BM GÜVENLİK KONSEYİ ACİL TOPLANTI GERÇEKLEŞTİRDİ
BM Güvenlik Konseyi, Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun ABD tarafından Karakas’tan kaçırılmasıyla ilgili acil bir toplantı düzenledi. Toplantıda, BM Genel Sekreteri adına bilgi veren BM Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo, ABD’nin askeri müdahalesinin ardından Venezuela’nın durumu askeri saldırganlık ve BM Şartı’nın ihlali olarak tanımladığını vurguladı. DiCarlo, bu olayın bölgesel istikrarsızlığı artırabileceğinden ve gelecekte benzer eylemlere zemin hazırlayabileceğinden endişe duyulduğunu ifade ederek, “Durum kritik, ancak daha geniş ve daha yıkıcı bir çatışmanın önlenmesi halen mümkün” dedi. DiCarlo, konuşmasında kapsayıcı bir diyalog çağrısı yaparak, egemenliğe, siyasi bağımsızlığa ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi. Ayrıca, “hukukun gücünün üstün gelmesi gerektiğini” özellikle belirtti.
ABD OPERASYONU HUKUKA AYKIRI DEĞİL
Oturumda, ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Michael G. Waltz, ABD’nin Venezuela’ya yönelik gerçekleştirdiği operasyonun savunmasını yaptı. Waltz, ülkelerinin, hakkında iki ayrı iddianame olan “bir firariyi” yakalamak amacıyla cerrahi bir operasyon yapıldığını ve “narko-terörist” olarak tanımladığı Nicolas Maduro ile eşinin ele geçirildiğini duyurdu. Waltz, “Venezuela ya da Venezuela halkına karşı bir savaş söz konusu değildir” şeklinde bir ifade kullandı. Maduro’yu “acımasız bir yabancı terör örgütünün lideri” olarak nitelendiren Waltz, onun işlediği suçların Amerika’daki yargılama sürecinde açıkça sunulacağını belirtti. Ayrıca, Maduro’nun sadece uyuşturucu kaçakçısı değil, gayrimeşru bir devlet başkanı olduğunu ve seçim sistemini manipüle ettiğini dile getirdi. Waltz, Maduro’nun yıllar boyunca, iktidarını sürdürmek için ciddi usulsüzlükler yaptığını ifade etti.
ÇİN’DEN ABD’YE ELEŞTİRİLER
Çin’in BM Daimi Temsilcisi Jia Guide, ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırısını “tek yönlü, yasa dışı ve zorba” bir eylem olarak nitelendirerek, bu duruma derin bir şaşkınlıkla karşı çıktıklarını dile getirdi. Guide, ABD’yi Venezuela’nın egemenliğine ve meşru haklarına saldırmakla suçlayarak, çok taraflılık yerine askeri operasyonlarla güç kullanmaktan vazgeçmeye çağırdı. Latin Amerika’nın barışını tehdit eden durumlar olduğuna dikkat çeken Guide, ABD’nin uluslararası toplumun büyük bir çoğunluğunun çağrılarına kulak vermesi ve diyaloğa geri dönmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, ABD’yi Maduro ve eşini hemen serbest bırakmaya davet etti ve “Hiçbir ülke dünya polisi gibi davranamaz” ifadesini kullandı.
RUSYA’DAN GÜÇLÜ TEPKİ
Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia, ABD’nin Venezuela’ya yönelik eylemlerini uluslararası hukukun ihlali olarak kınadı ve ABD’yi meşru Devlet Başkanı’nı ve eşini derhal serbest bırakmaya çağırdı. Nebenzia, uluslararası hukukun hiçe sayılarak gerçekleştirilen bu eylemlerin değerlendirilmesi için BM’nin devreye girmesi gerektiğini belirtti. Nebenzia, ayrıca ABD’yi neo-emperyalizmin bir temsilcisi olarak suçladı ve bu tür eylemlerin Venezuela’nın doğal kaynakları üzerinde kontrol sağlama amacını saklamadan ortaya koyduğunu ifade etti. Nebenzia, “Uluslararası hukuk, egemenlik ve iç işlerine karışmama ilkelerini çiğneyen bir ‘yüce yargıç’ gibi davranmasına izin veremeyiz” dedi.
VENESUELA’DAN CEVAP VAR
Venezuela’nın BM Daimi Temsilcisi Samuel Moncada, ABD’nin eylemlerinin sadece Venezuela’nın egemenliğini değil, aynı zamanda uluslararası hukukun güvenilirliğini tehlikeye attığını belirtti. Moncada, Venezuela’nın 3 Ocak’ta ABD tarafından haklı bir gerekçe bulunmadan gerçekleştirilmiş bir silahlı saldırıya maruz kaldığını vurguladı. Bu saldırının, toprakların bombalanması, can kaybı ve altyapının tahrip edilmesi gibi sonuçları olduğunu belirten Moncada, “Cumhuriyetin anayasal Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve First Lady Cilia Flores’in kaçırılması da bu saldırının bir parçası” dedi. Ayrıca, bu saldırının Venezuela’nın doğal kaynakları ve stratejik konumuyla doğrudan bağlantılı olduğunu dile getirdi.