Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Doğu Karadeniz Şube Başkanı Gençağa Karafazlı ve Kuzeyteve editörü ÇGD Yönetim Kurulu Üyesi Ufuk Müstecip Beşir hakkında Rize’nin Fındıklı ilçesinde faaliyet gösteren özel bir mandıra çiftliği hakkında hayvanlara tüberküloz bulaştığı yönündeki haber sonrası açılan davanın ilk duruşması Rize Sulh Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada “Şantaj” suçlamasıyla yargılanan gazeteciler ile avukatları hazır bulundular.
Kimlik tespitinin ardından başlayan duruşmada gazetecilerin savunmaları alındı. İfadelerinde mesleki faaliyetlerini yaptıklarını söyleyen gazeteciler, yaptıkları haberlerin ardından işletme sahibi Mevlana Karali’nin çiftlik müdürü aracılığıyla kendilerine ulaştığını söylediler. Şirket sahibinin piyasadaki ürünlerin toplatıldığı, bir hafta içinde sağlık kontrollerinin tamamlanacağı ve üretime yeniden başlanacağı bilgisini verdiğini söyleyen gazeteciler, şirket sahibinin yerel haber sitelerine reklam verme teklifinde bulunulduğu ve bu kapsamda çiftlikle ilgili haber yapılmamasının istendiğini aktardı. Bu talebi kabul etmemeleri üzerine, haklarında “şantaj” iddiasıyla suç duyurusunda bulunulduğunu söyleyen gazeteciler, sadece mesleklerini yaptıklarını belirterek, beraatlerini talep etti.
Ardından ara kararını açıklayan mahkeme hakimi, bahse konu tarihlerde yayınlandığı öne sürülen Mevlana bey çiftliğinin Hastalıktan Ari Belgesi’nin alınıp alınmadığı ve Tarım Bakanlığı’nın bu firma ile ilgili ne tür açıklamalar yaptığının sorulması için Rize İl Tarım Müdürlüğü’ne yazı yazılmasına karar vererek, duruşmayı 10 Haziran’a erteledi.
DURUŞMA SONRASI AÇIKLAMA: SUSMAYACAĞIZ
Duruşma sonrası adliye önünde açıklama yapan Gençağa Karafazlı, yargı sürecine tepki gösterdi. Bugüne kadar yaptığı haberlerden kaynaklı hakkında 70 dava açıldığını kaydeden Karafazlı, 30 haberine de erişim engeli getirildiğini dile getirdi. Siyasi iktidarın gücünü arkasına alan AKP yandaşı holding ve firmaların insan sağlığını yok saydığını belirten Karafazlı, “Bu şirketlerin uygulamaları ve yaptıkları usülsüzlükler duyulmasın diye gazetecilere yönelik itibarsızlaştırma yöntemlerine baş vurduklarını görüyoruz. Yaptığımız her olumsuz haberle ilgili hakkımızda suç duyurusunda bulunuyorlar, dava açıyorlar. Adeta yargı kıskacıyla bizleri susturmak istiyorlar. Bugün haksız ve hukuksuzlukları, yolsuzlukları , hırsızlıkları yazan birçok gazeteci arkadaşımız haksız bir şekilde cezaevine konulmuştur. Şunu açık bir şekilde ifade etmek gerekiyor. Yargı bize adeta ‘yolsuzlukları, hukuksuzlukları görmeyin, duymayın, yazmayın’ diyor. Rize Sulh Ceza Mahkemesi bir noter gibi çalışıyor. Bugüne kadar onlarca haberimize erişim engeli getirildi. Açıkça ‘susun’ deniliyor. Ancak biz susmayacağız, yazmaya devam edeceğiz. Halkın haber alma ve yayma hakkını tüm baskılara rağmen savunmayı sürdüreceğiz” dedi.
MA