ABD-İsrail’in saldırılarıyla birlikte, Kürtlerin İran’da nasıl bir tutum alacağı en çok merak edilen konular arasında yer alırken, ABD-İsrail’in Kürtlerle ittifak arayışı, ABD’li kaynaklarca doğrulandı. ABD-İsrail’in Kürtlerin bir kara harekâtında yer almasını istediği, basına yansıyan haberler arasında olurken, Kürtlerin bu konuda henüz istekli olmadıkları gözlemleniyor. İran’ın savaş kapasitesini hala koruması, ABD’nin Federe Kürdistan Referandumu sürecinde ve Rojava’da müttefiklik ilişkisinin ruhuna aykırı bir şekilde hareket ederek, Kürtlere saldırıların kapılarını açması bu isteksizliğin temel nedenleri olarak sıralanıyor.
ABD-İsrail ile Kürtlerin ilişkisinin nasıl şekilleneceği henüz belirsizliğini korurken Kürt partileri ise saldırı öncesi ortak politikalar ekseninde hareket etmek için “Rojhilat Siyasi Güçler İttifak’ını” kurdu. 22 Şubat’ta 5 partinin kurduğu ittifaka, 4 Mart’ta İran Kürdistanı Devrimci Emekçiler Topluluğu’nun da katılmasıyla ittifak partisi sayısı 6’ya yükseldi.
Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK) Avrupa Diplomasi Sözcüsü Zagros Enderyarî, ittifak ve İran’daki gelişmelere ilişkin Mezopotamya Ajası’nın (MA) sorularını yanıtladı.
İran’a dönük saldırılardan sonra Rojhilatlı 5 parti, bir bildiri yayımlayarak tutumlarını açıkladı. Şuan Rojhilat’taki genel durum nedir?
İran’a başlatılan saldırılardan bu yana savaş hala sürüyor. Rojhilat için söylenebilecek şey de bu yönde. Orada da hala bir savaş var. Savaş başlamadan önce zaten bir ittifak kurulmuştu. 5 partiyle yola çıktık. 4 Mart’ta bir parti daha aramıza katıldı. Artık 6 parti olarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu anlamda Rojhilat’ta siyaset yapan ve bu ittifakın dışında kalan sadece bir parti var. İttifak içerisindeki partiler ise kesinlikle birlikte hareket etmeyi sürdürecek. İttifak, siyasi, diplomasi ve askeri çalışmalarını birlikte yürütecek, büyütecek ve geliştirecek. Böyle bir karar alındı. Bunun için askeri, diplomasi ve siyasi olmak üzere 3 komisyon kuruldu. Böylelikle her 3 çalışma da 6 partinin temsiliyetinin en iyi şekilde yerine getirilmesiyle sürdürülecek. Çalışmalarımız bu açıdan devam ediyor. Eğer gerek görülürse de Rojhilat’a geçiş yapılacak. Dışarıda da diplomasi faaliyetleri son hız devam ediyor. Avrupa, ABD başta olmak üzere Kürt dostlarıyla diplomasi faaliyetlerimiz sürüyor. Yani şunu söyleyebiliriz, 6 partide şuan çok iyi bir şekilde tek bir ses olarak çalışmalarını sürdürüyor. İttifak dışında kalan tek parti de çalışmalara karşı hiç bir engel çıkartmıyor. Hatta bu ittifakın bir partisi gibi davranıyor. Ancak ilk görüşmelerde bazı özel durumlar sebebiyle ittifakta yer almadılar.
İttifak partileri İran’da yaşananları nasıl değerlendiriyor?
İttifak partileri olarak yaşanan son gelişmelerden sonra korku duvarını aştık. Savaşta korku yaratan sebeplerin de fırsatların da farkındayız. Bu yüzden istediğimiz şey, topraklarımızı özgürleştirmek, İran’ın demokratikleştirilmesine katkı sağlamaktır. İran rejimi, hala halkımıza dönük saldırıları sürdürüyor. Savaşın intikamını bizden almaya çalışan bir hareket sergiliyorlar. Bu yüzden de Kürt güçleri çok farkında ve bilinçli hareket ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump’un Kürt partilerinin liderlerini aradığına dair bilgiler basında yer aldı. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?
Açıkçası Avrupa sözcüsü olarak bu konuda konuşabilecek durumda değilim. İşin iç yüzünü bilmiyoruz çünkü. Ancak İran’a yapılmak istenen değişim ya da planlanan değişim, Kürtler olmadan yapılamaz, bunun farkındalar. Eğer buraya getirecekleri bir güç de varsa bu güçler Kürtlerle ittifak kurmak zorunda. Bu anlamda ben, bir görüşme yapılıp yapılmadığını ve yapıldıysa açıkçası ne konuşulduğunu bilmiyorum. Ancak belirteceklerim bunlardır.
Kürtler 2 ay önce Rojava’da yaşananları da göz önünde tutuyor mu?
Rojhilat’taki Kürtler 2 ay önce Rojavalılara yaşatılanları çok net gördü. Kürdistani tüm partiler de. Evet, ABD’nin böyle bir telefon açtığını bilmediğimizi söyledik. Olabilir, belki bu anlamda fikir alışverişi ya da ne yapılıp yapılmayacağı konuşuldu. Ancak Kürt güçleri sırtını her zaman Kürt halkına dayadı ve dayamaya devam ediyor.
Kürt partileri, Kürtlerin kendi haklarını koruyacağının altını çizdi; ancak biz İran’dan da onlara dönük saldırılar gerçekleştiğini görüyoruz. Bu ne anlama geliyor?
Rojhilatlı siyasi partiler olarak kendi halkımızın haklarını korumak için buradayız. Bunun için bu partileri kurduk. İran hiç bir zaman Kürtlerin haklarını koruyacağı, savunacağı siyasi partilerin oluşumuna, kuruluşuna izin vermedi. Her zaman yasakla, baskıyla karşı karşıya kaldık. O yüzden resmi kuruluşla bir parti kuramadık. Kurulan partilerin çoğunun silahlı kolları vardı. İran’da en örgütlü halkların başında Kürtler geliyor. O yüzden rejim, bizi hep tehlikeli gördü ve korktu. Her zora düştüğünde bize saldırdı.
İran çok milletli bir devlet. Özellikle Kürt-Azeri Türk ve Fars-Kürt savaşı yaşatmamak için nasıl bir önlem alınıyor? Buradaki halklarla nasıl bir diyalog kurulacak?
Doğrudur. İran çok renkli bir yer. Bir sürü kimlik, inanç iç içe yaşıyor. Bu yüzden her zaman bir arada bir yaşam istedik. Halkların bir arada yaşamını örmeye çalışıyoruz. Kürdistani siyaset yürütüp bunu göz ardı eden bir siyasi parti yok. PJAK olarak zaten bu kültür ve ideoloji için yıllardır çalışma yürütüyoruz. Biz, bütün İran halkları ile ittifak kurarak demokrasiyi ilerletmeyi planlıyoruz. Onlarla bir arada olarak İran’ın tüm halkları için demokrasiyi bu topraklara getireceğiz.
Kürtlerin olduğu her yerde denkleme bir şekilde Türkiye de giriyor. Türkiye’nin bu tabloda yeri neresidir?
İran ve Türkiye yıllarca nerede bir Kürt hakkını istese gidip orada onlara saldırdı. Örnek verecek olursak, 1979’da İran İslami Cumhuriyeti’nin kuruluşu ardından rejim başa geldikten sonra İran’ı ziyaret eden ilk diplomatlar Türkiyeli diplomatlardı. Rejim ilk başa geldiğinde Kürtlerle bir alışveriş içerisindeydi. Ancak Türkiye buraya geldiğinde İran rejimine, ‘Sizi bir şartla resmi olarak tanırız. O da Kürtlere hak vermeyeceksiniz’ şartı koştu. Daha o günden bu rejimle kurduğu ilişki bu yöndeydi. Kürt hakkını alamasın temelinde yani. Bu yüzden bu temelin değişimi için Kürt karşıtlığına karşı bir politika yürütüyoruz. Özellikle Azeri Türklerle yaptığımız diyalog bu yönde. Türklerle aramıza konulmak istenen şer siyasetini boşa çıkarmak istiyoruz. Bunun için de hazırız.
MA