DÜNYAYI SARAN ENERJİ KRİZİ KORKUSU
ABD ve İran’ın ortaklıklarıyla, İran üzerinde gerçekleşen bombardımanlar sırasında dünya genelinde enerji krizine dair endişeler arttı. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı geçişe kapatması ve Körfez ülkelerinde enerji tesislerine saldırılar düzenlemesi petrol fiyatlarının yükselmesine yol açtı ve enerji piyasasında bir panik ortamı oluşturdu. Bu durum, Ukrayna savaşı nedeniyle Avrupa’nın enerji kaynaklarını dışlama kararı aldığı Rusya’nın, önemli bir güç olarak yeniden masaya oturma arayışına girmesine neden oldu.
Enerji Tedarikinde Kriz
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in uluslararası ekonomik iş birliğinden sorumlu özel temsilcisi Kiril Dmitriyev, sosyal medya platformunda yaptığı paylaşımda, Goldman Sachs’in Avrupa’daki doğalgaz fiyatlarının yüzde 130 artabileceğine dair raporunu alıntıladı. Dmitriyev, “Sadece bir petrol şoku değil, aynı zamanda bir doğal gaz şoku” ifadelerini kullandı.
AB’NİN RUS GAZINA İHTİYACI
Dmitriyev, Avrupa Birliği’ndeki doğalgaz fiyatlarının yüzde 22 oranında arttığını ve bu artışın devam edebileceğini belirtti. Dmitriyev, “AB’nin ucuz ve güvenilir Rus gazından kaçınma konusundaki stratejik hatası geri tepiyor. Avrupa hayatta kalabilmek için yine Rusya’ya ihtiyaç duyacak” şeklinde değerlendirmede bulundu.
Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinin, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ortak saldırıları sonucu büyük ölçüde durma aşamasına gelmesi, Avrupa’daki gaz fiyatlarının haftaya yüzde 20’den fazla artışla başlamasına neden oldu. Ukrayna savaşı öncesi Avrupa’nın en büyük doğalgaz tedarikçisi olan Gazprom, yaklaşık 50 yıllık boru hattı yatırımlarıyla 2022 yılına kadar kıtadaki pazar payını yüzde 40 seviyelerine çıkarmışken, yaptırımlar nedeniyle müşteri kaybı yaşadı. Gazprom, 2024’te Avrupa’ya yaklaşık 15 milyar metreküp doğalgaz sevkiyat gerçekleştirmeyi planlıyor; oysa bu hacim 2021’de 201,7 milyar metreküp seviyesindeydi.