İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ulusal televizyon kanalında önemli açıklamalarda bulundu. İran lideri Ali Hamaney’in ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybetmesiyle ilgili olarak Arakçi, “Başsağlığı dileklerimi ifade edecek kelime bulamıyorum. Belki de bu trajedi için kendimize başsağlığı dilemeliyiz çünkü büyük ve bilge bir lideri kaybettik ancak onun için bu, mutluluğun zirvesiydi. Bir ömür boyu süren mücadele ve çaba, şehitlikle sonuçlandı. Bu eylemin planlayıcılarının kendilerini bekleyen sonuçları henüz tam olarak anlamadıkları anlaşılıyor” şeklinde konuştu.
AMERİKA’NIN BÖLGEDEKİ ROLÜ
Arakçi, ABD-İsrail ile olası çatışmanın boyutları hakkında bilgi verirken, bölgedeki ülkeleri “ABD savaşa girerse, bu çatışmanın yalnızca İran ve ABD arasında kalmayacağına dair defalarca uyardık. Bunu savaşı bölgeselleştirmek istediğimiz için değil, ABD’nin askeri üsleri ve tesislerinin bölgeye yayılmış olması nedeniyle yapıyoruz” ifadeleriyle uyardı.
SAVAŞIN KAPSAMI
Ayrıca, ABD’nin savaş uçakları, gemileri ve füzeleriyle İran topraklarını hedef aldığını belirten Arakçi, “ABD ana karasına erişimimiz yok ancak bölgedeki askeri üslerine erişimimiz var ve bizim görüşümüze göre, bu üsler meşru hedefler çünkü hem İran’a saldırmak için kullanılan araçlar hem de bizi işgal eden ülkeye aitler. Bazı üslerin İran’a karşı kullanılmadığı iddia edilse bile, bu üslerin her gün şehirlerimizi, hastanelerimizi ve okullarımızı hedef alan bir ülkeye ait olması, bunların niteliğini değiştirmez. Bir okulda 160’tan fazla masum kız öğrenci hedef alındığında, İran’ın bu saldırı amaçlı askeri altyapıya tepki vermemesi beklenemez” dedi.
İRAN’IN SAVUNMA STRATEJİSİ
Bölgedeki durum hakkında diğer ülkelerin yetkilileriyle görüştüğünü dile getiren Arakçi, İran’ın komşularına karşı düşmanca bir tavrı olmadığını belirtirken, “Bizim savaşımız bölge ülkeleriyle değil, bu ülkelerin askeri üslerinde konuşlanmış Amerikan güçleriyle. Bizim görüşümüze göre savaş, İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında bir savaştır ve ne yazık ki ABD güçlerinin bölgedeki yaygın varlığı nedeniyle bölgesel boyutlar kazanmıştır” şeklinde konuştu.
ABD İLE MÜZAKERE SÜRECİ
ABD ile müzakere ederken ikinci kez saldırıya uğradıklarını hatırlatan Arakçi, “Amerikan aldatma olasılığını bilerek diyaloğa girdik ve amacımız dünya kamuoyuna İran’ın mantıklı ve müzakereci bir devlet olduğunu ve müzakere masasına ihanet edenin Washington olduğunu açıkça göstermekti. Bugün herkesçe açıkça görülüyor ki karşı tarafın niyeti başından beri saldırganlıktı” dedi.
KUVEYT ÜZERİNDEN GELEN SALDIRILAR
Bölge ülkelerinin, topraklarını İran’a karşı kullanmayacakları yönündeki açıklamalarına rağmen saldırıların bu ülkelerdeki üslerden geldiğini belirtirken Arakçi, “Kuveytliler üslerinin İran’a karşı kullanılmayacağını söylemişti peki bugün hedef alınan bu 3 savaş uçağı Kuveyt topraklarında ne arıyordu? Üç Amerikan savaş uçağının Kuveyt savunma güçleri tarafından düşürüldüğü iddiası doğru olsa bile, Kuveyt hükümeti Amerikan savaş uçaklarının orada ne yaptığını açıklamak zorundadır” diye konuştu.
ULUSLARARASI DESTEK ARAYIŞI
Ayrıca, bazı ülkelerin desteklerine de değinen Arakçi, “Rusya ve Çin, (Birleşmiş Milletler) Güvenlik Konseyi’nde İran’ın pozisyonlarını destekledi. Pakistan ve diğer bazı ülkeler de destek verdi. Ayrıca Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Yönetim Kurulu’nun acil bir toplantı yapması için talepte bulunuldu ve konu Şanghay İşbirliği Örgütü’nde de gündeme getirildi ve bu çerçevede bir açıklama yapılması olasılığı da var” şeklinde konuştu.
AMERİKAN ASKERLERİ VE SALDIRILAR
Birleşik Arap Emirlikleri’nde Amerikan askerlerinin hedef alındığı bir otele düzenlenen saldırılara yönelik ise Arakçi, “Amerikan askerlerinin otellere sığınmış olması hedef alınmamaları için bir sebep teşkil etmez” ifadelerini kullandı.