NATO ve Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik, ABD-İsrail’in saldırganlıkları ve NATO Zirvesinin 22 yıl aradan sonra bir kez daha Türkiye’de düzenlemesine tepki gösterildi. Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) İzmir il binasında yapılan toplantıda “Halkların katili NATO’ya hayır” pankartı asıldı. Emperyalist Savaş Karşıtı Birlik adına basın metnini Koray Selçuk okudu.
NATO zirvesinin 22 yıl aradan sonra bir kez daha Türkiye’de düzenleneceğini aktaran Selçuk, emperyalistler tarafından yeni bir paylaşım ve hegemonya savaşını derinleştirecek adımların atıldığını belirtti. Emperyalist paylaşım savaşı ile birlikte ırkçılık ve milliyetçiliğin bir savaş aracı olarak kullanıldığının altını çizen Selçuk, “Tüm dünyayı savaş gündemi kaplıyor: Libya, Suriye, Sudan, Somali, Yemen, İran, Venezuela ve Küba son dönemde yaşadıklarımız. Filistin başta olmak üzere Ortadoğu’nun ezilen halklarının mücadelesini boğmak için emperyalistler saldırganlıkta sınır tanımıyor. Gerici bölge devletleri Rojava halkının mücadelesini boğmaya, Batılı emperyalistler ve İsrail de bu mücadeleyi bölge halklarını iradesizleştirmeye yönelik saldırgan amaçları için manipüle etmeye çalışıyor. İşte böyle bir süreçte, 77 yıl önce işçi sınıfına ve halklara karşı sosyalizm, komünizm düşmanı emperyalist bir ittifak biçiminde oluşturulan NATO’nun 2026 Zirvesi’nin, 7-8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleştirilmesi planlanıyor. NATO’ya üye devletlerin başkanları dünya halklarına, işçilere, emekçilere dönük yeni savaş ve saldırı politikalarını hayata geçirmek ve dünyanın yeniden paylaşılması, neler yapacaklarının pazarlığını yapmak için bir araya gelecekler. Bugün emperyalist hegemonya ve paylaşım savaşının daha fazla tartışıldığı bir dönemi yaşıyoruz. Emperyalist güçlerin dünyayı yeniden paylaşma amaçlarının arka planında duran belirleyici olgu, emperyalist kapitalist sistemin krizidir” ifadelerini kullandı.
‘EMPERYALİZME KARŞI BİRLEŞELİM’
Bu zirvenin, emperyalist savaş hazırlıklarının planlanması ve karar altına alınmasını ifade edeceğini kaydeden Selçuk, “Ezilenlerin burjuvazi için dökebileceği tek damla kanı olamaz, olmamalıdır. Emperyalist savaş karşısında takınmamız gereken tavır, toplumsal kurtuluşumuz için savaşmamız olmalıdır. Kurulduğu günden bugüne NATO’nun en etkin güçlerinden biri olan Türkiye Cumhuriyeti devleti Ortadoğu’da, Balkanlar’da, Kafkasya’da ve Afrika’da gelişen halk isyanları ve ulusal kurtuluş hareketinin bastırılmasında ve emperyalist hegemonya dalaşında doğrudan yer almıştır. Ülkemiz açısından NATO, uzakta ve dışsal değil, içsel bir olgudur. Ülkemiz NATO’nun üyesi ve ayrılmaz bir parçasıdır. Ordu, NATO’nun ordusudur. NATO, halkların emperyalist efendiler tarafından sömürgeleştirilmesi ve köleleştirilmesinin aracıdır. NATO’nun 2026 Temmuz Zirvesi’nde halkların katili NATO’ya karşı işçilerin, emekçilerin ve ezilen halkların birleşik mücadelesini yükseltelim. Bu mücadelenin aynı zamanda anti-emperyalist, anti-kapitalist köklerinden hareketle, 2026 Kasım ayında Antalya’da gerçekleşecek COP31 toplantısına karşı mücadeleye de hazırlanalım. Emperyalist savaşa, NATO’ya, COP31’e karşı mücadelede birleşelim. Emperyalizmin savaş örgütü NATO’nun bu topraklarda halklara yönelik yeni suçlar için hazırlık yapmasına izin vermeyelim. Tüm işçileri, emekçileri ve ezilenleri 6. Filo’yu denize döken ‘68 kuşağının devrimci önderlerinin izinde sokağa, eyleme, mücadeleye çağırıyoruz” diye konuştu.
MA