Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Finans Kent’te düzenlediği sohbet toplantısında ekonomik durumu değerlendirdi. Geçtiğimiz yıl Türkiye ekonomisinin, tüm global ve bölgesel belirsizlikler karşısında iyi bir performans sergilediğini ifade eden Yılmaz, 2026 yılı için de umutlu olduğunu dile getirdi. 2025 yılındaki makroekonomik göstergelerin öngörülen hedeflerle uyumlu gerçekleştiğine dikkat çeken Yılmaz, “Öngördüğümüz takvim çerçevesinde 2024 yılı Haziran ayından itibaren dezenflasyon süreci başlamıştır ve bu tarihten itibaren enflasyon oranı 44,6 puan düşmüştür. Dengeli büyüme politikamızla birlikte yurt içi talebin katkısı azalırken cari işlemler açığının milli gelire oranı (%1,4) beklentimize paralel bir şekilde gerçekleşmektedir. İktisadi faaliyet dengelenmesine rağmen işsizlik oranı tek haneli seviyelerde (%8,5) seyretmektedir. Bütçe açığı görünümü, etkin kamu harcamaları ve gelir performansıyla öngörülenden olumlu durumdadır. Makroekonomik göstergelerdeki iyileşmeler ile yatırımcıların ülkemize yaklaşımı da olumlu yönde değişmiş, kredi risk primimiz (CDS) düşerken ulusal rezervlerimiz artmıştır” dedi.
2026 HEDEFLERİ
Yılmaz, uygulanacak parasal ve mali politikalarla gerçekleştirilecek reformlar sonucunda 2026 hedeflerine ulaşılacağını açıkladı. 2026 yılına dair belirlenen ekonomik hedefler arasında; yüzde 3,8 oranında reel büyüme, 1,7 trilyon dolara yaklaşan milli gelir, 19 bin dolara yaklaşan kişi başı milli gelir, 410 milyar doları aşan mal ve hizmet ihracatı, 68 milyar dolara ulaşan turizm geliri, cari açığın milli gelire oranı yüzde 1,3, 700 bini aşan ilave istihdam ve yüzde 8,4 düzeyinde işsizlik oranı yer almakta. Ayrıca yıllık enflasyonun yüzde 20’ler altında kalması beklenmektedir. Enflasyonun düşmeye devam ettiğini belirten Yılmaz, “Türkiye’nin risk göstergelerinde önemli iyileşmeler var, cari açıkta önemli gelişmeler söz konusu, bütçe performansında pozitif eğilimler yaşanmakta, rezervlerdeki iyileşmeler de kredi değerlendirmelerine olumlu yansıyacaktır” ifadesini kullandı.
GÜNCELLEME GÜNDEMDE YOK
Enflasyon hedefleriyle ilgili OVP güncellemesine ihtiyaç duyulmadığını dile getiren Yılmaz, “Şu aşamada bir güncelleme ihtiyacı görmüyoruz. Ocak ayı ve izleyen aylardaki eğilimler durumu netleştirecek. İlk çeyrek enflasyonunda iyileşme beklentimizin yansıyacağını düşünüyoruz. Dolayısıyla, şu an itibariyle böyle bir güncelleme gündemimizde yok” şeklinde konuştu. Finansal piyasaların istikrar kazanmasıyla normalleşme adımlarının atılmasının beklenmesi gerektiğini belirten Yılmaz, “Ancak bir es verme durumu söz konusu değil. Programın esasında herhangi bir duraksama yoktur, kararlı bir şekilde uygulamaya devam edeceğiz” dedi. Yılmaz, yapılabilecek ince ayarların ana fikrinin üretimi, yatırımı ve ihracatı desteklemek, tüketimi ise ılımlı hale getirmek olduğunu vurguladı.
ÖZEL OKULLAR VE KİRALAR ENFLASYONU ETKİLİYOR
Cevdet Yılmaz, enflasyonda yıllık bazda 2024 yılı mayıs ayındaki zirveden yaklaşık 45 puan düşüş olduğunu belirterek, tarım sektöründeki sorunların etkilerine de değindi. “Geçen yılın sonu itibarıyla 20’li rakamları hedefliyorduk ama 30’un biraz üzerinde kaldık. Bunun önemli nedenlerinden biri tarım sektöründe yaşananlar” diyen Yılmaz, eğitimdeki yüksek fiyatların manşet enflasyona olumsuz etkisinin bulunduğunu kaydetti. Türkiye’deki özel okulların sistemdeki ağırlığının yüzde 10 olduğunu ifade eden Yılmaz, “Eğitim çağındaki nüfusun yüzde 90’ı hizmeti ücretsiz alıyor, bu durum eğitimin enflasyonunu etkiliyor” ifadesini kullandı. Kira konusunda toplumun yüzde 27’sinin kiracı olduğunu belirten Yılmaz, “Geleceğe yönelik daha olumlu bir beklentimiz var” şeklinde konuştu.
ENFLASYONU GÜÇLÜ DÜŞÜRMEK RİSK TAŞIYOR
Yılmaz, enflasyonun daha hızlı bir şekilde düşürülmesinin mümkün olduğunu ancak bunun sosyal ve ekonomik maliyetlerinin yüksek olabileceğine dikkat çekti. “Büyümeyi, istihdamı göz ardı edip sadece hızlı enflasyon düşüşü sağlamak, büyük maliyetlere yol açabilir” diyen Yılmaz, kademeli bir düşüş trendinin önemine vurgu yaptı. Ayrıca, şirketler ve haneler için tasarlanan süreçlerin daha az olumsuz etkiyle yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
DAHA ETKİLİ İLETİŞİME İHTİYAÇ VAR
Yılmaz, reel sektör ve hane halklarının 12 aylık enflasyon beklentilerinin hedeflerden yüksek olduğunu belirtip, “Bu alanda daha etkili bir iletişim ihtiyacımız var” dedi. İletişim konusunda herkesin görev almas gerektiğini ifade eden Yılmaz, “Bütün bakanlarımızın, özel sektör çatı kuruluşlarının bunu yapması önemli. Kendini gerçekleştiren kehanet kavramı bu noktada kritik. Beklentileri iyileştirmek çok kıymetli” şeklinde konuştu. Yılmaz, “Geldiklerimiz düzeyle beklentiler arasındaki fark, bir iletişim ihtiyacını ortaya koyuyor. Bu konuları daha fazla açıklamalıyız” ifadelerini kullandı.