Hesekê Kanaat Önderleri Meclisi ile Kanaat Önderleri Kurulu, Hesekê kentindeki Şato Salonu’nda toplantı düzenledi. Toplantıya Arap ve Kürt aşiret temsilcileri başta olmak üzere bölgedeki diğer toplumsal bileşenler, aydınlar ve siyasi parti temsilcileri katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan El Cibûr aşiretinin danışmanı Şeyh Ekrem El Mehşûş, toplumun omuz omuza korunması ve bölgede birlik ile barışın güçlendirilmesi amacıyla bir araya geldiklerini belirtti. Hesekê’nin Kürtler, Araplar, Hristiyanlar ve Êzidîlerin birlikte yaşadığı bir kardeşlik toprağı olduğunu vurgulayan El Mehşûş, halkın fitne ve tehditlere karşı duracağını ve bunları boşa çıkaracağını ifade etti.
Ardından söz alan QSD Genel Komutanı Mazlum Ebdî, 29 Ocak anlaşmasının imzalandığını ve uygulama sürecinin devam ettiğini belirtti. Ebdî, söz konusu anlaşmanın bundan sonraki adımlar açısından temel bir çerçeve niteliğinde olduğunu kaydetti. Ebdî de tutuklular için genel af çıkarılacağını ve önümüzdeki günlerde ilgili taraflarla görüşerek bu sorunu çözeceklerini açıkladı.
‘HESEKÊ FİTNEYE GEÇİT VERMEYECEK’
Toplantının sonunda Kanaat Önderleri Kurulu tarafından yapılan açıklamada, Hesekê’nin bir arada yaşama, güzellik ve kardeşlik toprağı olarak kalacağı vurgulandı. Açıklamada, tek bir gün dahi fitneye, tehdide ve nefret söylemine yer verilmeyeceği belirtildi. Son dönemde Suriye genelinde, özellikle Cizîr bölgesinde tehdit ve fitne olaylarının arttığına dikkat çekilen açıklamada, Suriye’nin toplumsal mozaiğini hedef alan girişimlerin kabul edilmeyeceği kaydedildi. Kürtler, Araplar, Süryaniler, Asuriler, Türkmenler, Ermeniler, Müslümanlar, Hristiyanlar ve Êzidîlerin tarih boyunca kardeşlik içinde yaşadığı hatırlatılarak, terör örgütlerine karşı ortak mücadele yürütüldüğü belirtildi.
Açıklamada öne çıkan talepler ise şöyle sıralandı:
“- Suriye halkının kanının dökülmesini durduracak ve entegrasyonu sağlayacak anlaşmaların uygulanmasına bağlı kalınması.
– Aşiret değerlerine bağlılık; herhangi bir ordunun yerine geçecek ya da onun içinde ayrı bir güç oluşturma yaklaşımının reddedilmesi.
– Aydınların sevgi ve ortak yaşam kültürünü yaymadaki rolünü güçlendirmesi.
– Gençlerin geleceğin teminatı ve savunmanın ilk hattı olduğu bilinciyle hareket etmesi.
– Her türlü nefret dili, tehdit, etnik ve mezhepsel ayrımcılığın kınanması.
– Ekonomik ve sosyal zorluklara karşı dayanışmanın artırılması.
– Medya ve aktivistlerin etik ilkelere bağlı kalması, toplumsal dokuyu zedeleyen ifadelerden kaçınması.
– Çatışmaların çözümünde tek yolun diyalog ve iletişim olduğunun kabul edilmesi.”
MA