İran Dışişleri Bakanlığı Ekonomik Diplomasi Genel Müdür Yardımcısı Hamid Ghanbari, Cenevre’de gerçekleştirilecek ikinci tur görüşmeler öncesi nükleer anlaşmanın sürdürülebilirliği için ABD’nin ekonomik çıkarlar sağlaması gerektiğini ifade etti. Ghanbari, 2015 yılında imzalanan anlaşmanın ABD’nin ticari menfaatlerini yeterince korumadığını belirterek, petrol ve doğalgaz sektöründe ortaklıkların, madencilik yatırımlarının ve sivil uçak alımlarının müzakere edilir hale geldiğini duyurdu. Tahran yönetiminin bu strateji ile Trump yönetimini ekonomik kazançlar üzerinden anlaşmaya ikna etmeye çalıştığı öne sürülüyor.
ABD-İRAN GÖRÜŞMELERİNDE YER ALACAK İSİMLER
ABD ve İran arasındaki dolaylı müzakerelerin ikinci aşaması için taraflar Cenevre’de bir araya gelecek. ABD heyetinde Donald Trump’ın temsilcilerinden Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner bulunurken, İran heyetine Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi liderlik edecek. Umman’ın arabuluculuğuyla yürütülen görüşmeler, 2015’teki çok taraflı yapının aksine doğrudan İran ve ABD üzerine odaklanıyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, “diplomasiyi tercih ettiklerini ancak daha önce kimsenin İran ile başarılı bir anlaşma yapamadığını” belirterek tedbirli bir yaklaşım sergileyeceklerini vurguladı.
URANYUM SEYRELTME KONUSU GÜNDEMDİ
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Taht-Revançi, görüşmelerde ele alınacak konular hakkında açıklamalarda bulundu. Yaptırımların kaldırılması karşılığında en yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumu seyreltmeye hazır olduklarını belirten Taht-Revançi, nükleer programda teknik esneklik sinyali verdi. Ancak Tahran yönetimi, geçmiş müzakerelerin ana tıkanma sebebi olan “sıfır uranyum zenginleştirme” şartını kesin bir dille reddettiklerinin altını çizdi. Bu durum, bölgedeki askeri yığınağını artırmaya devam eden ve İran’ın petrol ihracatını engellemeye çalışan ABD yönetimiyle uzlaşma çabalarının en kritik pazarlık maddesi olmaya devam ediyor. ABD’li yetkililerin Reuters’e verdikleri bilgiye göre, ABD, bölgeye ikinci bir uçak gemisi gönderdi ve görüşmelerin başarısız olması ihtimaline karşı uzun süreli bir askeri harekât hazırlığı içinde olduğu kaydedildi.