Halkların Köprüsü Derneği tarafından bu yıl 5’incisi düzenlenen İzmir Uluslararası Mülteci Film Festivali, 14 Nisan’da Fransız Kültür’de başlayacak. 18 Nisan’a kadar devam edecek festivalin açılış filmi Olivier Meys yönetmenliğindeki Jahia’nın Yazı olacak. Film, Jahia’nın savaş halindeki Sahel’den kaçışıyla başlayıp, ailesiyle Beyaz Rusya’yı terk eden Mila ile yollarının kesişmesini, yalnızlıklarının birleştiği o yaz boyunca gelişen nadir ve yoğun dostlukları anlatıyor.
Festivalde İlker Çatak’ın 76. Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı En İyi Film Ödülü aldığı “Sarı Zarflar” filminin yanı sıra Maria Schrader yönetmenliğinde, Stefan Zweig’ın İkinci Dünya Savaşı yıllarında sürgünde geçirdiği dönemi anlatan “Şafak Sökmeden” filmi de gösterilecek.
DİKKAT ÇEKEN FİLMLER
Yine Bingöl Elmas yönetmenliğinde, İstanbul Aksaray’da farklı coğrafyalardan gelen göçmenlerin kesişim noktası olan Yeni Han üzerinden; göçmenlik, yabancılık ve birlikte yaşamayı işleyen Yeni Han (No Country for Others), Rıza Oylum yönetmenliğinde, Mêrdîn Dêrik doğumlu demir ustası Yervant Demirci’nin Türkiye ve Ermenistan arasında; Kürt, Türk ve Ermeni kimlikleriyle kurduğu çok katmanlı ilişkiyi anlatan Yerli Yurtsuz (Rootless Resident) filmleri de izleyiciyle buluşacak.
Festivalin kapanışı ise Çayan Demirel ve Ayşe Çetinbaş yönetmenliğinde, 1993 yılında Boğaziçi Üniversitesi Folklör Kulübü bünyesinde başlayan Kardeş Türküler’in 30 yıllık müzikal ve politik yolculuğunu, Türkiye’nin yakın tarihindeki kırılmalar eşliğinde anlatan “Kardeş Türküler ile 30 Yıl (30 Years with Kardeş Türküler – Songs of Fraternity)” belgeseli ile yapılacak.
27 ÜLKEDEN 46 FİLM
Yazılı açıklama yayımlayan Halkların Köprüsü Derneği, festivalin, savaşların, derinleşen eşitsizliklerin ve art arda gelen göç dalgalarının gölgesinde yapılacağını belirtti. Bu yıl da dünyanın dört bir yanından hikayeleri bir araya getirerek, görünmez kılınan hayatlara sinema aracılığıyla alan açmayı hedeflediklerini kaydeden dernek, “İngiltere’den Japonya’ya, Fildişi Sahili’nden Filistin’e, Fransa’dan Kenya’ya, Almanya’dan Kolombiya’ya uzanan geniş bir coğrafyayı kaplayan 27 farklı ülkeden toplam 46 film, Institut français İzmir’de gösterilecek. Belgesel, kurmaca, deneysel ve animasyon türlerindeki filmler, yalnızca estetik bir üretim olarak değil, aynı zamanda tanıklık, hafıza ve direnç alanları olarak izleyiciyle buluşacak. Gösterimlerin ardından film ekiplerinin katılımıyla gerçekleştirilecek söyleşiler, bu hikayelerin arka planını doğrudan dinleme imkanı sunacak” diye belirtti.
‘GÖÇ BÜYÜYOR’
Süren savaşlar ve artan küresel gerilimlerin, zorunlu göçü büyüttüğünün altını çizen dernek, “Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in saldırgan politikalarının etkisiyle Filistin başta olmak üzere Venezuela, Lübnan, İran ve Küba gibi pek çok coğrafyada yaşananlar, milyonlarca insanın hayatını doğrudan etkiliyor. Bu süreçlerin halkların özgürlüğü ya da demokrasiyle değil, emperyal çıkarlarla şekillendiği açıkça görülüyor. Bu nedenle savaşlara karşı açık bir tutum almak ve hiçbir gerekçeyi bu saldırganlığı meşrulaştırmanın aracı haline getirmemek, bugün en temel insani sorumluluklardan biridir. Hem yerel baskıcı rejimlere karşı çıkmak hem de emperyal şiddetin ‘özgürleştirici’ olduğu yanılsamasını reddetmek mümkündür. Bugün, tarihin en yoğun zorunlu göç hareketlerinden birine tanıklık etmemize rağmen göç ve mültecilik, giderek daha fazla insani bağlamından koparılıp yalnızca politik ve ekonomik bir başlığa indirgeniyor. Her biri kendine özgü bir yaşamın taşıyıcısı olan mülteciler; ait oldukları sınıf, etnik köken, inanç ve kimlikler üzerinden çeşitli politikaların nesnesi haline getiriliyor. Sınırları aştıkları andan itibaren geçmişlerinden koparılan, kimlikleri silikleştirilen milyonlarca insan, çoğu zaman bir iç politika malzemesine dönüştürülüp, uluslararası ‘tehdit’ söyleminin parçası haline getiriliyor” ifadeleri yer aldı.
FESTİVALE ÇAĞRI
Mülteci Film Festivali’nin mültecilere yönelik düşmanca tutumla, ırkçılıkla mücadele eden Halkların Köprüsü Derneği çalışmalarının bir parçası olduğunu belirten dernek, şunları belirtti: “Yalnızca bir sinema etkinliği değil; yerinden edilmiş milyonlarca insanın sesine kulak verme çağrısı, birlikte yaşamanın, dayanışmanın ve insan onurunun hatırlatıldığı bir buluşma alanıdır. Festival, Halkların Köprüsü Derneği’nin çok sayıda üye ve gönüllüsünün yaklaşık bir yıla yayılan emeğiyle hayata geçiriliyor. Bu kolektif üretim süreci, festivalin ruhunu da belirliyor. Yeryüzünü hepimizin evi kılabilmek için sizleri 5. İzmir Uluslararası Mülteci Film Festivali’ne davet ediyoruz.”
MA