BDDK’DAN 3 AYLIK BORÇ YAPILANDIRMA FIRSATI BAŞLADI
BDDK’nın kredi kartı ve kredili mevduat ürünleri için sunduğu 3 aylık borç yapılandırma süreci başladı. Bu süreç, Nisan ayının sonuna kadar geçerliliğini sürdürecek. Borç yapılandırmasında öne çıkan önemli bir detay ise, kredi borcu bulunan müşterilerin, birden fazla bankada bulunan borçlarını en avantajlı faiz oranına sahip bankada birleştirme imkanına sahip olması.
BORÇ YAPILANDIRMADA BANKALARIN SUNDUĞU YÖNTEMLER
Borç yapılandırma süresince, bankalar müşterilerine farklı yöntemler sunuyor. Bu yöntemler, bireylerin borç miktarına, ödeme alışkanlıklarına ve bankanın prosedürlerine göre değişiklik gösterebiliyor. Bankaların uyguladığı en yaygın iki yöntem, taksitli nakit avans ve borç transferi yöntemleri olarak öne çıkıyor. Taksitli nakit avans yöntemi, kredi kartı limitinin bir kısmının nakit olarak çekilip, mevcut borcun kapatılarak belirli taksitlerle geri ödenmesi esasına dayanıyor. Bu yöntem, yüksek faizli kart borçlarının daha makul taksitlerle yeniden yapılandırılmasına olanak tanıyor. BDDK’nın bu kararı çerçevesinde, borç yapılandırmasında aylık faiz oranı %3,11 olarak belirlenmiş durumda.
BORÇ YAPILANDIRMASI ŞARTLARI VE KAPSAMI
Borç yapılandırması için öncelikle düzenlemenin kapsamına girip girmediği kontrol edilmeli. Kredi kartı dönem borcunun ya kısmen ya da tamamen ödenmemiş olması şart. Ayrıca, bu borcun BDDK’nın karar aldığı tarihten önce yani Ocak ayı sonuna kadar oluşmuş olması gerekiyor; 1 Şubat sonrası oluşan borçlar yapılandırma kapsamında değerlendirilmeyecek. Bu kapsamda, son ödeme tarihinde dönem borcunun kısmen veya tamamen ödenmemiş olduğu bireysel kredi kartı borçları söz konusu oluyor. Karara göre, yapılandırma sırasında oluşacak aylık taksitlerin, ilgili ayın asgari kredi kartı borcuna ekleneceği bilgisi paylaşıldı. Ayrıca, kredi kartı asgarisini ödeyen veya hiç ödeme yapmayan kişiler de bu yapılandırma sürecinden faydalanabilmekte.
BANKA TEKLİFLERİ ÜZERİNDE DURULMALI
Bankalar, geçmişte yaşanan örneklerden yola çıkarak, borç yapılandırma dönemlerinde nakit avans kullanımını önerebilirler. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, alınan nakit avansın faiz oranı ve vadesinin iyi analiz edilmesidir. Yapılandırma sürecinde toplam maliyetin düşürülmesi hedeflendiği için, mevcut kart faiz oranlarından daha avantajlı bir teklif olup olmadığının değerlendirilmesi kritik.
BORÇ TAŞINMASI İLE FARKLI BİR YOL HARİTASI
Borç yapılandırma sürecinde kullanılabilecek bir başka yöntem ise borç transferi yöntemidir. Bu yöntemle, bir bankada bulunan kredi kartı borcu, başka bir bankaya aktarılır ve burada genellikle daha düşük faiz oranı ve daha uzun vade ile yeni bir ödeme planı oluşturulur. Bu yaklaşım, borçların tek bir bankada toplanarak daha düşük faizle ödenmesini sağlar, dolayısıyla bu seçeneğin avantajlarından faydalanmak için bankaların sunduğu faiz oranları ve yöntemlerin iyi bir şekilde araştırılması gerekmektedir.
TOPLAM GERİ ÖDEME MİKTARI ÖNEM GÖSTERİYOR
Her iki yöntem de kullanıcılara daha uzun vade ve düşük aylık ödeme tutarları sunarak borç yükünü azaltmayı hedefliyor. Ancak, hangi yöntemin tercih edileceği, bireyin gelir durumu, toplam borcu ve ödeme alışkanlığına bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Bu nedenle, yapılandırma kararı öncesinde farklı senaryoların göz önünde bulundurulması ve toplam geri ödeme tutarının dikkatle değerlendirilmesi büyük önem taşıyor.
BORÇ YAPILANDIRMASI İPTALİ MÜMKÜN DEĞİL
Borç yapılandırmasında yapılacak sözleşmenin önemi oldukça büyüktür. Yapılandırma sürecine geçildikten ve sözleşme imzalandıktan sonra iptal süreci genelde mümkün olmayabilir. Ancak, borçlu, eğer imkan bulursa borcunu tek seferde kapatma, ya da farklı bir bankadan kredi kullanarak mevcut borcunu kapatma hakkına sahip. Borçlu, yapılandırılmış borcunu tek seferde kapatmayı tercih ederse, kalan anapara ve faiz bakiyesi üzerinden erken ödeme gerçekleştirebiliyor. Yapılandırma sürecinin her zaman ideal bir çözüm olmadığını unutmamak lazım; bankaların önerileri ve toplam geri ödeme miktarına dikkat etmek gerekiyor. Bazı durumlarda, yapılandırma ile beraber borcun toplam maliyeti artabilir. Özellikle uzun vadeli planlarda, düşük faiz oranı ile birlikte toplamda ödenecek tutarın, ilk borcu aşan bir seviyeye ulaşması mümkün olabilir. Ayrıca, yapılandırma sonrasında yeni plana uyulmadığı takdirde, borcun yeniden büyümesi ve kişinin kredi sicilinin olumsuz etkilenmesi de söz konusu olabilir. Bu durum, ilerleyen dönemlerde kredi veya finansman ürünlerine erişimi zorlaştırabilir.