7 kişinin öldüğü Dilovası’nda Ravive Kozmetik’teki patlama davasında, yakınlarını kaybedenler sorumluların tamamının yargılanmasını talep ederek, adaletin sağlanmasını istedi.
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde ruhsatsız ve denetimsiz şekilde faaliyet yürüttüğü belirtilen Ravive Kozmetik firmasına ait işyerinde 8 Kasım 2025’te çıkan yangın sonucu 7 kişi yaşamını yitirdi. İstanbul Emek ve Demokrasi Güçleri, olayla ilgili açılan davanın ilk duruşması öncesinde açıklama yaptı. Duruşmanın görüleceği Kandıra Ceza İnfaz Kurumu önünde yaşamını yitirenlerin aileleriyle birlikte yapılan açıklamada, “Herkes gördü kimse dokunmadı, denetimsizlik ihmal, ölüm katliam” pankartı açıldı. Açıklamada, sık sık “İş kazası değil bu bir katliam”, “Yandaş TRT bu haberi yayınla”, “Kaza değil cinayet”, “Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek” sloganları atıldı.
Açıklamada konuşan avukatlardan Mürsel Ünder yangının yaşandığı binada temel güvenlik önlemlerinin bulunmadığını belirterek, binada yangın merdiveni, acil çıkış, alarm ve otomatik söndürme sistemi olmadığını söyledi. İşyerinin iskân belgesi ve itfaiye uygunluk onayı olmadan faaliyet yürüttüğünü dile getiren Mürsel Ünder, iş güvenliği önlemlerinin alınmadığını çalışanların büyük bölümünün güvencesiz çalıştığını ve çocuk işçi çalıştırıldığını belirtti. Mürsel Ünder, dosyada kamu görevlilerine yönelik de etkin bir soruşturma yürütülmediğinin ifade etti.
‘HİÇBİR BASKIYA BOYUN EĞMEYECEĞİZ’
Dilovası işçi katliamında hayatını kaybeden ailelerle dayanışmak açıklamaya katılan Sakarya’nın Hendek ilçesinde hayatını kaybeden işçilerden Halis Yılmaz’ın kardeşi Merve Nur Yılmaz, söz alarak “Biz bugün Gayrettepe ve Hendek aileleri olarak Dilovası’nda kaçak depoda katledilen yedi işçinin adaleti için buradayız. Çünkü hepimiz biliyoruz ki birimizin adaleti, hepimiz için adalettir. Birimiz için adalet yoksa hiçbirimiz için adalet yok demektir. Hendek davasının karar duruşmasında herkesin serbest bırakılmasından sonra haykırmıştık: Bu cinayet düzenine daha kaç kişi lazım diye. Yine söylüyorum; bu cinayet düzenine daha kaç kişi lazım? Biz, son bir kişi kalana kadar bu cinayet düzenine bir kişi daha kurban verilmemesi için; emek için, adalet için, işçi sınıfı için, insan hayatı ve onuru için sonuna kadar mücadele edeceğiz. Hiçbir baskıya boyun eğmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
‘ADALETE GÜVENMEK İSTİYORUM’
Yangında kaybeden Şengül Yılmaz’ın kardeşi Emine Bulut, davanın Gebze’den uzak bir yerde gerçekleştirilmesini eleştiren Emine Bulut, “Bizi neden süründürüyorlar. Gebze’de Kocaeli’nde yer yok muydu? Öldürenler haklı ölenler haksız mı oluyor? Böyle adalet olacaksa olmaz olsun. Yapanlar zengin olduğu için mi korunuyorlar? İnsanlar yaşamak için çalışıyorlar ve ölünce suçlu oluyorlar. Yapanlar suçlu oluyorlar? En ağır cezaları almalarını istiyorum, kurumlar da kişiler de. Ben adalete güvenmek istiyorum” diye konuştu.
‘SORUŞTURMA EKSİK YÜRÜTÜLDÜ’
Soruşturma sürecinin eksik yürütüldüğünü kaydeden aile avukatlarından Sevgi Evren, yalnızca şirket sahipleri ve iş güvenliği uzmanlarının yargılanmasının yeterli olmadığını vurgulandı. Sevgi Evren “Ravive/Lykke Kozmetik ile ticari ilişkisi bulunan kişi ve şirketlerin rolü açığa çıkarılmalıdır. Bu üretim sürecinden kazanç sağlayan herkesin sorumluluğu araştırılmalıdır. Kaçak olduğu bilinen yapı hakkında verilen yıkım kararının uygulanmaması ve gerekli denetimlerin yapılmaması ciddi bir ihmal sorunudur. Bu ihmallerin sorumluları neden hâlâ yargı önüne çıkarılmamaktadır? Kaçak olduğu belirtilen yapıya ilişkin yıkım kararının uygulanmadı, şikâyetlere rağmen gerekli denetimlerin yapılmadı. İlgili kamu görevlileri de yargı önüne çıkarılmalıdır” şeklinde konuştu.
‘DELİLLER VE DURUŞMA YERİ TARTIŞMASI’
Olayın ardından binanın yıkılmasının deliller açısından soru işaretleri yarattığına işaret eden Sevgi Evren sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Duruşmanın adliye yerine cezaevi kampüsünde yapılmasının da kamuoyundan uzaklaştırma anlamı taşıdığı belirten Sevgi Evren “Olayın ardından binanın yıkılması deliller açısından soru işaretleri doğurmuştur. Duruşmanın cezaevi kampüsünde yapılması ise yargılamanın kamuoyundan uzaklaştırıldığına dair kaygı yaratmaktadır. Tehlikeli koşullarda faaliyet gösteren bu tesisin varlığına göz yuman herkesin sorumluluğu araştırılmalıdır. Belediyeden denetim birimlerine, bakanlık yetkililerinden şirket ortaklarına kadar tüm sorumlular yargılanmalıdır. Yakınlarını kaybeden aileler olarak adalet talep ediyoruz. Adalet sağlanana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” diye belirtildi.
MA