Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne yönelik gerçekleştireceği üç günlük ziyareti öncesinde Berlin-Brandenburg Havalimanı’nda basın toplantısı düzenledi.
İRAN ÜZERİNDEKİ BASKIYI ARTIRMAYI PLANLIYOR
Bölgedeki barış ve güvenliğin önemine dikkat çeken Merz, “İran rejiminin kendi halkına karşı uyguladığı şiddet derhal sona ermeli.” ifadesini kullandı. İran’ın nükleer programının durdurulması, İran’dan İsrail ve Körfez ülkelerine balistik füzeler fırlatılmaması ve İran’ın bölgedeki istikrarı bozma faaliyetlerinin sona erdirilmesi gerektiğine vurgu yaptı. İran Devrim Muhafızları Ordusunun Avrupa Birliği’nde terör listesine girdiğini hatırlatan Merz, “Tahran üzerindeki baskıyı daha da artırmaya hazırız.” şeklinde konuştu. ABD ve İsrail ile temas içinde olduklarını da belirten Merz, “İran’ın nükleer ve silahlanma programının hızlı bir şekilde sona erdirilmesine hizmet edecek görüşmelere hazırız.” dedi.
KÖRFEZ BÖLGESİNE İLK ZİYARETİNİ GERÇEKLEŞTİRİYOR
Başbakan Merz, Körfez bölgesine yapacağı bu ilk ziyaretin önemine değinerek Riyad, Doha ve Abu Dabi’de stratejik diyaloğu geliştirmeyi ve derinleştirmeyi amaçladıklarını dile getirdi. Merz, bu tür ortaklıklara sahip olmanın, büyük güçlerin politikaları belirlediği bir dönemde öz güveni artıracağını ifade ederek, “Bu tür ortaklıklara sahip olursak özgürlüğümüzü, güvenliğimizi ve refahımızı uzun vadede daha iyi koruyabilir ve artırabiliriz.” şeklinde konuştu.
PETROL VE GAZ TEDARİK ZİNCİRLERİNİ ÇEŞİTLENDİRMEK İÇİN GÜVEN INŞA EDİLMELİ
Körfez ülkeleriyle olan ortaklıkların, petrol ve gaz tedarik zincirlerini çeşitlendirme potansiyeli sunduğunu belirten Merz, bu ülkelerle güven temelinde ilişkiler kurulmasının önemini vurguladı. Silah ihracatı konusuna da değinen Merz, Alman hükümetinin artık geçmişte olduğundan daha az kısıtlayıcı olduğunu ve son yıllarda daha öngörülebilir kararlar almaya karar verdiğini ifade etti. “Ortaklarımız bunu işbirliğimizin önemli bir sinyali olarak görüyor.” dedi. Eleştiri anlayışlarını sürdürdüklerini belirten Merz, “Ancak Körfez ülkelerini artık genel bir şüphe altında tutmuyoruz. Sorun gördüğümüz yerlerde diyaloğu arıyor ve konular üzerinde konuşuyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.