Altının son çeyrek yüzyıldaki fiyat hareketleri incelendiğinde, kayda değer sıçramaların genellikle ocak ve ağustos aylarında meydana geldiği gözlemleniyor. Uzman görüşlerine göre, bu durumda son yükseliş bir sürpriz olarak değerlendirilmiyor; ancak yaşanan fiyat değişimleri, öngörülen tahminlerin çok ötesine geçmiş durumda.
ALTIN VE GÜMÜŞTE HIZLI YÜKSELİŞ
Altın ve gümüş, normalde bir yıl içinde kaydedilmesi beklenen mesafeyi yalnızca bir ayda kat ediyor. Bu durum, piyasalarda artık “bilinmeyen sulara” girildiğine işaret ediyor.
YÜKSEK ENFLASYON RİSKİ
Uzman, günümüzde altındaki yükselişin temel sebeplerinden birinin, dünya genelinde yaklaşan yüksek enflasyonun daha şimdiden fiyatlara yansıması olduğunu belirtiyor. Tarihsel veriler, altının mevcut enflasyondan ziyade, gelecekte beklenen enflasyona tepkiler verdiğini ortaya koyuyor.
ALTININ GÜCÜ
Uzman, altının en güçlü dönemlerinin, enflasyonun henüz hissedilmediği ya da beklentilerin yükseldiği zamanlar olduğunu ifade ediyor. Yatırımcılar, para birimlerinin satın alma gücünün azalacağını öngördüklerinde ilk olarak altına yöneliyor. Bu süreçte, altın enflasyon sırasında değil, enflasyon öncesi dönemde en etkili korumayı sağlıyor.
EKONOMİK DÖNGÜLERİN TEKRARI
Ekonomik döngüler, geçmiş dönemlerde nasıl işlediyse benzer bir şekilde devam ediyor. Hükümetler, ekonomiyi canlandırmak amacıyla likidite sağlıyor, ardından bireyler paranın değerini korumak için altın ve diğer varlıklara yöneliyor, bu da varlık fiyatlarının artmasına yol açıyor. Ardından enflasyon patlak veriyor ve merkez bankaları faiz artırımlarına başlıyor; bu noktada döngü tersine dönüyor.
YÜKSEK ENFLASYONDA ALTIN İLGİSİ
Altın, faiz getirisi olmayan bir varlık olduğundan, enflasyon artışları sonrasında merkez bankaları faiz artırdığında, yatırımcıların risksiz bir faiz getirisi arayışı nedeniyle altından çıkıp faize yönelmesi muhtemel. Bu da altın alımının, yüksek enflasyon dönemlerinde değil, enflasyon öncesinde önemli bir performans sergilediğini gösteriyor.
PANDEMİ SONRASI DURUM
Uzman, dünya genelinden altın üzerine şu değerlendirmelerde bulunuyor: Pandemi döneminde ABD Merkez Bankası ve Avrupa Merkez Bankası’nın bilanço büyüklüklerinin ciddi oranlarda artmasıyla piyasaya önemli miktarda likidite girdi; ancak bu kaynakların büyük kısmı kripto paralar ve hisse senetlerine yöneldi. Bugün yatırımcılar, hisse senedi endekslerinin aşırı değerlenmesi ve yapay zeka korkusu ile birlikte, güven kaybı nedeniyle altına yöneliyor.
ALTIN BİRİKİMİNİN ANLAMLI OLUŞU
Uzman, altının diğer varlıklardan ayrıldığını belirterek, kripto paralar ve borsa tasarruflarının yatırım amaçlı olduğunu; oysa altındaki birikimlerin tamamen değer koruma motivasyonu ile tutulduğunu ifade ediyor. Altın, bu bağlamda farklı bir yere sahip.
ALTIN VE GÜVENİN KALİTESİ
Dünya genelinde doların dalgalanması, yaptırım aracı olarak kullanılmasının artması ve ülkelerin rezerv çeşitlendirme çabalarının hız kazanmasıyla altın, yüksek likiditeye sahip ve karşı taraf riski taşımayan tek gerçek varlık olarak öne çıkıyor. Uzman, küresel sistemdeki güvenin zayıfladığı dönemde altının finansal sistemin temel dayanaklarından biri haline geldiğini belirtiyor.