Altının onsu 2025 yılı itibarıyla kaydedilen en yüksek yıllık kazanç olan yüzde 64,2 geri dönüş ile yatırımcılarını sevindirdi. Bu dönem, 1979’dan bu yana altının en yüksek getiri sağladığı yıl olarak kaydedildi. ABD Merkez Bankası’nın faiz indirimine başlaması ve geçen sene toplamda 75 baz puanlık bir indirime gitmesi, büyük merkez bankalarının altın alımları ve dünya genelindeki jeopolitik gelişmeler altın fiyatlarını destekleyen unsurlar arasında yer aldı. Fed’in bu yıl da iki faiz indirimi yapması bekleniyor. Ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump’ın faiz indirimini savunması, altın talebinin güçlü kalmasına katkı sağlıyor.
ALTIN GÜVENLİ LİMAN OLARAK ÖNE ÇIKIYOR
Altın, emtia piyasasında “güvenli liman” vasfıyla dikkat çekerken, jeopolitik risklerin devam etmesi de fiyatları destekleyen faktörler arasında bulunuyor. Rusya-Ukrayna gerilimlerinin sürmesi ve ABD-Venezuela arasındaki artan tansiyon, altın fiyatlarını etkileyen unsurlar arasında yer alıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın ekonomik politikalara dair belirsizlikler de yatırımcıları altına yönlendiren etmenlerden. Merkez bankalarının altın alımlarına devam etmesi, fiyat artışındaki önemli etkenlerden biri olmayı sürdürüyor. Hindistan emeklilik fonlarının yüzde 1’inin onaylı altın ve gümüş ETF’lerine yönlendirilmesinin de bu emtialara olan talebi artırdığı görülüyor. Yılın başında 2 bin 623 dolardan işlem gören altın, yaşanan gelişmeler ile alış ağırlıklı bir seyir izledi.
YÜKSELİŞ GÖSTEREN FİYAT DİNAMİKLERİ
Aylık bazda değerlendirildiğinde, ons altın ocakta yüzde 6,67, şubatta yüzde 2,17, martta yüzde 9,26, nisanda yüzde 5,26, mayısta yüzde 0,03 ve haziranda yüzde 0,41 oranında yükseliş kaydetti. Altının ons fiyatı, temmuz ayında tek değer kaybını yaşayarak yüzde 0,39 geriledi. Ancak, izleyen aylarda artışlarına devam eden fiyatlar, ağustosta yüzde 4,8, eylülde yüzde 11,9, ekimde yüzde 3,7, kasımda yüzde 5,4 ve aralıkta yüzde 2,1 değer kazandı. Aralık ayında altın 4 bin 549,94 dolarla rekor tazeledi ve yılı 4 bin 313 dolardan kapattı. Sonuç olarak, altının onsu geçen yıl yatırımcısına yüzde 64,2 kazandırarak, 1979’dan sonraki en yüksek yıllık artış oranını gösterdi. Altın, 1979 yılında yatırımcılarına yüzde 126,5 kazandırmıştı.
ALTINDAKİ YÜKSELİŞİN NEDENLERİ
Finansal hizmetler şirketi Capital.com’dan Kıdemli Finansal Piyasalar Analisti Kyle Rodda, yaptığı açıklamalarda, “Altındaki yükselişte birkaç faktör rol oynamaktadır. Bunlar ABD faiz indirim beklentileri, jeopolitik riskler, Fed’in bağımsızlığına yönelik tehditler, küresel mali koşullar ve ABD’nin ticaret politikasıdır.” dedi. Rodda, bazı nedenlerin yapısal nitelikte olduğunu ifade ederek, merkez bankalarının rezervlerini dolar varlıklarından uzaklaştırarak çeşitlendirmek için altın aldıklarını belirtti. Altının değerindeki artışın uygulanan politikalarla ilgili olduğunu da vurgulayan Rodda, “Yatırımcılar, enflasyonun hedeflerin üzerinde olduğu ve genişlemeci maliye politikasının uygulandığı bir dönemde, yaklaşan Fed faiz indirimlerine tepki gösteriyor. Altın piyasasındaki herhangi bir ters yönlü hareket, politikaların değişmesi ile bağlantılı olabilir.” dedi.
MERKEZ BANKALARI ALTIN ALIMINA DEVAM EDİYOR
Avustralya merkezli KCM Trade Global Baş Piyasa Analisti Tim Waterer ise “Merkez bankaları, dolardan uzaklaşarak çeşitlendirme amacıyla altın satın almaya devam ediyor.” açıklamasında bulundu. Waterer, traderların altını para birimlerinin değer kaybetmesi endişelerine karşı koruma aracı olarak cazip bulduğunu belirtti. Bunun sonucunda altın, yatırımcılar tarafından değer saklama aracı olarak olumlu karşılanıyor. Waterer, ayrıca “Fed’in 2026 yılından itibaren faiz oranlarını düşüreceği beklenirken, altın da değer kazanmaya devam ediyor. Bu sebepten dolayı, Fed’in faiz indirimine devam edeceğine dair öngörüler ve jeopolitik risklerin sürmesi, altını yatırımcılar için cazip kıymetler arasında gösteriyor.” şeklinde sözlerini sürdürdü.