması, tüm kurumlarda kadınların gerçek ve bağımsız katılımı sağlanmalıdır. Ortak başkanlık sisteminin anayasal olarak tanınması ve devletin tüm kademelerinde ve anayasa hazırlık komisyonlarında kadın kotasının yüzde 50’den az olmaması gerekiyor. Ayrıca Kürtlerin dil ve kültürel haklarını koruyan 13 numaralı kararın anayasal olarak benimsenmesi, tüm Suriye bileşenleri ve mezheplerinin hakları korunmalıdır. Kadınların ve toplumsal bileşenlerin haklarını koruyan demokratik bir anayasanın yeniden yazılması için gerçek katılımcı komitelerin oluşturulması, Kadın Savunma Birlikleri’nin (YPJ) özel yapısının korunması ve anayasal olarak savunma sisteminin temel bir parçası olarak tanınması, savaşçı kadınların tarihsel rolüne saygı, kadına yönelik tüm vahşi suçların faillerinin anında cezalandırılması ve geçiş adaleti ilkelerinin uygulanması için çağrı yapıyoruz. Bugünkü mücadelemiz, selefi karanlığa ve erkek egemen zihniyete karşı özgürlüğün son savunma hattıdır. Kadınına yönelik saldırı, küresel demokrasinin kalbine yapılmış bir darbedir. Bu nedenle, kadın ittifaklarını güçlendirmeye ve Suriye’nin gelecekteki anayasasının toplumun yarısını dışlayan bir zihniyetle yazılmamasını sağlamak için uluslararası baskıyı artırmaya çağırıyoruz.”
MA