İran’da bir grup sosyolog, Tahran’da 28 Aralık’ta başlayarak her tarafa yayılan protestolar ve buna dair rejimin saldırılarına karşı yazılı bir açıklama gerçekleştirdi. Açıklamanın internet kesintileri sebebiyle günlerce yapılamadığı ifade edilen açıklamada, “Biz, bir grup İranlı sosyolog olarak, İran halkının içler acıması sosyo-ekonomik durumu ve siyasi ve kültürel abluka karşısında protesto etme sivil haklarını vurguluyor, sivil toplumun sesinin bastırılmasını ve bu topraklardaki kadınlara, erkeklere ve çocuklara yönelik şiddeti kınıyoruz” denildi. Sosyologların, sivil ve sosyal sorumluluk gereği eleştirel, yaratıcı ve dönüştürücü bir yerde durduklarının belirtildiği açıklamada, bu yüzden protestoları destekledikleri ve protestolara katılanların yanında durdukları dile getirildi.
Açıklamanın devamında şunlar sıralandı:
“- Güvenlik diliyle protestoları inkar etmek ve tanımamak, İran’daki bugünkü sosyal gerçekliği yansıtmamakta ve protestoların daha derin katmanlarda başka bir fırsatta ortaya çıkmasına neden olmaktadır. İranlıların büyük bir bölümünün protestolarıyla bu şekilde yüzleşmek, önceki ulusal olmayan ve etkisiz stratejilerin tekrarıdır
– Şiddete karışmakla suçlayarak ve alanı güvenlikçi anlayışla ele almak, protestocuları ve taleplerini bastırmak, çeşitli protestocu grupların sivil ve vatandaşlık haklarını inkar etmek anlamına gelir ve insan hakları ihlallerinin açık bir örneğidir.
– Kamuoyundaki medya otoritesini uzun zamandır kaybetmiş olan İran Radyo ve Televizyon Kurumu’nun tekdüze, tek taraflı ve ulusal olmayan anlatımıyla sivil toplumun iç ve dış iletişim kanallarını kesmek; Bu, özellikle bu Ocak ayındaki protestolarda entelektüellerin ve sivil toplum temsilcilerinin ifade özgürlüğü hakkının engellenmesinin açık bir örneğidir.
– İran ulusunun yanındayız ve mevcut İran’ın sosyal gerçeklerini ulusal bir görev olarak tanımlayıp açıklıyoruz ve müdahaleci bir güvenlik yaklaşımı olmaksızın şiddet içermeyen sivil protesto hakkını ve devrimci talepleri vurgulamaya devam ediyoruz. İran sosyolojik bilim camiasının eleştirel, özgür, bilimsel diyalog kapasitesinin ve protesto eden sivil toplumun taleplerinin çarpıtılmış anlatılarından arınmış olmasının; yönetim sisteminin politika yapıcıları tarafından unutulmuş bir sosyal varlık ve fırsat olduğunu hatırlatırız.”
İMZASI OLAN SOSYOLOGLAR
Açıklamada imzası bulunan sosyologlar şu şekilde: “Amir Aravand, Mohammad Karim Asayesh, Shahram Eqbalzadeh, Hassan Omidvar, Ahmad Bukharaei, Leili Haji Aghaei, Homeira Haji Mohammad Kazemi, Hossein Hojatpanah, Mardan Heydari, Elham Hosseingholizadeh, Giti Khazaei, Abdolali Hosseiniun, Seyyed Majid Khalili Amin, Nazanin Delnavaz, Mohtar Rahmani, Payam Roshanfekr, Mohsen Zamani, Zohreh Soroushfar, Ali Samiei, Alia Shakarbeigi, Elnaz Shiri, Seyyed Hashem Sahibdad, Hassan Saremi, Mehran Solati, Fardin Tahmasebi, Javad Azimi, Fatemeh Alamdar, Mohammad Alipour, Mahnaz Alizadeh, Adele Fakhri, Morteza Qalbi, Esmaeil Qanavati, Alireza Kermani, Mohsen Kalhornia, Amin Kenzi, Neda Golbahari, Pouria Golmohammadi, Mitra Manai, Saeed Moeedfar, Ali Malekpour, Alireza Malekli, Fatemeh Mousavi Mirak, Fatemeh Mousavi Viaye, Vahid Mohajeri, Bida Mirhosseini, Halil Mirzaei, Neda Milani, Mehrdad Nazeri, Elham Nazari, Fariba Nazari, Fahimeh Nazari, Ali Nouri, Hamidreza Nourifard, Mahboobeh Sadat Hodi.”
MA