ABD-İsrail-İran ÇATIŞMASI PİYASALARI SARSTI
Çatışmanın 9. gününde piyasa varlıkları sert bir satış dalgasıyla karşılaştı. İran’daki savaşa bağlı olarak, Wall Street’te son zamanların en fazla tercih edilen yatırımları olan gelişen piyasa varlıkları da olumsuz etkilendi. Hisse senetlerinde ve para birimlerinde önemli kayıplar gözlemlenirken, MSCI gelişen piyasalar endeksi, son altı yılın en büyük haftalık düşüşünü kaydetti; tahvil getirileri de yükseliş gösterdi.
Gelişen PİYASALARDA UZUN VADELİ GÖRÜNÜMÜN BOZULDUĞU DÜŞÜNÜLMÜYOR
Buna karşın, Pacific Investment Management Co., Barings LLC ve T. Rowe Price Group Inc. gibi önemli kurumlarda görev yapan portföy yöneticileri, gelişen piyasalar için uzun vadeli görünümün halen sağlam olduğunu belirtiyor. Birçok yatırımcı, portföylerinde sadece sınırlı ayarlamalar yaparken, büyük çaplı değişiklikler için beklemede kalmayı tercih ediyor. Yatırımcılar, gelişen piyasalarda yükselişi destekleyen temel dinamiklerin hala geçerli olduğunu düşünüyor. ABD varlıklarından çeşitlenme isteği, cazip değerlemeler ve ekonomik büyümenin yeniden öne çıkması bekleniyor.
ALIM FIRSATLARI DEĞERLENDİRİLİYOR
Ayrıca, fon akışlarının fiyat düşüşlerini alım fırsatı olarak değerlendirdiği gözlemleniyor. Bank of America’nın EPFR Global verilerine dayanan raporuna göre, çarşamba gününe kadar olan haftada gelişen piyasa hisse ve tahvillerine 12.6 milyar dolarlık giriş gerçekleşti. Ancak, risklerin de arttığı belirtiliyor. Brent petrol varil fiyatının 90 dolar üstüne çıkması ve Orta Doğu’daki çatışmanın genişlemesi, enerji ithalatçısı ülkelerin ekonomik büyümesi üzerinde baskı oluşturabilir.
RİSKLER ARTARKEN DOLAR GÜÇLENİYOR
Güçlenen dolar, güvenli liman talebinin arttığını gösteriyor. Bu durum, gelişen piyasalarda finansal koşulları sıkılaştırarak yatırımcı getirisini azaltabiliyor. JPMorgan Chase & Co. ise son bir haftada gelişen piyasa varlıklarına yönelik tavsiyelerini üç kez aşağı yönlü revize etti. Banka stratejistleri belirsizliğin arttığını belirterek döviz ve yerel faiz piyasalarındaki olumlu beklentilerini “piyasa ağırlığı” seviyesine çekti; devlet ve şirketlerin dolar cinsi tahvillerinde ise düşük ağırlık pozisyonuna geçildi.
SATIŞ DALGASI KALICI GÖRÜLMÜYOR
Öte yandan bazı yatırımcılar, mevcut satış dalgasının kalıcı bir kırılmayı işaret etmediğini düşünüyor. DoubleLine Group portföy yöneticisi Bill Campbell, bunun gelişen piyasaların tamamen terk edilmesini gerektiren bir yapısal değişim değil, aksine dışsal bir şok olduğunu aktardı. Campbell, İran kaynaklı belirsizliğin azalması durumunda gelişen piyasa para birimleri ve yerel tahvillerde yeniden alım fırsatlarının doğabileceğini ifade etti.
JEOPOLİTİK RİSKLER GLOBAL ETKİ YAPIYOR
Barings küresel hisse senetleri başkanı Ghadir Cooper, jeopolitik riski yalnızca gelişen piyasaları değil, tüm finans piyasalarını etkilediğine dikkat çekti. Cooper, gelişen piyasalardaki uzun süredir yeterli temsilin olmadığına vurgu yaparak, bu nedenle ABD varlıklarından uluslararası ve gelişen ülke varlıklarına doğru çeşitlenme eğiliminin güçlenebileceğini belirtti.
YENİ ALIM FIRSATLARI GÖRÜLÜYOR
VanEck’te gelişen piyasalar aktif borçlanma araçları başkanı Eric Fine, Körfez ülkelerine yakınlıkları nedeniyle bu bölgedeki tahvil pozisyonlarını azalttıklarını, buna karşın gelişen piyasalarda yerel para cinsinden bazı varlıklarda yeniden alıma yöneldiklerini açıkladı. Fine, özellikle emtia ihracatçısı Latin Amerika ve Sahra Altı Afrika ülkelerinde fırsatlar gördüklerini ifade etti.
TÜRKİYE’YE YÖNELİK İLGİ ARTIYOR
T. Rowe Price gelişen piyasalar sabit getirili varlıklar başkanı Samy Muaddi, gelişen piyasaların temel görünümünün şu an güçlü olduğunu, ancak petrol fiyatlarındaki artış ve gevşek ABD maliyesinin faiz görünümünü olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Muaddi, bu nedenle daha yüksek kaliteli ve likit kredi araçlarına yöneldiklerini, yerel piyasalarda ise seçim riski düşük ve reel faizleri hala yüksek olan Meksika, Romanya ve Türkiye gibi ülkelere ilgi duyduklarını dile getirdi.