Emekliler Dayanışma Sendikası Merkez Yönetim Kurulu, yayımladığı bayram mesajında, bayramların toplumsal dayanışma ve kardeşlik duygularını pekiştiren kolektif bir değer olduğuna işaret ederken, mevcut ekonomik ve sosyal politikaların bu anlamı giderek aşındırdığını vurguladı. Mesajda, gelir dağılımındaki adaletsizlik, emeklilerin derinleşen yoksulluğu ve sosyal hak kayıpları eleştirilirken; milyonlarca emekli için bayramların artık “bayram gibi” yaşanamaz hale geldiği ifade edildi. Sendika, bu tablo karşısında hak, hukuk ve eşitlik temelinde daha güçlü bir dayanışma ve mücadele çağrısı yaptı.
Mesajın tamamı şu şekilde:
Emekli yaşlı düşmanlığını bayramda da sürdüren egemenlere hatırlatıyoruz!Hayat sürdürülmesi gereken bir mücadeledir. Geçmiş daima konuşur!
Kültür, bir milletin ortak yaşam tarzıdır. Kültürün en önemli unsurları gelenek görenek ve inançlardır. Her milletin sahip olduğu gelenek görenek ve inançların sosyal yaşama yansıyan yüzü ise bayramlardır. Dini bayramlar yılın belli bir gününde ve belli bir takvime bağlı olarak kutlanır. Bu özelliklerinden hareketle kaynağını topluluk hayatından alan dini bayramlar kolektif bir olgudur.
Antik Çağda Yunanistan ve Roma Uygarlıklarında da kutlanan geleneksel dini bayramlar toplulukların kültürel miraslarının bir parçası olarak yıllar boyunca yaşatılan ve kutlanan özel günlerdir. Bu bayramlar genellikle tarih ve dini inançlarla ilişkilendirilmiştir. Yılbaşı, Noel, Paskalya, Ramazan Bayramı Şükran Günü dünya genelindeki bazı geleneksel bayramların birkaç örneğidir.
Dini Bayramlar bir dine inanan insanların o din adına yaptıkları bayramlardır. Ve insanlar arasında dini kardeşliği, dostlukları ilerletmenin bir yolu olarak belli bir öneme sahip oldukları gibi, dini duyguların ve bilincin sosyal yaşamda tazelenmesinin de bir vesilesidir.
Ülkemizde, geçmişte anlamına uygun kutlanabilen Ramazan Bayramı küreselleşmeci ekonomik sosyal politikalar nedeniyle bu süreç içerisinde toplumun gelir düzeyi yüksek kesiminde, özellikle de kentlerde anlamını kaybedip tatile çıkma bayramı olarak algılanır oldu.
Varlığını küresel kapitalist politikalara borçlu ve onlara adamış iktidarların ekonomik sosyal politikalarının neden olduğu gelir dağılımındaki adaletsizlik. Devlet Bütçesinin, CB Hükümeti tarafından hesapsız kitapsız sınırsız bürokrasi için harcanması. Koruma orduları, makam araçları, siyasilerin şatafatlı hayatları! Bütün kaynakların arsızca, sınır tanımadan kapitalist matematik hesabını bile şaşırtan biçimde sermayeye aktarımı.
On yedi milyon emeklinin de içinde bulunduğu toplumun büyük bir kesimi için bayramları bayram tadında kutlanamaz hale getirdi. Onlara bu da yetmiyor! Esnek ve kuralsız olmayı ilke edinen resmi ağızlar emekli yaşlı insanlara karşı onur kırıcı, toplumsal yaşamda negatif ayrımcılığı körükleyen söylem içindeler. Haklarına el koyarak sebep oldukları ekonomik sosyal yaşamları ile dalga geçiyorlar.
İslami kardeşliği tesis edeceği öngörülen Ramazan Bayramı da kişisel zenginlik ve iktidar hırsına kurban edildi.
Değerli Üyelerimiz, Sevgili Emekli Yaşlı Dostlarımız:
Bizlere yıllardır bilinçli ve planlı programlı dayatılan yoksulluğun, bugün açlık noktasına taşındığını görüyoruz. Arsızlıkta sınır tanımayarak bunu görmezden gelen iktidara ve siyasi çevrelere karşı hak hukuk temelli tepkimizi dünden daha örgütlü ve daha güçlü hale getirmeliyiz.
Dünü unutmadık! çalışırken kazandığımız, el konarak bugün yok sayılan ekonomik sağlık ve sosyal haklarımızın teslim edilmesi için. Taleplerimizi toplu sözleşme masasında görüşmek için mücadelemizi yükselteceğiz.
Emekliler arasında planlı ve kasıtlı olarak yapılan ve negatif ayrımcılığa neden olan, kuşaklararası dayanışmayı yok eden, emeğimizi değersizleştirmenin de zemini olan sosyal güvenlik politikalarına daha güçlü karşı çıkacağız!
Herkes için bayramların bayram gibi yaşanmasını, savaştan beslenenlerin nefesinin kesilmesi dileği ve umudu ile bayramınızı kutluyor.
Tüm sevdiklerinizle birlikte sağlıklı güzel günlerde nice bayramlar geçirmenizi diliyoruz.Sevgi ve Dayanışmayla…
HABER MERKEZİ