Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Dr. Fatih Birol, kritik minerallerde tedarik riskine dikkat çekerek, ihracat kısıtlamalarının birçok sektörde üretimi olumsuz etkileyebileceğini ifade etti. Birol, enerji güvenliğinin jeopolitik belirsizliklerle daha da önem kazandığını vurguladı. Kritik minerallerde Çin’in hakimiyetinin arttığını belirten Birol, “Çin bugün kritik minerallerde A ya da B’yi ihraç etmeyeceğim dese, Avrupa’daki, Türkiye’deki ve Amerika’daki birçok fabrika durabilir” dedi. Ayrıca, 1970’lerde yaşanan petrol krizine benzer bir durumun nadir toprak elementleri ve kritik mineraller için de yaşanabileceğine dikkat çekti. “Jeopolitika enerji sektörünün üstüne kara bulut gibi geliyor.”
Birol, dünya genelinde jeopolitik risklerin artış gösterdiğini ve bunun enerji piyasalarını petrol, doğalgaz ve kritik mineraller açısından etkilediğini belirtti. “Enerjiyi son dönemde çok fazla etkileyen jeopolitika bir kara bulut gibi dünya enerji sektörünün üstüne geliyor” ifadesini kullandı. Petrol talebinin büyümesinin yavaşlandığını hatırlatan Birol, fiyatların 80 dolardan 60 dolara düştüğünü belirterek, “2026’da önemli krizler olmazsa bu seviyelerde petrol fiyatları görebiliriz,” dedi.
ELEKTRİK TALEBİ ARTIYOR
Birol, elektrik talebinin son yıllarda toplam enerji talebinden daha hızlı artış gösterdiğini ve önümüzdeki on yılda bu farkın daha da büyüyeceğini söyledi. Elektrik tüketimini artıran unsurlar arasında yapay zekâ destekli veri merkezleri, klima kullanımı ve elektrikli araçların ön plana çıktığını ifade etti. “Kritik mineraller savunmadan çipe, yapay zekâdan otomotive her yerde.”
Birol, kritik minerallerin yalnızca temiz enerji için değil, “dronelardan araba yapımına, çiplere, yapay zekâya kadar” geniş bir yelpazede kullanıldığını vurguladı. Çin’in bu alanda “en az 10 yıl ileride” olduğunu, rafinaj kapasitesiyle de belirleyici konumda bulunduğunu söyledi. “Çin’in rafinaj payı yüzde 92, 2035’e kadar en fazla yüzde 75’e iner.”
Birol, Çin’in rafinaj piyasasındaki payını “yüzde 92” olarak belirlerken, diğer ülkelerin yatırımlar yapması durumunda bile bu oranı “2035’e kadar en fazla yüzde 75’e” düşürebileceklerini dile getirdi. “İhracatın durması tedarik zincirinin felce uğraması demek.”
Birol, Çin’in nadir toprak elementleri ihracatına geçen nisan ayında kısıtlama getirdiğini ve bunun otomotiv tedarik zincirinde büyük sarsıntı yarattığını aktardı. “İhracatın durması tedarik zincirinin felce uğraması demektir. Pazarlıklardan sonra Çin, bu ihracat kısıtlamasını nispeten kaldırdı. Ancak elinde böyle bir kart olduğunu dünyaya gösterdi,” ifadesini kullandı. En çok etkilenen alanlar arasında otomotiv, cep telefonları, dronelar ve savunma sanayinin yer aldığını sözlerine ekledi.
DOĞALGAZDA ALICI PAZARI GELİYOR
Birol, 2026’da büyük jeopolitik sürprizler yaşanmadığı sürece petrol ve doğalgazda fiyatların “makul seviyelerde” kalabileceğini belirtti. LNG arzındaki artışla birlikte doğalgazda “satıcıların piyasasından alıcıların piyasasına” doğru geçiş olacağını ifade etti.