Grönland, Kanada’nın kuzeydoğusunda, Arktik Dairesi’nin üst kısmında konumlanıyor. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Kuzey Amerika’nın savunması açısından oldukça büyük bir öneme sahip olan bu ada, Kuzey Atlantik’ndeki deniz yollarının kontrolünü sağlama imkânı sunuyor. Savaş döneminde ABD, Grönland’ı işgal ederek Nazilerin bölgedeki hâkimiyetini önlemişti.
ARTAN ARKTİK REKABET
İklim değişikliği sayesinde buzulların erimesi, yeni deniz ticaret yollarının gündeme gelmesine neden oldu. Bu durum, Rusya ve Çin gibi pek çok ülke arasında Arktik bölgesindeki nüfuz mücadelesini daha da artırmış durumda. Çin, “Kutup İpek Yolu” projesi ile bölgedeki etkisini artırmayı amaçlarken, Rusya askeri üslerini yeniden faaliyete geçirerek varlığını güçlendiriyor. Bu rekabette, ABD de NATO müttefikleri ile birlikte güçlü bir pozisyon almayı hedefliyor.
ASKERİ VARLIK ARTIRILACAK
ABD, 1951 yılında imzalanan savunma anlaşmasıyla Grönland’ın kuzeybatısında Pituffik Uzay Üssü’nü inşa etti. Bu üs, füze uyarı ve uzay gözlemi görevlerini yürütüyor. Ayrıca NATO’nun Rus deniz faaliyetlerini izlediği GIUK hattı üzerinden kontrol sağlanıyor. Danimarka da bölgedeki askeri varlığını artırmak için yeni devriye gemileri ve insansız hava araçları ile destek sağlamayı planlıyor.
NADİR TOPRAK ELEMENTLERİ İVME KAZANIYOR
Grönland, cep telefonlarından bataryalara kadar birçok yüksek teknoloji ürününde kullanılan nadir toprak elementleri bakımından zengin bir nokta olarak dikkat çekiyor. ABD ve Batılı ülkeler, Çin’in bu alandaki küresel hakimiyetini azaltmayı amaçlarken, ada kritik bir kaynak merkezi olarak öne çıkıyor. Ancak sert iklim koşulları ve çevre yasaları, madenlerin işletilmesini zorlaştırıyor.
TRUMP’IN İLGİSİ GÜNDEMDEN DÜŞMEDİ
ABD Başkanı Donald Trump, Grönland’ın ABD kontrolünde olmasını istemişti. Ancak Danimarka ve Grönland yönetimi bu talebe karşı çıkarak adanın geleceğinde söz sahibi olacak olanın Grönland halkı olduğunu belirtmişti.