İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) ile Êlih Barosu, Êlih’teki cezaevlerinde yaşanan şüpheli ölümlere dair adliye önünde açıklama yaptı. “Hapishanelerde ölümü değil, yaşamı savunuyoruz” pankartının açıldığı açıklamaya, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri katıldı.
Açıklamayı okuyan İHD Êlih Şube Eşbaşkanı Ahmet Şiray, cezaevlerinde birçok hak ihlalinin yaşandığına dikkati çekerek, işkence, kötü muamele, tecrit, izolasyon, sürgün, idare ve gözlem kurulları ile infaz uzatma kararlarının hasta tutsakların yaşam ve sağlık haklarının ihlaline neden olduğunu söyledi. Şiray, “Birçok defa tarafımızca, Batman Ceza İnfaz Kurumlarında şüpheli ölümler başta olmak üzere cezaevlerinde tutulan tutsaklara yönelik hak ihlallerini kamuoyu ile paylaşıldı. Yine tarafımızca hazırlanan tespit ve gözlem raporlarında Êlih’te bulunan cezaevlerinde birçok tutsağın şüpheli olarak yaşamını yitirdiği, yaşanan şüpheli ölümlere ilişkin etkin bir soruşturma yapılması talebinde bulunuldu. Ancak tespitlerimiz ve taleplerimize rağmen şüpheli ölüm vakalarında artış yaşanıyor” diye belirtti.
ETKİN SORUŞTURMA TALEBİ
Mehmet Çeviren’in 13 Nisan’da Batman Ceza İnfaz Kurumu’nda “intihar” ederek yaşamına son verdiği iddiası üzerine İHD, ÖHD ve baro yönetimiyle olayı araştırdıklarını aktaran Şiray, “Ailenin talebi üzerine cenazesinin otopsi işlemleri için götürüldüğü hastaneye gidip akabinde otopsi işlemlerine katıldık. 15 Nisan 2026 tarihinde ise başsavcı yardımcısıyla görüşme gerçekleştirdik. Hem dosya hakkında bilgi edindik hem cezaevlerinde yaşanan ihlalleri ilettik hem de soruşturma süreci ile ilgili talepleri ilettik” ifadelerini kullandı.
MEHMET ÇEVİREN İLE YAPILAN GÖRÜŞME
Tutsaklarla gerçekleştirdikleri ziyaret esnasında Mehmet Çeviren ile görüşme yaptıklarını hatırlatan Şiray, “3 Nisan 2026 tarihinde Mehmet Çeviren ile görüştük. Çeviren, 2 yılı aşkın bir süredir tekli odada tutulduğunu, ağız içi arama ve ayakta sayım uygulamaları ile karşı karşıya kaldığını ve sosyal faaliyetlere tek başına çıkarıldığını aktardı” dedi. Tutsakların sosyal faaliyetlerinin kısıtlanması veya engellenmesinin tutsakları psikolojik olarak etkilediğini söyleyen Şiray, “Bu durum tutsaklarda yalnızlık ve umutsuzluk duygularının artmasına sebebiyet veriyor. Tutsaklar, kendini geliştirme ve üretme imkânından mahrum kalıyor. Bu uygulamalar, tutsakların umudunu zedeler ve geleceğe dair motivasyonunu düşürür. Ayrıca sosyal etkileşimin sınırlanması, depresyon ve kaygı gibi sorunların yoğunlaşmasına neden olabilir. Uzun vadede bu eksiklik, bireyin psikolojisi üzerinde ciddi etkiler yaratmaktadır” dedi.
‘SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ’
Cezaevlerinde yaşanan ihlallerin takipçisi olacaklarını kaydeden Şiray, şöyle devam etti: “Cezaevlerinde tecrit uygulamalarından derhal vazgeçilmesini, Mehmet Çeviren’in ölümü hakkında etkili, bağımsız ve şeffaf bir soruşturma yürütülerek; ihmali veya sorumluluğu bulunan görevliler hakkında idari ve adli süreçlerin derhal başlatılmasını talep ediyoruz.”
MA