ABD ve İsrail’in İran’a yönelik 28 Şubat’ta başladığı saldırıların ardından, bölgedeki güvenlik tehditleri deniz ticaretini doğrudan etkileme yoluna girdi. İranlı yetkililerin, boğazı geçmeye çalışan gemilere yöneliklediği saldırı uyarılarının ardından, Hürmüz Boğazı’ndaki trafik önemli ölçüde azaldı. UK Maritime Trade Operations (UKMTO), boğazdaki güvenlik seviyesini “kritik” olarak belirlerken, sigorta şirketleri de bu bölgedeki gemiler için savaş risk poliçelerini iptal etti. Gerçek zamanlı denizcilik takip sistemi Windward verilerine göre, boğazdan geçen gemi sayısı 2 Mart’ta yalnızca 7’ye, 3 Mart’ta ise sadece 4’e geriledi. Tarihsel ortalamada ise bu sayının günde yaklaşık 138 geçiş olduğu kaydedildi. Böylece bu geçişlerin son günlerde yaklaşık yüzde 90 oranında düştüğü görüldü. Ayrıca MarineTraffic verileri, petrol tankerleri geçişinin de saldırılar öncesi döneme göre yaklaşık yüzde 90 oranında azaldığını gösteriyor.
NAKLİYE ŞİRKETLERİ ROTAYI DEĞİŞTİRDİ
Bölgedeki artan riskler nedeniyle, önde gelen konteyner taşımacılığı firmaları seferlerini askıya aldı veya alternatif güzergahlara yönelmeye başladı. Almanya merkezli Hapag-Lloyd, Aralık 2023’ten bu yana Kızıldeniz üzerinden geçişleri durdurduklarını ve mevcut koşullar nedeniyle bu kararın devam edeceğini bildirdi. Fransız taşımacılık devi CMA CGM, Körfez’deki gemilerine güvenli limanlara sığınmaları talimatını verirken, Süveyş Kanalı geçişlerini de geçici olarak askıya aldı. Danimarka merkezli Maersk ise Orta Doğu-Hindistan ile Akdeniz ve ABD’nin doğu kıyısı arasındaki seferlerin Babu’l Mendeb Boğazı ve Süveyş hattı yerine Afrika’nın güneyinden, Ümit Burnu çevresinden yapılacağını açıkladı.
ÜMİT BURNU ROTASINDA YOĞUNLUK ARTTI
Windward verilerine göre, Ümit Burnu’ndan geçen transit gemi sayısı 2 Mart’ta bir önceki güne göre yüzde 112 artarak 87’ye yükseldi. 3 Mart’ta ise günlük yüzde 8 artışla bu sayı 94 gemiye ulaştı. Bölgedeki son 7 günlük ortalama transit gemi sayısı 69,7 olarak hesaplanırken, 3 Mart’taki geçişler ortalamanın yüzde 35 üzerinde gerçekleşti. Analizler, bu durumun deniz taşımacılığı şirketlerinin Körfez’deki güvenlik risklerinin azalmasını beklemektense daha uzun ama güvenli güzergahlara yöneldiğini ortaya koyuyor.
Ancak Afrika’nın güneyinden geçen bu yeni rota, ticaret açısından önemli dezavantajlar da yaratıyor. Uzmanlar, Ümit Burnu üzerinden yapılan seferlerin kargo teslim sürelerini yaklaşık 10 ila 20 gün uzattığını belirtiyor. Uzun mesafe nedeniyle artan yakıt tüketimi ve gemilerin denizde kalma sürelerinin uzaması, küresel taşımacılık maliyetlerini artırıyor.
KÜRESEL PETROL VE LNG AKIŞI RİSK ALTINDA
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’nin çıkışında yer alarak, Orta Doğu petrol ve LNG üretiminin dünya pazarlarına ulaştığı en kritik geçiş noktalarından birisini oluşturuyor. S&P Global verileri, küresel petrol tedarikinin yaklaşık yüzde 20’sinin bu boğazdan geçtiğini ortaya koyuyor. Günde yaklaşık 15 milyon varil ham petrolün önemli bir kısmı Asya ülkelerine ulaşıyor. Boğazdan taşınan petrolün en büyük alıcısı ise günde yaklaşık 5,3 milyon varille Çin oluyor. Hindistan, Japonya ve Güney Kore de diğer alıcı ülkeleri oluşturuyor. İhracat açısından en büyük paya sahip ülke günde 5,1 milyon varille Suudi Arabistan olurken, onu Irak, Birleşik Arap Emirlikleri, İran ve Kuveyt takip ediyor.
PETROL ÜRETİMİ VE LNG ARZI BASKI ALTINDA
Boğazdaki kriz, üretim sahasında da etkisini göstermeye başladı. Irak Petrol Bakanlığı, tanker trafiğinin durması ve depoların dolması nedeniyle Rumeyle sahasında üretimi durdurma kararı aldı. Enerji analizlerine göre, Hürmüz Boğazı’ndaki aksama üç hafta sürerse petrol üreticileri, depolama sorunları nedeniyle tesislerini kapatmak zorunda kalabilir. Ayrıca, Katar’daki Ras Laffan Sanayi Şehri’ndeki LNG tesisinin saldırı sonrası üretimi durdurması, küresel LNG piyasasında arz daralması endişelerini artırıyor. Uzmanlar, bu durumun Asya ile Avrupa arasında LNG tedariki için rekabeti artırabileceği ve özellikle Avrupa’nın gaz depolama planlarını zorlaştırabileceği değerlendiriliyor.