Yazdığı yazılar, kitaplar, makaleler ve güler yüzüyle Özgür Bası’ndaki mücadelesi ile tanınan Evrim Alataş’ın aramızdan ayrılışının üzerinden 16 yıl geçti. 15 Nisan 1976 tarihinde Meletî’nin Argan (Akçadağ) ilçesine bağlı Gölpınar köyünde yaşama gözlerini açan Evrim Alataş, henüz çocuk yaşta devletin zulmüyle karşı karşıya kaldı. İlkokul ve ortaokulu doğduğu köyde okuyan Evrim Alataş, devletin baskı, gözaltı ve ev baskıları nedeniyle ailesiyle birlikte İstanbul’a göç etti. Burada bir süre tekstil atölyesinde çalışan Evrim Alataş, köylerin boşaltıldığı ve “faili meçhul” cinayetlerin yaşandığı dönemde (1994) Yeni Politika gazetesinde gazeteciliğe başladı.
FİNCAN HANIM
Daha sonra Demokrasi, Özgür Bakış ve Ülkede Özgür Gündem gibi gazetelerde muhabir ve editör olarak çalışan Evrim Alataş, ayrıca Evrensel, BirGün ve Özgür Politika gazetelerinde aralıklarla köşe yazarlığı yaptı. Özgür Gündem Gazetesi’nde “Fincan Hanım” köşesi ile Kürt halkının yaşadıklarını ve yaşatılanları hicivli bir dil ile anlatan Alataş’ın, Esmer, Birikim, Amargi, Siyahi ve Tiroj başta olmak üzere birçok dergide de makaleleri yayımlandı. Evrim Alataş, Radikal İki eki ve Taraf gazetesinde “Kürtler Vadisi” isimli köşesinde Kürt sorunu ve Kürt halkının sorunlarıyla yakından ilgilendi. Aram Yayınları tarafından 2003 yılında yayımlanan “Mayoz Bölünme Hikayeleri” adlı kitabında Kurdistan’da yaşananları traji-komik öykülerle anlattı.
MİN DÎT
“Her Dağın Gölgesi Deniz’e Düşer” adlı kitabı 2009 yılında İletişim Yayınları’ndan okuyucularla buluştu. Evrim Alataş, bu kitabında 68 kuşağı liderlerinden dayısı Teslim Töre’yi, Mahir Çayan’ı ve Deniz Gezmiş’i bir çocuğun gözünden anlattı. Evrim Alataş, Amed’te anne ve babaları JİTEM tarafından katledilen 3 çocuğu anlatan “Min Dît (Ben gördüm)” adlı uzun metrajlı filminin senaryosunu yazdı. Film, 46’ncı Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “Behlül Dal En İyi Öykü Ödülü”ne layık görüldü. Ödülünü 28 Eylül 2009’da Amed’in Licê ilçesinde bombardımanla katledilen Ceylan Önkol’a adayan Evrim Alataş, törende bombalarla katledilen çocuklara dikkat çekti.
Yakalandığı kanser hastalığı nedeniyle 12 Nisan 2010’da Amed’te yaşamını yitiren Evrim Alataş, vasiyeti üzerine doğduğu topraklara defnedildi. Yaşamanı yitirmeden hemen önce ise “Biz bu dağın çiçeğiydik” adlı kitabı okuyucuyla buluştu.
ABDULLAH ÖCALAN: EVRİM’İN ANILARI YAŞATILMALI
Evrim Alataş’ın yaşamını yitirdiği dönemde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, avukatlarıyla yaptığı bir görüşmede, “Üzüldüm. Başsağlığı diliyorum. Ben Evrim’in birkaç yazısını okumuştum. Yazılarını özellikle doğduğu köy ve Kürt çocuklarla ilgili bir yazısını beğenmiştim. Ben onun, Malatya’nın, kendisini halkına adamış Zeynep (Zilan) ve Müslüm Doğan’ların hatırasını önemsediğini biliyorum. Okuduğum yazısından da bu sonucu çıkarmıştım. Kürt halkı ve Malatya gençliği Evrim’in de, Zilan’ın da, Müslüm’ün de anılarına bağlı kalmalı, anılarını yaşatmalıdır” sözleriyle yaşamda bıraktığı izin önemine işaret etmişti.
MA