Altın, yıl boyunca sürekli olarak zirvede kaldı. Külçe altın, 1997 yılından bu yana yapılan hesaplamalarda, Tüketici Fiyat Endeksi’ne (TÜFE) göre indirgendiğinde, geçtiğimiz yıl yüzde 51,77 oranı ile en yüksek reel getiriyi sunarak dikkat çekti. Yıl boyunca artan jeopolitik gerilimler, küresel belirsizlikleri artırarak bireysel yatırımcıların yanı sıra merkezi bankaların da altına olan talebini pekiştirdi. ABD Başkanı’nın açıkladığı ek tarifeler çerçevesinde, Çin ile ABD arasında giderek tırmanan ticari gerginlikler, yatırımcıların değerli metallere yönelmesine katkıda bulundu.
ALTIN FİYATLARI REKOR KIRDI
Bu gelişmeler doğrultusunda, tarihte ilk kez 4 bin doları aşan altının ons fiyatı, yıl sonunda 4 bin 500 dolar seviyesinin de üzerine çıkarak rekor kırdı. Aynı dönemde gram altın, 6 bin lira barajını da aşmayı başardı.
KÜLÇE ALTIN DIĞER YATIRIM ARAÇLARINI GERİDE BIRAKTI
TÜİK tarafından incelenen reel getirilerde altın, diğer finansal yatırım araçlarıyla arasındaki kazanç farkıyla önemli bir ayrışma gösterdi. Külçe altın, yıl genelinde TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 51,77, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) ile hesaplandığında ise yüzde 55,6 oranında reel getiri sağladı. Mevduat faizi, devlet iç borçlanma senetleri, BIST 100 endeksi, euro ve dolar gibi diğer yatırım araçları arasında ise 2025 yılında en yüksek reel getiriyi elde eden yüzde 8,93 ile mevduat faizi oldu.
EN YÜKSEK REEL GETİRİ TARİHE GEÇTİ
Külçe altının, yüzde 51,77 oranında getiri sağladığı 2025, TÜİK tarafından hesaplama işlemlerinin başladığı 1997 yılından bu yana en yüksek reel getirinin sağlandığı yıl olarak kayıtlara geçti. Külçe altın, TÜFE ile hesaplandığında 1997 yılında yatırımcılarına yüzde 24,8’le en fazla kaybettirdiği yılı yaşarken, yüzde 43,94 oranında kazanç sağlanan 2020 ise 2025’ten sonraki en yüksek getiriyi sağladığı ikinci yıl oldu.