Mariarosa Dalla Costa’nın derlediği “Kapitalist Ataerki ve Kadınların Tıbbi İstismarı” adlı kitap ile Leopoldına Fortunati’nin “Yeniden Üretimin Gizemi, Ev Kadınları, Fahişeler, İşçiler ve Sermaye” adlı kitabı Sümer Yayıncılıktan çıktı.
“Kapitalist Ataerki ve Kadınların Tıbbi I·stismarı” araştırma kitabı, kadın bedeninin zapturapt altına alınmasına histerektomi örneği üzerinden ışık tutuyor. Felsefi, politik, hukuki ve tıbbi açıdan eleştirel bir bakış sunuyor. Dalla Costa ve kitaba katkı sunan diğer insanlar, kadınların şifacı yetkinlik ve birikimlerine el konulmasının tıpta nasıl sorunlar yarattığına dikkat çekiyor. Tıbbın erkek merkezli bir meslek olarak elle alınması, şekillenmesinin kadın bedeni ve tüm varlığı üzerinde ortaya çıkan tahrifatlara dikkat çekiyor.
Kitap, tıp tarihi özelinde, hastalık yatağı olarak aşırılık veya eksiklik üzerinden okunan beden, özellikle kadınlar ve heteronormatif düzeneğe uymayan bireyler söz konusu olduğunda, kötü ruhlar tarafından ele geçirilmiş ve müdahale edilmesi meşru sayılan bir illet kaynağı olarak görüldüğünü vurguluyor.
YENİDEN ÜRETİMİN GİZEMİ
Leopoldına Fortunati’nin “Yeniden Üretimin Gizemi, Ev Kadınları, Fahişeler, İşçiler ve Sermaye” bu araştırma kitabı ise ev içi ve ev dışı iş süreçlerinde kadının yeri, üretim ve yeniden üretim alanlarının kapitalizmdeki özgüllükleri ve 21’inci yüzyılda geçirdiği dönüşümleri tartışan kapsamlı çağdaş Marksist klasiklerden biri.
Kapitalist üretimin ikili karakterinin ele alındığı kitap, değer, üretim ve yeniden üretim döngüsünü, Marx’ın izinden giderek, sil baştan sorguluyor. Bu çözümlemede, işçinin sömürülmesi için önce kadının evde sömürülmesi önkoşuldur. Fortunati’ye göre ev emeğinin görünmez kılınması ile mücadele, emeğin kapitalist sömürüsünün mücadelesiyle birlikte yürümedikçe ve bakım emeği, sosyal hizmetler gibi, göçmenler aleyhine yeniden kurulan tahakküm ve sömürü zinciri kırılmadıkça, esaretin bedeli ödenmiş sayılmaz.
Yazar, kitaba eklediği uzunca sonsözde, kapitalizmin 21’inci yüzyılda geçirdiği dönüşümleri tartışırken, göçmen emek zinciriyle oluşan zayıf halkanın sınıfsal gündemine çubuk büker.
70’li yıllarda İtalyan feminist hareketinin hem tarihsel hem de teorik bakımdan kadın emeğinin üzerindeki bu gizemi görünür kılmaya dönük çabasına katkıda bulunan bu eser, yalnızca maddi olmayan emek, bakım emeği, duygulanımsal emek gibi kavramların ilk nüvelerine değil, aynı zamanda emeğin dijital bir boyut kazandığı ev içi ve ev dışı çalışma süreçlerinin tahakkümüne de işaret eden güncel ve tarihsel bir çalışma.
MA / Diren Yurtsever
MA