Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK), hem 22’nci kuruluş yıldönümü hem de Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın doğum günü olan 4 Nisan dolayısıyla yazılı açıklama yaptı.
Bu yıl 4 Nisan’ın belirleyici bir tarih olacağı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Partimizin kuruluşunun 22’nci yıl dönümünü ve Önder Apo’nun 77’nci doğum gününü tüm Kürt halkı, şehit aileleri, özgürlük arayışındaki insanlar ve demokrasi savunucuları şahsında kutluyoruz. PJAK, halkımıza, Kürt özgürlük hareketine ve ezilen halklara olan bağlılığı temelinde yürüttüğü bu mücadeleyi, özgür yaşam yolunda zafere ve özgürlüğe ulaştıracaktır.
PJAK’IN KURULUŞ AMACI
PJAK, 4 Nisan 2004 tarihinde Kürt halkı için özgür bir yaşam inşa etmek ve ezilen halkların haklarını savunmak amacıyla kurulmuştur. Bir yıl daha geçti ve Kürt halkı, özgürlük hareketinin mücadelesi sayesinde özellikle kadrolarının ve gerilla güçlerinin fedakarlıklarıyla büyük kazanımlar elde etmiş ve özgürlüğe bir adım daha yaklaşmıştır. Hiç şüphe yok ki partimiz PJAK, hangi baskıcı iktidardan gelirse gelsin kültürel ve fiziki soykırım politikalarına karşı durmuştur ve demokratik bir yurt inşasını gündemine almıştır. PJAK’ın ortaya çıkışı, İran’daki tekelci iktidar sahiplerinin güçlerinin zirvesine ulaştıklarını ve Kürt halkını kültürel ve siyasi olarak yok ettiklerini düşündükleri bir döneme denk gelmiştir. Bu çerçevede PJAK, İran’daki mevcut, diktatörlük ve anti-demokratik nitelikteki ‘cumhuriyet’ modelini, halklara ve ulusların özgürlüğüne hizmet edecek şekilde demokratikleştirmeyi amaçlamaktadır. Partimiz, İran’daki tüm ulusları kapsayan ve demokratik bir ulusun inşasına götüren demokratik cumhuriyet modelini stratejik programı olarak görmektedir.
‘KÜRT KADINLAR ÖNCÜLÜK ROLÜNÜ TAŞIYOR’
Halkımız özgürlüğe daha da yaklaşmış ve demokratik bir ulus olma eşiğine gelmiştir. Mevcut savaşı sona erdirmenin, gelecekteki çatışmaların zeminini ortadan kaldırmanın ve İran’daki krizleri çözmenin tek yolu da bu yoldur. Bu yıl Newroz ve Rojhilat ile İran’daki özgürlük mücadelesiyle bağlantılı törenler savaşın gölgesinde gerçekleşemedi. Ancak İran toplumu ve Kürt halkı tarafından başlatılan süreç, büyük bir savaşın ortasında bile meşru savunma ve kitlesel katılım yoluyla devrimci ruhu yeniden halka taşıyacak bir özgürlük devrimidir. 4 Nisan, önderimiz Abdullah Öcalan’ın doğum günü, aynı zamanda Kürt halkı için yeniden dirilişle bağlantılı bir bayramdır. Yeni yılda mücadeleyi ilerletmek, önderliğimizin özgürlüğüne her zamankinden daha yakın olduğumuz bu dönemde Kürdistan’ın dört parçasındaki halkımızın mücadelesinde bir dönüm noktası olacaktır. Bu devrimin temel gücü İran ve Rojhilat halklarıdır ve bu tarihsel öncülüğün en ön safında kadınlar yer almaktadır. İran’daki kadınların mücadelesi, bölgedeki diğer ülkelerden zihniyet açısından köklü bir şekilde farklıdır. Toplumun kültürü ve düşünce yapısı bu kadın merkezli mücadeleleri daha da öne çıkarmış, kadınlar devrimin yolunu açmış ve kolaylaştırmıştır. Kürt kadınlar, bu demokratik siyasi ve kültürel öncülük sorumluluğunu taşımakta ve İran halklarının devrimi için en büyük fırsatı temsil etmektedir. Bunlar, partimizin kuruluşunda Önder Apo’nun fikirleri temelinde belirleyici rol oynayan aynı kadınlardır.
‘DEVRİM YOLUNDA İLERLEYECEĞİZ’
Kadın özgürlüğü olmadan demokrasi sadece sözden ibaret olacaktır. Bu dönemde, siyasi mücadelemizin yanında, gerilla güçlerinin ve halkımızın meşru savunmasını güçlendirerek halkların görkemli devrimi yolunda ilerleyeceğiz. Bu tarihsel dönemin büyük tehlikeleri karşısında halkımızı kendini savunma ve koruma imkanından mahrum bırakamayız. Bu doğrultuda, Kürt siyasi güçlerinin ve halkımızın birliğine, ayrıca İran’daki diğer tüm halkların demokratik ve özgürlükçü güçleriyle demokrasi gerçekleşene kadar birlik içinde olmaya bağlı kalacağız ve bunun için mücadele edeceğiz. Halkımızı da her zamanki gibi bu en kritik yılda devrimci, ahlaki, siyasi ve demokratik sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyoruz. Şüphesiz Önder Apo’nun özgürlüğü ile Kürt sorununun çözümü birbirinden ayrılamaz. Gerçekleşmek üzere olan özgürlük devriminin ruhuyla mücadeleyi daha güçlü aşamalara taşımayı umuyoruz. Bu coşkulu yolda kararlılıkla ilerliyoruz. Yaşasın halkların mücadelesi ve özgür bir dünya kurma yolunda demokratik çizgi.”
MA