Bir döneme damgasını vuran gençlik dizisi “Dawson’s Creek”in başrol oyuncusu James Van Der Beek, 48 yaşında hayatını kaybetti. Ünlü aktör, bir süredir kanser tedavisi görmekteydi. Ailesi, “Sevgili James David Van Der Beek bu sabah huzur içinde aramızdan ayrıldı. Son günlerini cesaret, inanç ve zarafetle geçirdi. İnsan sevgisi ve zamanın kıymeti üzerine paylaşacağı çok şey vardı; o günler de gelecek,” şeklinde bir açıklama yaptı. Ayrıca, “Eşimizi, babamızı, oğlumuzu, kardeşimizi ve dostumuzu kaybetmenin yasını tutarken şu anda mahremiyetimize saygı gösterilmesini rica ediyoruz,” ifadelerine de yer verildi.
KANSER TEDAVİSİ GÖRÜYORDU
Van Der Beek, 2024 yılında kolorektal kanser tedavisi gördüğünü açıklamıştı. Tiyatro kökenli olan Yeşil sahne ustası, “Varsity Blues” filminde ve “CSI: Cyber” dizisinde FBI ajanı Elijah Mundo karakterine hayat vermiştir. Ancak kariyerinde en fazla iz bırakan yapım, 1998–2003 yılları arasında yayımlanan “Dawson’s Creek” dizisi oldu. Dizi, bir grup lise arkadaşının aşk, dostluk ve yetişkinliğe geçiş sürecini anlatıyordu. Van Der Beek, Steven Spielberg düzeyinde bir yönetmen olmayı hayal eden Dawson Leery karakterini canlandırarak genç yaşta büyük bir şöhret kazanmıştır.
GENÇ İZLEYİCİLER ÜZERİNDE DİLİM KALDI
Paula Cole’un “I Don’t Want To Wait” adlı tema müziğiyle hatırlanan dizi, detaylı diyalogları ve cinselliği açık bir biçimde ele almasıyla dönem gençleri için önemli bir referans noktası haline geldi. Dizi, popülaritesini arttırdıkça Joshua Jackson, Katie Holmes ve Michelle Williams gibi isimlerin de tanınmasına katkıda bulundu. Tartışmalı ilişki hikayeleri ve cesur sahneleriyle büyük yankı uyandırarak, günümüzde “Euphoria” ve “Sex Education” gibi yapımlara esin kaynağı olduğu sıkça dile getiriliyor.
İMAJI KABUL ETTİ
Van Der Beek, uzun süre bu karakterle özdeşleşmenin etkisinden kurtulmakta zorlandı; fakat zamanla bu imajı sahiplenerek kendisiyle dalga geçen projelerde yer aldı. Funny or Die videolarında ve Kesha’nın “Blow” klibindeki absürt performanslarıyla dikkatleri üzerine çekmiştir. 2013 yılında yaptığı bir röportajda, “Kültürel bir fenomene dönüşmüş bir işle rekabet etmek zor. Uzun süre aynı karakteri oynamak, insanların sizi onunla özdeşleştirmesine yol açıyor,” ifadeleriyle bu durumu değerlendirmiştir.
KARİYERİNE YENİ YAPIMLAR DAHİL ETTİ
“Dawson’s Creek” sonrası kariyerinde Viceland yapımı hiciv dizisi “What Would Diplo Do?”nun ortak yaratıcıları arasında yer aldı ve başrolde oynamıştır. 2019 yılında “Dancing with the Stars” yarışmasında yarı finale yükselirken; “How I Met Your Mother” dizisinde Robin’in problemli eski partneri olarak rol aldı. 2011’de Vanity Fair’e verdiği bir röportajda, “Kendinizle ne kadar alay eder ve saygı talep etmezseniz, o kadar saygı görüyorsunuz. Ben hep başrol oyuncusu bedenine sıkışmış bir palyaço oldum,” şeklinde konuşmuştur.
DİZİ HAYATINDAN SINEMA PERDESİNE
Ayrıca “Criminal Minds” ve “One Tree Hill” dizilerinde de yer almıştır. Krysten Ritter’ın rol aldığı “Don’t Trust the B—- in Apartment 23” ve “Friends With Better Lives” dizilerinde ise kendisinin abartılı bir versiyonunu canlandırmıştır. Sinemada ise Kevin Smith’in “Jay and Silent Bob” projeleri ile “The Rules of Attraction” adlı filmde izleyicilerin karşısındaydı. 2025 yılında “The Masked Singer” yarışmasına “Griffin” kostümüyle katılarak, performansı sonrası kimliğiyle ilgili bilgiler paylaşıldı.