
Özgür Kadın Hareketi (TJA), 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında dün Amed’in Sûr ilçesi Tekkapı mevkiinde “Barış Kürsüsü” kurdu. Etkinliğe katılan kadınlar, barış talebini yükseltti.
İnsan Hakları Derneği (İHD) yöneticisi Eylem Kaya, barışın öncülüğünü yapan kadınların bu sürecin de öncüsü olduğunu söyledi. Kadınların sadece sistemle savaşmadığını, aynı zamanda erkek zihniyetiyle de savaştığını belirten Kaya, “Erkek zihniyetiyle savaşmak da aslında barışa doğru atılan bir yol oluyor. Çünkü her anlamda kadınlar savaşmak zorunda kalıyor. Kendi dilini konuştuğunda, okula gittiğinde sorunlarla karşılaşıyor ve bunun mücadelesini yürütüyor. Kadınların bu süreci sahiplenmelerini istiyoruz. Çünkü kadınlar güçlendiğinde, dayanışma içinde olduğunda gerçekten çok verimli çalışmalar yürütüyor. Bugün burada olmak da bunun bir sonucuydu, kazanımıydı. O yüzden bütün kurumların ve kadınların bu süreçte yer almasını ve söz söylemesini istiyorum” dedi.
“CHP: HUKUKİ TEMİNAT SAĞLANMALI”
Sürecin önemine işaret eden Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Amed İl Kadın Kolları Başkanı Güler Koçyiğit, “Barış çok uzun yıllardır herkesin temennisi, dillendirdiği bir şey. Kesinlikle CHP olarak barış sürecini destekliyoruz. Ama parti politikası olarak bunun hukuki temeller üzerinde yapılması gerektiğini söylüyoruz. İnsanlar açıkçası umutlu ve mutlu karşılamasına rağmen biraz da böyle içeriğin çok açıklanmamasından dolayı herkeste bir güvensizlik var. Süreç ne olacak, ne bitecek, taraflar ne kadar samimi olacak, iktidar bu işi ne kadar ciddiyet ve samimiyetle götürecek onu hep birlikte göreceğiz. Ama şu an için ‘bu iş tamam’ diyebilecek kadar güven yok. Şeffaflıkla ve hukuki teminatlarla güven sağlanmalı” diye belirtti.
Ülkenin gerçek anlamda barışa ihtiyacı olduğunu söyleyen Güler Koçyiğit, “Yıllardır bölgede süren çatışmada ülkenin tamamı etkilendi. O yüzden barışı istiyoruz. Toplum olarak çok ağır bedeller ödedik. Artık yeter. Kadınların da bu nedenle süreçte yer alması ve öncüsü olması lazım” ifadelerini kullandı.
“EN BÜYÜK KATKIYI KADINLAR SUNACAK”
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Amed Kadın Sözcüsü Güliz Kaya ise demokratik çözüm üzerine konuşulmasının herkesi heyecanlandırdığını söyledi. Sürece dair kaygılara dikkati çeken Kaya, “Halkı tatmin edecek, halkı tam anlamıyla sürece katacak gelişmelerin işletilmediğini görüyoruz. Süreçte itici gücün Sayın Abdullah Öcalan olduğunu biliyoruz. Onun gayretleriyle, emeğiyle bugünlere gelindi. Bize de düşen bu süreci güçlendirmek, onurlu barışı, demokratik toplumu örgütlemektir” diye aktardı.
Güliz Kaya, eşit, adil, özgür bir ülkede yaşamak istediklerini belirterek, “Bundan sonraki amacımız da evinde oturan kadını da, bir fabrikada çalışan kadını da bu sürece katmak, mücadeleyi genişletmek. Çünkü bu ülkede bir şeyler gerçekleşecekse, bu sürece en büyük katkıyı sunacak olan yine kadınlardır. Bunun bilinciyle tüm kadınları mücadeleye çağırıyoruz” diye belirtti.
“KONYA’DAN GELDİ”
Konya’dan gelerek etkinliğe katılan Leyla Güngör ise, “İsteğimiz erkek zihniyetinin ortadan kaldırılması, gelecekte kız çocuklarımızın, torunlarımızın özgürce yaşayabileceği bir dünya. Biz barışın olmasını, gençlerimizin ölmemesini, erkek zihniyetinin ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Kadınların birbirine kenetlenmesini istiyorum” ifadelerini kullandı.
“ANADİLİMİZE SAHİP ÇIKMALIYIZ”
Sorgul Aytek Avşar, önemli bir süreçten geçildiğini ve halkın, gençlerin, kadınların, herkesin bu sürece destek vermesi gerektiğini söyledi. Kadınların isteğinin her şeyden önce anadilini, kültürünü özgürce yaşamak olduğunu dile getiren Avşar, “Bu süreçte her şeyden önce dilimize sahip çıkmamız gerekiyor” dedi.
“BARIŞ İÇİN SESİMİZİ YÜKSELTELİM”
Tutuklu Aileleri ile Yardımlaşma Derneği (TUAY-DER) üyesi Saime Çiçek, “Hem Türkler hem de Kürtler için çok değerli bir süreç. Bu süreci her iki halk da çok iyi değerlendirmeli. Özellikle biz kadınlar daha fazla süreci sahiplenmeliyiz. Bu yılki 1 Eylül Dünya Barış Günü’nün barışa vesile olmasını istiyoruz. Kadınlar olarak sesimizi yükseltmedikçe, bir olmadıkça, bir araya gelmedikçe kadın cinayetleri de çoğalır ve buna sessiz de kalınır. Onun için kadının sesi duyulmalı, kadının sesi dikkate alınmalı, kadın önemsenmeli ve kadınlar da önemseninceye kadar alanlarda sesini duyurmalı” diye konuştu.
MA / Rukiye Payiz Adıgüzel – Müjdat Can