İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 106’sı tutuklu 402 kişinin “yolsuzluk” iddiasıyla yargılandığı dava 10’uncu günde devam etti. Silivri’deki İstanbul 40’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, yargılananlar ve avukatları hazır bulundu. Ayrıca duruşmayı yargılananların ailerinin yanı sıra çok sayıda kişi izledi.
Duruşma Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın çapraz sorgusu ve avukat beyanlarıyla başladı.
İlk olarak Şahan’ın avukatı Doğa Şanlıoğlu, “Soruşturmanın başlangıcından iddianamenin düzenlenmesine kadar yapılan tüm işlemler, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine aykırı şekilde gerçekleşti. Gerçek olup olmadığı belli olmayan beyanlar üzerinden kuruma ve müvekkilin ailesine yönelik sorular sorulmuş, ancak bunlara cevap verme imkanı tanınmamıştır. Şu an elimizde iki farklı iddianame bulunmaktadır: Biri savcılık tarafından basına servis edilen, diğeri ise imzalı olarak dosyada yer alan metin. Bu iki metin aynı değildir, sayfa sayıları dahi farklıdır. Aynı iddianamede, müvekkilin bir yerde ‘örgüt yöneticisi’ olarak nitelendirilirken, giriş ve sonuç bölümlerinde ‘örgüt üyesi’ sıfatıyla cezalandırılması talep edilmektedir. Bu durum açık bir çelişkidir. Bazı eylemlerde kişiler rüşvet iddiasıyla suçlanmakta, ancak aynı kişilerin beyanlarında bu iddiaların doğru olmadığı ifade edilmektedir. Aynı olay, bir yerde ‘irtikap’, bir yerde ‘rüşvet’ olarak nitelendirilmektedir. Bu tür çelişkilerin hukuki izahı yapılmamıştır. Ayrıca isnat edilen suçlarla ilgili herhangi bir soru sorulmamıştır” ifadelerini kullandı.
İMAMOĞLU’NUN AVUKATINDAN ŞAHAN’A SORULAR
Ardından Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Fikret İlkiz, Resul Emrah Şahan’a sorular yöneltti.
Fikret İlkiz: Hakkınızda tutuklama kararı veren sulh ceza yargıçlığı yanına çıktığınızda tek başınıza mıydınız, yoksa yanınızda örneğin Ekrem İmamoğlu var mıydı?
Resul Emrah Şahan: Tek başımaydım.
İlkiz: Tek başınıza çıktığınız o duruşmada, hakkınızda tutuklama kararı verilince altını imzaladınız. Ayrıca duruşma sırasında yanınızda avukatınız da vardı ve kararın bir örneği size verildi, değil mi?
Şahan: Evet
İlkiz: Dava dosyasında bulunan 10. Sulh Ceza Hakimliği’nin 2025/348 sorgu sayılı ve Hâkim Songül Özdemir Aydoğdu imzalı 9 sayfalık tutuklama kararını size verdiler, değil mi?
Şahan: Evet
İlkiz: Bu tutuklama kararına göre çıktığınız duruşmada dört şüpheli var: Ekrem İmamoğlu, Mahir Polat, Mehmet Ali Çalışkan ve siz, yani Resul Emrah Şahan. Ama sizin ifadenize göre sorguda tek başınaydınız ve yanınızda sadece avukatınız vardı. Ama daha sonra, 9 sayfadan oluşan, kesilip yapıştırılmış ve dava dosyasındaki orijinalinde, üzerinde sizin ve vekilinizin imzası olan bu tutanağı mı verdiler size?
Emrah Şahan: Evet.
Soruların ardından duruşmaya ara verildi. Arada Ekrem İmamoğlu, “Beylikdüzü sizi çok seviyorum” dedi ve basına yönelik “İyi ki varsınız” ifadelerini kullandı.
‘HERKES FARKLI RAKAMLAR VE FARKLI SENARYOLAR ANLATIYOR’
Aranın ardından sağlık sorunlarından dolayı birçok kez hastaneye kaldırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık’ın savunmasına geçildi. Çalık, “Soruşturma aşamasında irtikapla suçlanırken ardından rüşvet suçuna ilişkin 7 ayrı vaka tarafıma isnat edilmiştir. Belediyelerimizin suç örgütü olarak nitelendirilmesini çok yanlış buluyorum” dedi. Çalık, kendisi hakkında “rüşvet aldı” yönündeki beyanların çelişkilerle dolu olduğunu ifade ederek, “Herkes farklı rakamlar ve farklı senaryolar anlatıyor. ‘İskanımız uzadı, vermiyorlardı’ şeklindeki beyanlar gerçeği yansıtmıyor. Projelerin hacmi dikkate alındığında makul süreler içerisinde iskanın düzenlendiği görülecektir. 250 bin metrekarelik bir projeye bir aydan daha kısa sürede ruhsat verebilecek bir belediye varsa, çok iddialı konuşuyorum, daha belediye başkanlığı yapmayacağım” dedi.
‘GERÇEKLER BİRER BİRER AÇIĞA ÇIKACAKTIR’
Hastane sürecini de anlatan Çalık, İzmir Buca’da cezaevinde kaldığını ve 600 km uzakta tutuklu olduğunu, yaklaşık bir yıldır özgürlüğünden mahrum olduğunu ancak inancını kaybetmediğini vurguladı. Tahliyesini talep eden Çalık, “Bir yalan başka bir yalanı yanlıyor, bir çelişki diğer bir çelişkiyi ortaya çıkarıyor. Somut ve kesin delillerle desteklenmeyen iddialarla mahkumiyet hükmü kurulamaz. Yalanlar tel tel dökülecek, gerçekler birer birer açığa çıkacaktır. Vicdanımın kabul etmediği hiçbir belgenin altına imza atmadım. Doğruluğu kendime pusula edindim” dedi Ardından duruşma sona erdi.
Duruşmaya yarın devam edilecek.
MA