Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK) Dış İlişkiler Komitesi, Londra’da 28–29 Mart tarihlerinde düzenlenmesi planlanan İran Özgürlük Kongresi’ne resmi davet aldıklarını ancak daha sonra temsilcilerinin davetli listesinden çıkarıldığını açıkladı. Açıklamada, kongre sürecinin şeffaf ve demokratik yürütülmediği belirtildi.
Komitenin “İran Özgürlük Kongresi’ni Hangi Gizli El Saptırdı?” başlığıyla yaptığı açıklama şöyle: “Son günlerde medyada da yer aldığı üzere, 28–29 Mart tarihlerinde Londra’da ‘İran Özgürlük Kongresi’ adıyla bir toplantı düzenlenmesi planlanmaktadır. İran’daki gelişmelerin şekillendirdiği son derece hassas siyasi atmosferde, Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK) olarak, demokrasi ve özgürlük iddiasında bulunan tüm siyasi çevrelerle diyalog ve etkileşim kurmaya çalıştık. Bu çerçevede, son haftalarda kongre düzenleyicileriyle bir araya gelerek yapıcı görüşmeler gerçekleştirdik. Bu görüşmelerde PJAK’ın siyasi perspektifini, programını ve projelerini paylaştık; bu görüşler karşı tarafça da olumlu karşılandı. Ardından, kongre organizatörleri partimizi de diğer Kürt ve İranlı siyasi parti ve kuruluşlar gibi resmi olarak davet etti. Biz de bu olumlu diyalog temelinde ve kongrenin geniş bir siyasi-toplumsal birlik oluşturmayı hedeflediği düşüncesiyle, sorumluluk bilinciyle bu daveti kabul ettik. Görüşmelerin içeriği ve resmi açıklamalardan, fikir ve programların paylaşılabileceği açık, demokratik ve karşılıklı saygıya dayalı bir ortam oluşacağı izlenimini edindik. Sürecin şeffaf, çoğulcu ve dayatmadan uzak şekilde ilerlemesi bekleniyordu.
DAVETLİ LİSTESİNDEN ÇIKARILDIK
Ancak daha en başında, bizim görüşümüz alınmadan ve hiçbir koordinasyon yapılmadan, kongrenin resmi internet sitesinde ‘İran Özgürlük Kongresi Koordinasyon Konseyi’ adıyla bir yapının kurulduğunu öğrendik. Bu atamaya dayalı, şeffaf olmayan ve demokratik olmayan yönteme başından itibaren şüpheyle yaklaştık ve kaygılarımızı dile getirdik. Bize verilen yanıtta bu konseyin herhangi bir karar alma ya da yürütme yetkisi olmadığı söylendi; ancak sonraki gelişmeler bunun gerçeği yansıtmadığını gösterdi. Her ne kadar kongrenin yürütme komitesi tarafından partimize resmi davet gönderilmiş olsa da, daha sonra temsilcilerimizin isimlerinin davetli listesinden çıkarıldığını öğrendik. Bu durum, şeffaflık, birlik ve demokrasi ilkeleriyle açıkça çelişen sorumsuz bir tutumdur. Ne yazık ki, kongrenin adına rağmen, Koordinasyon Konseyi’nin tutumu keyfi, dayatmacı ve otoriter yaklaşımlarıyla, adeta bazı vesayetçi kurumları hatırlatmaktadır. Ortaya çıkan tablo; demokrasi, siyasi ve etik tutarlılıktan uzak, ayrımcı ve dışlayıcı bir anlayışın, ayrıca perde arkasındaki gizli ilişkilerin ürünüdür.
PJAK’IN KATILIM HAKKI ENGELLENDİ
Elde ettiğimiz bilgilere göre, konsey içinde vesayetçi ve otoriter bir oylama yapılmış ve bu süreçte PJAK’ın katılım hakkı engellenmiştir. Buna rağmen görüştüğümüz bazı kişilerin iyi niyetli olduğunu düşünüyoruz; kendileri de PJAK’ın dışlanmasında ‘gizli etkilerin rol oynadığını ifade etmiştir.^Temel soru şudur: Güven ve birlik oluşturmayı hedefleyen bir kongrede, bu tür gizli müdahaleler nasıl mümkün olabilir? İç kaynaklardan edinilen bilgilere göre, İran Kürdistan Demokrat Partisi ve Komala Partisi’nin bu süreçte rol oynadığı iddia edilmektedir. Bu iddiaların doğruluğu ayrıca değerlendirilmelidir; ancak PJAK’ın dışlanmasının sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Kongre yetkililerine açık sorumuz şudur: Bu dışlayıcı yaklaşım, belirli bir devletin ya da siyasi gücün baskısı veya yönlendirmesi sonucu mu ortaya çıkmıştır? Bu konuda açık ve sorumlu bir açıklama bekliyoruz.
Birlik, sorumluluk ve çoğulculuk söylemlerine rağmen, sizi bu ilkelerden uzaklaştıran etken nedir? Görünen o ki, İran siyasetinde uzun süredir var olan şeffaf olmayan ilişkiler ve çıkar odaklı pazarlıklar, bu kongrede de yeniden üretilmiştir.
BU TUTUM KABUL EDİLEMEZ
Bu gelişmenin yeni dışlamaların başlangıcı olup olmayacağı da ayrı bir sorudur. İran tarihi, ‘yumuşak’ dışlamaların zamanla daha sert sonuçlara yol açabildiğini göstermiştir. Kongreyi bir lider seçme ya da ittifak kurma platformu olarak tanımlamamanıza rağmen, pratikte demokratik katılımı engelleyen örtük bir ittifak oluşmuştur. Açıkça ifade ediyoruz: Koordinasyon Konseyi’nin bu tutumu kabul edilemezdir ve kongrenin iddialarıyla çelişmektedir. Bu yaklaşım, yeni bir vesayet düzeninin habercisi midir? Yoksa eleştirdiğiniz güçlerin yöntemlerini mi yeniden üretiyorsunuz? Toplumsal güveni yeniden inşa etmekten söz ederken, bu güven kaybını nasıl açıklıyorsunuz? Bu yaklaşım, demokrasi, eşitlik ve katılım gibi değerleri savunma iddianızı zayıflatmaktadır.
Sonuç olarak, sadece mevcut rejime karşı olmak demokratik değerlerin hayata geçirileceği anlamına gelmez. Otoriter zihniyetler değişmeden, gerçek bir demokrasi inşa edilemez. Bu kongre, ilk adımında bile bizim açımızdan demokratik ilkelerle uyumsuz bir tutum sergilemiştir. Bu gerçeği kabul etmek, düzeltme için atılabilecek en temel adımdır. Biz, Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK) olarak, yönelttiğimiz sorulara açık, net ve sorumlu cevaplar bekliyoruz.”
MA