Portekizli teknik direktör, Chobani Stadı’nda gerçekleştirilen basın toplantısında galibiyetin oyuncular ve taraftarların başarısı olduğunu vurguladı. Göreve yeni başladığını hatırlatan Pereira, takıma henüz taktiksel bir katkı yapmadığını belirtti. “Çok mutluyum, oyuncularım ve taraftarlar için. Bugünkü galibiyet, oyuncuların ve taraftarların galibiyetiydi. Hocanın değil çünkü hoca sadece 3 gün önce geldi. Takımdaki kaliteyle kazanıldı bu maç. Özellikle ilk yarıda oyuncularım yeteneklerini ve kalitelerini organizasyonla gösterdiler.” dedi.
Oyun kalitesine duyduğu güveni aktaran Pereira, bu güvenin futbolun özünü oluşturduğunu dile getirdi. “Bu güvenle alakalı bir şey. Oyuncularıma da söyledim. Futbol, günün sonunda kazanıp kendimizle gurur duymakla alakalı. Kendinizle ilgili ifade ettikleriniz ‘oraya gidip de ben buyum işte ve kendimi gösteriyorum’ dediğinizde sonucu kontrol edemezsiniz tabi ama sahada yaptığımızı güvenimizi kontrol edebiliriz. En önemli şey de budur, işte bu farklılıktı.” Konuşmasında, ilk yarı için mental hazır olunmasının altını çizen Pereira, “Şu an ilk yarıyı oynadık, bir sonraki maç zor olacak. Ona da mental olarak hazır olmalıyız.” şeklinde ifadeler kullandı.
Baskı altında oynadıkları sıkışık takvim hakkında da değerlendirmelerde bulunan Pereira, “Bu sıkışık takvimde bir sonraki maçımız önümüzdeki haftalar önemli tabi ama oyunculara vermek istediğim mesaj şuydu. Herkesin hazır olması gerekiyor. Her zaman aynı oyuncularla oynayamazsınız, o zaman enerji kaybeder istediğimiz seviyede oynayamayız. Sarı kartları da beklemeniz gerekiyor, ön görmeniz önemli.” dedi. Takımın özgüvenli oyununa vurgu yapan Pereira, “Burada, bu stadyumda oynamak için cesur olmanız gerekir. İlk dakikadan itibaren bir mesaj göndermemiz gerekiyordu çünkü buradaki taraftarları çok iyi biliyorum.” şeklinde konuştu.
Fenerbahçe ve taraftarlarının kendisi için özel bir yere sahip olduğunu belirten Pereira, eski günlerini şöyle tanımladı: “Fenerbahçe’de geçirdiğim günleri kendim için özel olarak tanımlıyorum.” Bir gazetecinin “Bir gün yeniden Fenerbahçe’de görev almak ister misiniz?” sorusuna, “Şu an Premier Lig’deyim. Orası dünyanın en iyi ligi. Tabi bilemezsiniz. Ben buradayken kendimi bir aile ve Türk gibi hissediyordum.” yanıtını vererek, bağlarını koparmadığını ifade etti.