İnsan Hakları Derneği (İHD) Antalya Şubesi ile Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Antalya Temsilciliği, Antalya S Tipi Kapalı Cezaevinde tutulan Devrim Ayık’ın hastaneye sevki sırasında işkence ve kötü muameleye maruz kalmasına ilişkin hazırladıkları raporu kamuoyuyla paylaştı. Dernek binasında yapılan açıklamada, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için bağımsız ve etkili soruşturma çağrısı yapıldı. İHD Antalya Şubesi Hapishane Komisyonu ile ÖHD Antalya Hapishane Komisyonu’nun yürüttüğü çalışma kapsamında, avukat görüşmeleri gerçekleştirildiği, sağlık sürecine ilişkin verilerin incelendiği ve çeşitli bilgi-belgelerin toplandığı belirtildi. Açıklamayı İHD Antalya Şubesi yönetim kurulu üyesi avukat Ferdi Parim okudu.
‘İŞKENCE GÖRDÜ’
Rapora göre, Ayık’a yaklaşık 8 ay önce KKB (kulak burun boğaz) muayenesinde acil ameliyat olması gerektiği bildirildi. Ancak aradan geçen süreye rağmen ameliyat sürecinin tamamlanmadığı, yapılan sevklerin sonuçsuz kaldığı ve tedaviye erişimin sağlanamadığı ifade edildi.12 Mart 2026’da Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilen Ayık’ın, bu kez farklı bir hekim tarafından muayene edildiği ve ameliyata gerek olmadığı yönünde değerlendirme yapıldığı aktarıldı. Ayık’ın önceki hekime yönlendirilme ya da üst bir sağlık kuruluşuna sevk edilme talebinin ise karşılanmadığı kaydedildi. Parim, muayene sonrası jandarma personelinin Ayık’ı kolundan ve kelepçesinden çekerek zorla götürmeye çalıştığı, canının yandığını belirtmesine rağmen müdahalenin sürdüğü belirtildi. Parim, Ayık’ın beyanına göre, hastanenin bodrum katına kadar sürüklendiği, kamera bulunmayan bir alanda yere düşürülerek tekme ve yumruklarla darp edildiği ifade etti.
Darp sonrası nezarethaneye götürülen Ayık’ın, cezaevine sevki sırasında yaşadığı ağrıların dikkate alınmadığı, cezaevine girişte darp şüphesi üzerine yeniden hastaneye sevk edildiğini paylaşan Parim, Döşemealtı Devlet Hastanesi’ndeki muayenede ise jandarma personelinin odada bulunduğu, kelepçenin çıkarılmadığı ve mahremiyetin ihlal edildiği, darp raporu talebinin de karşılanmadığını ifade etti.
‘TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ’
Ayık’ın ameliyat sürecinin geciktirilmesinin sağlık hakkı ihlali olduğunu vurgulayan Parim, sevklerin parçalı ve sonuçsuz yürütülmesinin sağlık hizmetinin süreklilik ve bütünlük ilkelerine aykırı olduğunu, aynı hastane içinde hekime erişimin engellenmesi ve üst kuruluşa sevk yapılmamasının, sağlık hizmetine fiili erişimin ortadan kaldırılması anlamına geldiğini kaydetti. Kelepçeli muayene, kolluk gözetiminde sağlık hizmeti sunulması ve darp raporunun engellenmesinin hem sağlık hakkı hem de etkili başvuru hakkı bakımından ihlal oluşturduğuna dikkat çekti.
Fiziksel müdahalenin boyutuna ilişkin iddiaların ise işkence yasağı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirten Parim, özellikle kamera olmayan alanlarda gerçekleştiği ileri sürülen darp iddialarının ciddi nitelikte olduğu vurguladı. Parim, başta Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı olmak üzere ilgili kurumlara çağrıda bulunarak, olay hakkında derhal bağımsız, tarafsız ve etkili bir soruşturma başlatılmasını istedi. Parim ayrıca olaya karıştığı iddia edilen kamu görevlilerinin tespit edilerek gerekli adli ve idari işlemlerin yapılması, kamera kayıtları ile sağlık belgelerinin güvence altına alınması talep etti. Parim, Ayık’ın sağlık durumunun bağımsız hekimler tarafından değerlendirilmesi ve gerekli tedavi sürecinin ivedilikle başlatılması gerektiğini ve cezaevlerinde tutsakların sağlık hizmetlerine erişimini engelleyen uygulamalara son verilmesi çağrısında bulunarak, “İşkence ve her türlü hak ihlaline karşı cezasızlığa izin vermeyeceğiz. Maddi gerçek açığa çıkarılana ve sorumlular hesap verene kadar sürecin takipçisi olacağız” dedi.
MA