Uzun yıllar boyunca paralarını güvenli limanlarda değerlendirmek isteyen yatırımcıların gözdesi olan Amerikan Hazine bonolarının yerini, son dönemde altın almış görünüyor. Küresel yatırımcıların altına olan talebinin artmasıyla birlikte, altın fiyatları rekor seviyelere ulaşırken, bir gazete bu yükselişin arkasındaki nedenleri detaylı bir şekilde ele aldı. Bu yükseliş, beş ana başlık altında inceleniyor.
DEĞER DÜŞÜRME TİCARETİ
Yatırımcıların önemli bir kısmı, ABD doları ve diğer büyük para birimlerinin değerini koruyup koruyamayacağı konusunda endişeler taşıyor. Bu kaygılar, altının ekonomik şoklara karşı bir değer saklama aracı olarak ön plana çıkmasını sağlıyor. Özellikle, Başkan Donald Trump’ın son dönemlerdeki adımları bu endişeleri artırıyor. Trump’ın, Venezuela’ya karşı müdahale etme yetkisi verme, Adalet Bakanlığı aracılığıyla Fed Başkanı Jerome Powell’a faiz indirimi baskısı yapma ve Grönland konusunda Avrupalı müttefiklere ek gümrük vergisi tehdidinde bulunması gibi hamleleri, piyasalarda belirsizlik yaratıyor. Wall Street’te “değer düşürme ticareti” olarak tanımlanan bu yaklaşım, hükümetlerin enflasyonu kontrol edememesi ya da borç yüklerini hafifletmemesinin küresel para birimlerinin değer kaybına yol açabileceği kaygısına dayanıyor. Trump’ın gümrük vergisi politikaları sonucunda dolar, 2025’in ilk yarısında son 50 yılın en kötü performanslarından birini sergilerken yatırımcılar, güvenli liman olarak altına yöneliyor. Fed’in, hedef enflasyonun üzerinde seyreden fiyatlara rağmen faiz indirimine gidebileceği sinyalleri vermesi ise altın fiyatlarını destekliyor. Avrupa ve Japonya’da yükselen borç seviyeleri ile genişlemeci ekonomi politikaları da bu durumu pekiştiriyor.
DÜŞÜK FAİZ ORANLARI
Fed’in faiz indirimleri, devlet tahvilleri ve nakit varlıkların getirisini aşağı çekiyor. Bu gelişme, yatırımcıların altına yönelişinde önemli bir etken oluyor. 2022 yılında faiz artışlarıyla birlikte Hazine tahvilleri cazip hale gelirken, para piyasası fonlarındaki nakit miktarı 5,1 trilyon dolardan 7,7 trilyon dolara çıkmıştı. Ancak faizlerin düşmesi, bu yatırım araçlarının cazibesini kaybetmesine yol açtı. Getiri sağlamayan altının, düşük faiz ortamında elde tutulma maliyeti azalıyor ve fiyatlardaki yükseliş potansiyeli daha çekici hale geliyor. Analistlere göre, altın tutan borsa yatırım fonlarının ABD’nin finansal portföylerindeki payı oldukça düşük seviyelerde kalıyor ve küçük bir talep artışı bile fiyatlar üzerinde önemli etki yaratabiliyor.
MERKEZ BANKASI ALIMLARI
Merkez bankaları, altın fiyatlarının şekillenmesinde kritik bir talep kaynağı olmaya devam ediyor. Uzun yıllardır net satıcı konumunda bulunan merkez bankaları, 2010 yılından itibaren net alıcı olmaya başladı ve 2022’de alımlarda hız kesmedi. Batı’nın Rusya’ya uyguladığı yaptırımlar sonrasında, Çin başta olmak üzere Batı ile politik gerilim yaşayan ülkelerin merkez bankaları, kısıtlı altın rezervlerine yöneliyor. Polonya Ulusal Bankası gibi bazı kurumlar ise az risk taşıyan varlıkları rezervlerine eklemeyi tercih ediyor. Dünya Altın Konseyi’nin verilerine göre merkez bankaları, altını yalnızca fiyat performansı için değil, döviz rezervlerinin çeşitlendirilmesi ve korunması amacıyla da satın alıyor.
PAHALI HİSSELER
Altın ile birlikte borsa endekslerinin de tarihi zirvelere ulaşması, yatırımcıların risk algısını artırıyor. Hisse senetlerinin değerlemesinde kullanılan döngüsel olarak ayarlanmış fiyat-kazanç oranı, piyasalarda son 100 yılda yalnızca bir kez daha bu kadar yüksek seviyeye ulaştı. Bu dönem, 2000 yılındaki dot-com balonunun hemen öncesine denk geliyor. Borsalarda, özellikle birkaç büyük teknoloji şirketinin endeksler üzerindeki etkisi dikkat çekici. Bu hisselerde yaşanan sert düşüşler, yatırımcıların alternatif piyasalara yönelmesine sebep oluyor.
MOMENTUM
Altın fiyatlarının artışını sürdürmesinde momentum etkisinin de önemli bir rolü bulunuyor. Tarihsel verilere göre, altın rallileri genellikle uzun soluklu oluyor. Geçmiş yıllarda %20’nin üzerinde yükselen altın fiyatlarının, sonraki yıllarda da aynı artış eğilimini sürdürdüğü gözlemleniyor. 2024 yılında %27 yükseliş kaydeden altın, 2025 yılında da bu ivmeyi güçlendiriyor. Yatırımcıların güven arayışı, düşük faiz ortamı, merkez bankalarının artan alımları, yüksek hisse senedi değerlemeleri ve momentum etkisi, altını küresel piyasalarda yeniden başrol haline getiriyor.