İsveç merkezli otomobil üreticisi Volvo, perşembe günü yaptığı açıklamada gümrük vergileri ile zayıf talep nedeniyle dördüncü çeyrek karında keskin bir düşüş yaşandığını duyurdu. Volvo Cars CEO’su Håkan Samuelsson, CNBC’ye verdiği demeçte 2025 yılı itibarıyla dış pazar koşullarının çok zorlu olacağını belirtti. Şirketin hisseleri, perşembe sabahı yüzde 19 oranında bir düşüş yaşayarak tarihindeki en kötü işlem gününü kaydetti. Geely Holding’e ait olan Volvo’nun, faaliyet karındaki bu düşüş, gümrük vergileri, olumsuz döviz kurları ve zayıf talep gibi etmenlerden kaynaklandığı ifade edildi. Dördüncü çeyrek faaliyet gelirinin karşılaştırılabilir kalemler hariç bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 68 oranında düştüğü ve bu düşüşün 200,46 milyon dolara karşılık geldiği belirtildi.
ÇİN PAZARINDA ZORLUKLAR
Samuelsson, “Özellikle Çin’de çok zorlu bir pazarımız ve çok çetin bir rekabetimiz var. Tüm Avrupalı meslektaşlarımız aynı sorunu yaşıyor” şeklinde konuştu. Amerika Birleşik Devletleri ile Çin’de elektrikli araç teşviklerinin durdurulmasının “çok zorlu bir dış ortama” katkıda bulunduğunu ekledi. Samuelsson, maliyetleri düşürme ve olumlu bir nakit akışı sağlama konusunda önemli ilerlemeler kaydettiklerini belirterek, “Bu nedenle yıl boyunca ulaştığımız en önemli olumlu şeyleri öne çıkarmak istiyorum” ifadesini kullandı.
TİCARET ANLAŞMASININ ETKİLERİ
ABD ve Avrupa Birliği (AB), geçen yıl Temmuz ayında, Donald Trump yönetiminde birçok AB malına yüzde 15 oranında genel bir gümrük vergisi uygulaması üzerine bir ticaret anlaşması imzaladı. Bu durum, Trump’ın yüzde 30 oranındaki tehditlerine kıyasla önemli bir düşüşü ifade ediyor ve Avrupa otomotiv sektöründe gümrük vergisi oranının neredeyse yarıya inmesiyle sonuçlanıyor. O dönemde sanayi grupları, yeni tarifelerle ilgili maliyetler konusundaki endişelerini dile getirmişti. Volvo, Avrupa merkezli otomobil üreticileri arasında ABD gümrük vergilerine en çok maruz kalan şirketlerden biri olarak öne çıkıyor. Şirket, gelecek yılın da devam eden fiyat baskısı, tarife etkileri, mevzuat belirsizliği ve azalan tüketici güveninin sektörde baskı oluşturması açısından zorlu bir yıl olabileceğine dair uyarıda bulundu.